Tek Gıda-İş Direnişçisi Uğur Doğan’a Küçük Kızları da Destek Verdi

N. Cemal - 20 Temmuz 2011 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Tek Gıda-İş Direnişçisi Uğur Doğan’a Küçük Kızları da Destek Verdi

Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez binası önünde süren tek kişilik direnişin eylemcisi Uğur Doğan 20. gününde de yalnız değildi. Bir gün önce Casper direnişçileri tarafından ziyaret edilmiş ve karşılıklı olarak direniş deneyimleri konuşulmuş, sohbetler edilmişti. 20. günün gelişmeleri içinde en önemli ve anlamlı olan 8 yaşındaki Cemre ve 9 yaşındaki Eylül’ün, yani kızlarının kendisine destek ziyaretiydi…

Şikâyetçiyiz Komiser Bey:

Uğur Doğan, Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez binası önünde süren tek kişilik direnişin 20. gününde yine engellenme ve gölgede bırakılma çabalarıyla karşı karşıya kaldı. Protesto ve taleplerini ifade eden dövizlerin ve sandalyesiyle beklediği köşedeki oturma eyleminin görülmesini engellemek amacıyla sendikaya ait araçlar yine önüne sıralandı. Görünmez kılınmak, etkisizleştirilmek istendi. Bunun üzerine, Uğur Doğan karşı kaldırımdan kalktı ve “Mustafa Türkel İşçi Düşmanı!” yazan dövizi alarak sendika önündeki kaldırıma geçti. Sandalyesini koydu ve dövizi tutmaya başladı. Bir süre sonra Mustafa Türkel sendika binasına geldi ve bu manzarayla karşılaştı. “Sendika araçlarıyla önünü kapatın da görmeyelim” dediği Uğur Doğan, “Mustafa Türkel İşçi Düşmanı!” yazan dövizle sendika girişinde duruyordu. Yani taktik ters tepmişti. Uğur boş durmadı ve araçların çekilmesi için çabaladı. Araçlar çekilmeye başlanacağı anda yeni bir gelişme oldu ve polisler gelerek “olay yeri tespiti” yapmaya çalıştılar…

Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkezi, kapıları önünde süren tek kişilik direnişin eylemcisi için “şikayetçiyiz…” diyor ve polise başvuruyor. İddiaları ise şu minvalde; oturma eylemi yaptığı yer ve astığı dövizler görünmesin diye direniş yerine çektikleri sendikaya ait araçlar “çizilmiş.” “Araçlarımızı çizmiş, zarar vermiş…” diye Uğur Doğan’dan şikayetçiler. Uğur’un aktarımına göre, sendikacılar karakola gidiyor ve ifade veriyorlar. Kendisine de “Şikayetçi misin? İfade verecek misin?” diye soruluyor. Araçların bulunduğu yerde inceleme yapılıyor…

Devamı da var; sendikaya ait güvenlik kameraları incelenerek “çizilen araçların faili” aranıyor. Uğur Doğan’ın beyanı ise, “araçlar önüme çekildiği andan itibaren sendikanın önüne geçtim, sandalyemi koyarak oturma eylemime orada devam ettim” oluyor. “Kamera kayıtlarında başka ne bulabilirler ki?” Uğur Doğan devam ediyor, “kamera kayıtlarını kontrol ederken ‘iş başı yapmaya gelmedi’ dedikleri günün kayıtlarına ve Türkel’in adamları ile birlikte beni dışarı atışına da bakın” diyor…

Uğur Doğan, “sendika ağalarında oyun bitmez” diyerek, “amaçları yıldırmak, polisin beni direniş yerimden atmasını sağlamak” diyor…

Araçlar çekiliyor, polis gidiyor. Uğur Doğan, günlük protesto ve çağrı metnini okumaya devam ediyor ve gelişmelerin güncelliğiyle sendikacıların ayak oyunlarına cevap veriyor; “haklarımı iade edin, beni yıldıramazsınız!”

Cemre ve Eylül’den Babalarına Destek:

Direnişinin 20. gününün öğle saatlerinde Uğur Doğan’ın destek ziyaretçileri küçük kızları Cemre ve Eylül oluyor. Uğur’un hak ve hukuk mücadelesini kızları, eşi, yeğeni ve kardeşi de destekliyor. Ziyaretleriyle Uğur’a güç ve moral veriyorlar. Cemre, küçük haşarılıklarıyla ve babasına yaptığı nazla kendini fark edilir kılıyor. Babası ayağa kalkıp tek kişilik direniş manifestosunu okurken Cemre de ciddiyetle babasını dinliyor. Alkışlarla babasına destek vermeyi ihmal etmiyor…

Uğur Doğan günlük protesto söylemini ve çağrısını dile getirmeye başladığı anda, TekGıda-İş Sendikası Genel Merkezi önündeki özel güvenlik kulübesinden “sırıtarak” çıkan görevli kamera kaydına başlıyor ve Mustafa Türkel’e “delil” ve “istihbarat” topluyor…

18.07.2011 Pazartesi: Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez binası önünde süren tek kişilik direnişin 21. günündeyiz. Uğur Doğan’ın direnişi sürüyor ve sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Tek Gıda-İş / Uğur Doğan /

Comments

  1. uğur diyor ki:

    emek kazanacak

  2. hüseyin bozkurt diyor ki:

    slm yoldaş ugur kardeşimize ben bir tekel direnişçisi olarak tam destek veriyorum biz tekel işçileri 4 ekim 2010 da tekgıda iş genel merkezi önünde başlayan eylemimiz 70 kusur gün sürmüştür ama ne yazıkki bizlerin aidatıyla yapılan genel merkez binamıza biz tekel işçileri alınmadık ve bizlerden kesilen aidatlarla maaşını alan sözüm ona sendika görevlileri tarafından bir işçi arkadaşımız ve bizleri destege gelen bir arkadaşımız hunharca saldırıya ugradılar ve dövüldüler ben 19 yıllık bir tekel işçisi olarak benden kesilen paraları helal etmiyorum kaldiki tekel işçilerini bu hale getiren sendika agalarıdır ugur kardeşimi yürekten destekliyorum yüregim inanın şu an kendim eğlemdeymiş gibi 4 cü leventte tekgıda iş genel merkezi önünde atıyor haklı mücadelende seninle birlikteyim kardeşim inanın imkanım olsa uğur kardeşimi desteklemek için gelecem çünki orada bir ekmek mücadelesi var buna yürekten inanıyorum ve bende bu mücadelede yer almak isterdim aylarca direndim vede 4 c denen kölelik yasasını kabul etmedim ve o 4 c ye gitmedim vede çok gururluyum kardeşime başarılar diliyorum 19 yıllık tekel işçisi ve tekel magduru ben hüseyin bozkurt başıralar ugur kardeşim yolun açık olsun yüregim seninle

    • uğur diyor ki:

      sevgili hüseyi abi bende 19 sene tekgıda-işte çalıştım.tarafıma yapılan insanlık dışı saldırılar ve zülümler sonucu bu direnişi yapmaya karar verdim.inanın sizleride çok iyi anlıyorum.ve senide yanımdaymışsın gibi sayıyorum.bugün 31 gün oldu,haklarımı alana kadarda direnmeye devam edeceğim.sizlerden böyle mesajlar ve telefonlar almakta inanın gücüme güç katıyor.orada tüm türkiyedeki işçi sınıfı adına direniyorum sizden aldığım bayrağı hakkıyla taşıyabiliyorsam ne mutlu bana.keza aynı şekilde benim ailemdende birçok insan bu sendikaya yıllarca aidat ödedi.bende emek verdim iç işleyişi çok iyi bilirim.inşallah tüm işçi sınıfı adına mutlak bir zafer kazanmak gerek.yaşasın emeğin kardeşliği.

  3. N.Cemal diyor ki:

    Hüseyin Bozkurt’a;
    Emek mücadelesinin meşaleli yürüyüşçüsü, TEKEL direnişçilerinin yüz akı Hüseyin Bozkurt’a selam olsun…
    Sevgili dostum, 2. TEKEL direnişinde taşıdığın meşalenin ışığı İstiklal caddesini hala aydınlatıyor ve o yılbaşı ışıkları senin ışığının yanında solda sıfır kalıyor. Attığınız sloganlar, caddelerden sokak aralarına doğru sızarak yayılıyor. Taksim’de, Şişli’de, Mecidiyeköy’de, 4.Levent’te, Kadıköy’de, Yıldız Teknik’te, Atatürk Hava Limanında, Türkan Albayrak’ın yanında, Alevilerin oturma eyleminde, Cumartesi annelerinin protestosunda, Kürt halkının sesinin yanında ve daha nicesinde sizin sesiniz ve nefesiniz vardı. Taksim’de gerçekleşen her işçi yürüyüşünde ve her direniş odağında senin ve eşinin kararlı adımlarını görüyorum. İyi ki varsın, iyi ki varsınız…
    Uğur kardeşinize verdiğiniz moral ve enerji, sizin de hala direnişe devam ettiğinizin bir göstergesi sayılır. Direniş ruhunu sizlerle bayraklaştıracağız ve taşıdığınız meşalenin ışığı en ıssız köşeleri bile aydınlatacak…
    “Biz Haklıyız! Biz Kazanacağız!”
    N.Cemal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.