Kıdem Tazminatının Kaldırılmasına, Esnek-Güvencesiz Çalışmaya, Kiralık İşçiliğe Karşı Birleşik mücadeleye!

Sol Defter- Haber - 22 Temmuz 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Kıdem Tazminatının Kaldırılmasına,

Esnek-Güvencesiz Çalışmaya, Kiralık İşçiliğe Karşı Birleşik mücadeleye!

Değerli Basın Emekçileri,

AKP, her hükümet döneminde işçilerin, emekçilerin, işsizlerin, kadınların gençlerin güvenli gelecek hakkından bir pay daha eksiltiyor.

Başbakan “çıraklık” döneminde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasını dayattı. Emeklilik yaşında ve prim gün sayısında yapılan değişikliklerle mezarda emeklilik yasalaştı.

“Kalfalık” döneminde Sağlıkta “Dönüşüm” Programı’nın ikinci aşamasına geçildi; bir yandan sağlık emekçilerinin hakları budandı, diğer yandan vatandaşlar özel hastanelerde milyonlarca lira “bıçak parası” ödemeye mahkûm edildi. Eğitimde “esnek çalışma, taşeronlaşma, sözleşmeli çalışma” yaygınlaştı. Kentsel dönüşüm, HES’ler hızlandı, nükleer santraller gündeme geldi.

“Usta”lıkta ise, kıdem tazminatını kaldırarak, esnek-güvencesiz çalışmayı, kiralık işçiliği dayatıyor. İşçi ve emekçilerin geleceğini tamamen karartmak istiyor.

Her zamanki gibi, haklarımızı elimizden almadan önce ”Reform yapacağım” diyor. “İstihdamın artırılması ve kayıt dışının azaltılmasını amaçlıyoruz, yeni iş olanakları için ‘güvenceli esneklik’ gerekir” diyor. “Kıdem tazminatı artık devlet güvencesinde”, “tazminat alamayacak kimse kalmayacak” türünden sahte “güvenceler” veriyor.

Amaç, sermayenin sırtındaki tazminat yükünü azaltmak, işçinin tazminat hakkını elinden almaktır.

1. Kıdem tazminatı hakkının gaspını,

2. Esnek-güvencesiz çalıştırmanın daha da yaygınlaştırılmasını kabul etmeyeceğiz.

Değerli Basın emekçileri,

Kıdem tazminatına hak kazanmak için 10 yıl çalışma zorunluluğu açıkça özel sektörde keyfi işten çıkarmaları gündeme getirecektir. Sermaye işçi atarken, kıdem tazminatı ödemekten kurtulacaktır. Patronlar rahatça işçi atacaktır.

Bunun yanı sıra fonun yönetimi kamuya bırakılarak işlevsizleştirilecektir. Zorunlu Tasarruf Fonu, Konut Edindirme Yardım Fonu’nun başına ne geldiyse Kıdem Tazminatı Fonu’nun başına da benzerleri gelecektir. İşçinin parası çarçur edilecektir.

Kıdem tazminatı sadece emeklilikte, o da eğer alınabilirse, bir hak olacaktır. Hükümet bize “haklarınız korunacak” diyerek, geleceğimizin satılmasına sessiz kalmamız isteniyor. Çocuklarımızın geleceğine ipotek konulmasına onay vermemizi istiyorlar. Buna sessiz kalmayacağız.

Değerli Basın Emekçileri,

Çalışma hayatının bütününde kuralsızlık, güvencesizlik hâkim olacaktır. İşten çıkarmalar kolaylaşacak, part-time çalışma, kiralık işçilik, ödünç işçilik yaygınlaşacak, bölgesel asgari ücret gündeme gelecektir.

Kıdem Tazminatı Fonu buzdağının görünen yüzüdür. Patronlar “Kıdem tazminatınız devlet fonunda birikiyor” diyerek işçileri istedikleri sürelerde, istedikleri gibi çalıştıracaktır. Sermaye “git tazminatını devletten al” diyecek, aradan kendini sıyıracaktır.

Kıdem tazminatı fonu ve diğer kuralsız çalışma biçimleriyle sermaye-emek mücadelesinin yönü saptırılmak isteniyor. İşçi-işveren ilişkisinde işverenin sorumlulukları azaltılarak, yükün yasalar eliyle fonlara ve devlete aktarılması, işçinin karşısındaki patronu muhatap olmaktan çıkartıyor.

İşçinin mücadele hedefi somut olarak patrondan “fonlara” kayacaktır. Zaten çok yetersiz olan sendikalaşma ve örgütlenme düzeyi, “fon” karşısında daha zor hale gelecek, sendikanın işçinin hayatındaki yeri tamamen yok edilecektir.

Değerli Basın emekçileri,

Hak-İş gibi sendikalar fonu destekliyorlar. Türk-İş Genel Kurul kararında kıdem tazminatının kaldırılması “genel grev nedeni” sayan karar alınmış olsa da, hükümet karşısında ciddi bir kararlılık göremiyoruz. Kıdem tazminatı hakkını savunmak için basın toplantısı yapmakla yetinemeyiz.

Oysaki milyonlarca işçiyi ilgilendiren ve sendikal örgütlenmeyi açıkça ortadan kaldıran sonuçlar doğurması muhtemel bir konuda sendikaların daha güçlü ve ses getiren adımlar atması gerekli. İşçinin hakkını hükümete ve sermayeye yedirmemek için harekete geçmesi gerekli.

Bu basın açıklamasıyla yan yana gelen kurumlar olarak, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’na karşı mücadele sırasında ispat ettiğimiz gibi, sendikaların, meslek örgütlerinin mücadeleye karar vermesi halinde, ortak kararların uygulanması konusunda bütün gücümüzle çalışacağımızdan kimse şüphe etmesin!

İşçi sınıfının AKP Hükümeti’ne kimin “usta” olduğunu gösterecek gücü ve deneyimi vardır. Yeter ki haklarımız, iş güvencemiz ve güvenli geleceğimiz için birleşik mücadeleyi örgütleyelim!

Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu

facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: kıdem tazminatı /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir