Sefalet Sadece Sofrada Değil… (DİSK-AR Asgari Ücret Raporu)

Sol Defter- Haber - 4 Temmuz 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

DİSK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ ASGARİ ÜCRET RAPORU

04.07.2011

ÖĞÜN BAŞINA GIDA BÜTÇESİ 11 KURUŞ ARTTI,

1 TAS YEMEKLE 4 KARIN DOYURMAYA

DEVAM SEFALET SADECE SOFRADA DEĞİL,

SAĞLIKSIZ KONUTLARDA DA ASGARİ ÜCRETLİYİ BULUYOR

Asgari ücret,  işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin ailesi ile birlikte gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir. Ancak her yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücret, tek başına temel ihtiyaçların başında gelen gıda harcamalarını bile karşılamaktan çok uzaktır.

1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren asgari ücret 16 yaşından büyük bir işçi için yüzde 5,1`lik zamla brüt 837,00, net asgari geçim indirimi hariç 599,21 liraya yükselecektir. TÜİK 2008 Hanehalkı Tüketim Harcamaları çalışmasına göre, en yoksul yüzde 20’lik kesimin harcama kalıbı aşağıda çıkartılmıştır. Buna göre bir asgari ücretli yaşamını sürdürebilmek için gelirinin sadece yüzde 33,7’sini gıda harcamalarına ayırabilmektedir.

1 Temmuz tarihinde yürürlüğe girecek olan zamla eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretli, asgari geçim indirimli aylık 689 TL’lik gelirinden gıdaya ayırabildiği günlük 7,74 TL’lik geliri ile hem eşinin hem kendinin hem de çocuklarının karnını doyurmak zorundadır. Enstitümüz tarafından, Türkiye’ye Özgü Beslenme Kalıbı ve TÜİK Madde fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 4 kişilik bir ailenin günlük sağlıklı beslenebilmesi için Mayıs ayı itibari ile kişi başına ortalama 7,92 TL gıda harcama yapması gerekmektedir. Buna göre asgari ücretli, 1 kişinin sağlıklı beslenmesi için gerekli olan gıda harcaması ile 4 kişiyi doyurmaya çalışmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2009 yılı istatistik yıllığına göre, Aralık 2009 itibari ile sigortalı ücretlilerin yüzde 43’ü asgari ücret düzeyinde gelire sahiptir. Asgari ücretin sadece yüzde 4 üzerinde bir gelire sahip olanlarla bu oran yüzde 56’ya ulaşmaktadır. Bu rakam kayıtlı ücretlilerin yaklaşık yarısının (5 milyon kişi) asgari ücret seviyelerinde ücret aldığını göstermektedir. Asgari ücret zammı aileleri ile birlikte 20 milyon kişiyi doğrudan etkilemektedir.

Oysa yoksullukla mücadele söylemi adı altında, uygulanan ekonomi politikaların sonucunda muhtaç duruma düşürülmüş geniş halk yığınlarına, çeşitli yardımların gündeme getirildiği günümüzde, yoksulluğu yenmenin en önemli aracı olarak görülen asgari ücretin tespiti ülke şartları, enflasyonla mücadele gibi öznel olmayan değerlendirmelerle baskı altına alınmaktadır. Bu da yoksulluğun ve sefaletin sürdürülmesi anlamına gelmektedir.

SAĞLIKSIZ KOŞULLARDA BARINMA

TÜİK Madde Fiyatları İstatistiklerine göre Mayıs 2011 tarihi itibari ile ortalama kira bedeli 497 TL’yi bulurken, asgari ücretlinin kira ve diğer konut harcamaları için ayırabildiği tutar sadece 212 TL. Buna göre asgari ücretli en sağlıksız çevrede, kentsel donatı hizmetlerinin en az olduğu, deprem riski altındaki konutlarda yaşamak zorunda bırakılıyor. Sefalet sadece sofrada değil, sağlıksız konutlarda da asgari ücretliyi buluyor.

Asgari ücretlinin, çalıştığı işyerinin servis imkânı yoksa işyerine ulaşımı bile büyük bir sorun. Tek bir belediye otobüs biletinin Türkiye ortalamasında 1,38 TL olduğu koşullarda, asgari ücretlinin ulaşım için ayırabildiği günlük pay sadece 1,75 TL, bu gelirle bulunduğu yerden hareket etmesi bile imkansız. Kültür ve eğlence için ayırabildiği pay toplamda aylık 8,47 TL’yi bulurken, bu miktar ile ne sinema, ne tiyatro ne de maça gidebilmek mümkün. Sinema bileti ortalama 9,93 TL. Isınma, bakım, onarım, temizlik ve hatta kadro eksikliği nedeni ile öğretmen ihtiyacı, kaynak yokluğu bahanesi ile velilerin ödediği katkı paylarına teslim edilen eğitim koşularında, asgari ücretli çocuğuna defter kalem bile alamayacak durumda. Okul tercihleri büyük oranda, yoksul ve kaynak yokluğundan eğitim veremez durumdaki okullar. Yani asgari ücretlinin çocuğunun okuması aylık 4,82 TL’lik ayrılan pay ile yokluktan dolayı neredeyse mucize.

Asgari ücretlinin ortalama fiyatlı bir buzdolabını alması için ev eşyası için ayırabildiği 36 TL ile 30 ay çalışması gerekiyor.

Bugün asgari ücretin bu düzeyde belirlenmesi, sefalette ısrar anlamına gelmektedir. Devletin Resmi İstatistik Kurumu TÜİK’in tek kişi için Aralık ayında belirlediği 899 TL’lik geçim haddi bile dikkate alınmadan yapılan ücret artışları,  hükümetin, işverenlerin beklentilerini karşılamak adına milyonları sefalete sürüklediğinin açık belgesidir.  Hatırlanacağı üzere Ocak ve Temmuz ayı zam oranları işveren ve hükümet yetkililerinin ortak kararı ile alınmıştı. Dolayısı ile zaten anti demokratik bir yapıya sahip olan kurul ve alınan kararlar bu anlamıyla da gayri meşrudur

İşçilerin talebi asgari ücretin, bir işçinin ailesi ile birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulmasıdır. Bunun için;

ASGARİ ÜCRETLİ NEYE NE KADAR AYIRABİLİYOR?

Harcama Grubu

Harcama Kalıbı

Harcama miktarı (TL)

Günlük harcama (TL)

Gıda ve alkolsüz içecekler

33,71

232,26

7,74

Alkollü içecek, sigara ve tütün

5,19

35,76

1,19

Giyim ve ayakkabı

4,48

30,87

1,03

Konut ve kira

30,71

211,59

7,05

Ev eşyası

5,20

35,83

1,19

Sağlık

1,80

12,40

0,41

Ulaştırma

7,62

52,50

1,75

Haberleşme

3,66

25,22

0,84

Kültür, eğlence

1,23

8,47

0,28

Eğitim hizmetleri

0,70

4,82

0,16

Otel, lokanta, pastane

2,74

18,88

0,63

Çeşitli mal ve hizmetler

2,94

20,26

0,68

Toplam

100

688,86

Kaynak: Asgari Ücret 2011 dönemi verileri, TÜİK

Not: Hesaplamada 4 kişilik bir aile üzerinden yapıldığı için, eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretlinin, asgari geçim indiriminden kaynaklı geliri de hesaba katılmıştır.

Kaynak: TÜİK 2008 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması, Çalışma Bakanlığı İstatistikleri

  1. Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir.
  2. Asgari Ücret Tespit Komisyonu işçilerin ağırlığı artırılarak demokratikleştirilmeli, emek örgütlerinin katılımı konusundaki sınırlandırılmalar kaldırılmalıdır.
  3. Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır.
  4. Asgari ücretliden gelir vergisi ve damga vergisi alınmamalı, 112 TL’lik tutar ayrımsız olarak tüm asgari ücretlilerin ücretlerine ilave edilmelidir.
  5. Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, Bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır.
  6. Asgari ücret gelir  dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır.
  7. Evlerde yapılan işler için de asgari ücret uygulamasına gidilmelidir.
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Asgari Ücret /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.