Artık Demokratiğiz!

Sarphan Uzunoğlu - 30 Temmuz 2011 - Teorik Tartışmalar / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Artık Demokratiğiz!

Biz o ‘Dokunan’ları ensesinde apolet kalınlığı taşıyan eli kanlı generaller için mi salmıştık semaya? Biz Türkiye’de işkence var diyenler, Hrant’ı öldürenler devletin adamlarıdır diyenler için çıkmıştık o sokaklara. Şimdi bize diyorlar ki siz ordunun iş birlikçisisiniz. Ahmet Şık’la, Nedim Şener’le bu Balyozcular aynı yerdeymiş, hatta bakın bir tanesi de THKP-C’liymiş!

Öyle mutluyum ki, ülke olarak ‘demokratik’ bir sabaha uyandığımızı biliyorum. Örneğin bir yıl kadar önce göreve getirilen bu generallerin her birinin elinde en az 1000 kürt en az 100 sosyalist kanı olduğuna adım kadar eminim. Yetmedi, durun. Ben eminim ki yerlerine geleceklerin elleri de en az onlar kadar kanlı olacak.

Zanlılar, yine ‘anlı şanlı’ ordumuzda Mehmet’e silahı tutturmaya devam edecekler. Bu sonsuz nöbet hâli sürecek.

Ne diyor Ahmet Altan bugünkü yazısında?

“Yeni Türkiye’ye yakışan yeni bir orduyu kuracak insanlar da çıkar bu ordunun içinden ve onlar “askerin onurunu” terfilerde değil, askerlikte ararlar.”

Askerliğin onuru olur mu Ahmet Altan?

Sizin gazeteniz değil miydi çok değil iki yıl önce vicdani ret haberlerini hiç korkmadan yapan, şüpheli asker ölümlerini yazan?

Sizin gazeteniz değil miydi toplu mezarlardan çıkan ölülerden bahseden?

Şimdi ne oldu?

Küreğin sahibi değişti. Gömülen gene aynı!

Artık mezarlara AKP’nin askerlerinin öldürdüğü çocuklar mı girecek yani?

Yeni Türkiye dediğimiz şey bir silah devri miydi?

Asgari bir demokratikleşme dahi yaşanmadan tüm silahların teker teker başkasına devredilmesi miydi yeni Türkiye!

Hayal Kırıklıkları

Ben Yeni Türkiye’den çok farklı bir şey anlamıştım sizi okumaya başladığımda.

Bu ‘emekliler korosu’ içerde, bu yeni general içerde olacaktı…

Ahmet Şık sendikalı biçimde Radikal’de çalışabiliyor olacaktı, Nedim Şener parmaklık ardında olmayacaktı. Baha Okar hiç işlemediği suçlar yüzünden şu an hapiste bağlama çalmayı öğreniyor değil, o çok sevdiğim yazılarından biri üstünde daha özgür biçimde çalışıyor olacaktı.

Peki ya şimdi?

Mehmet Ağar’ın, Tansu Çiller’in hâlâ sokaklarında ‘bilirkişi’ kisvesiyle dolaştığı bir ülke ne kadar temizdir? Cemil Çiçek’in meclis yönettiği bir ülkede faşizm ne kadar gerilemiş olabilir?

Taraf gazetesine inananlar, Star gazetesine inananlar vs…

Bu ülkede herkes bir ara ‘yeni’ bir şeyin gelmekte olduğuna inanıyordu.

Meğer ambalaj bile aynıymış sadece içerikle oynamışsınız biraz.

Meğer eli insan kanıyla kirlenmiş paşaları insanlara karşı yaptıklarından değil devlete karşı yaptıklarından yargılayacakmışsınız.

Meğer gazeteci sandıklarımız size objektiflerini gösterip ‘İşte o anarşistler’ diyecekmiş.

Meğer MİT’le iş birliği halinde olup, yeni polis devletin oluşturulmasında öncü olacakmışsınız.

Meğer onca dinleme legalleşecek, onca tutuklama normalleşecekmiş.

Kürt Sorunu

Hadi şimdi de olacaklardan konuşalım:

Önümüzdeki süreçte ilk olarak polisin yetkileri arttırılacak. Asker polis arası eşitlenme Genelkurmay’ın da rızasıyla sağlanarak ‘Yeni Türkiye’ portresinde sadece ‘makul’ olanlarına yer verilen Kürtlere karşı savaş artık daha yüksek bir yoğunlukla sürecek.

Bu yetki devrinin ardında asıl yatan TSK’yi her daim ‘terörle mücadele’yi iyi yönetememekle suçlayan Erdoğan’ın yetkiyi eline alıp “bakın ben nasıl öldüreceğim”  deme çabası…

Evet, aynen böyle. Enstrümanlar el değiştiriyor ve egemenin güç gösterisi asıl şimdi başlıyor. 20 kişinin öldüğü Silvan’daki çatışmadaki ‘beceriksizlik’ cezalandırıldı işte. Balyoz vs. hikaye.

Yeni Türkiye, daha güçlü polis devlet, daha güçlü militarizm demek!

Bitirirken

Konuştuğum ünlüce bir genel yayın yönetmeni bana şunu demişti geçtiğimiz aylarda:  ”Ahmet Şık ve Nedim Şener’in durumu bana göre şüpheli.”

Siz gazetecilere bu cümleyi kurdurdunuz ya, katilin arkasına saklanıp Hrant’ı da devlet adına vurdurdunuz ya…

Hepinize helâl olsun….

Bu yollar sizindir, işkence koridorlarında, toplu mezarlarda, bir karakol aynasında, siz sorgucu biz sorgulananken elbet görüşeceğiz.

Ama gün gelecek o sevdiğim romanın adı gibi mezarlarınıza tüküreceğiz!

Not: Taraf dün Ziya Güler’i yazışmalar üstünden TBKP’li ve THKP-C’li  ilan etmişti. Oysa TBKP liderlerinden Aziz Çelik’in açıklaması gösterdi ki Ziya Güler o dönemki TKP yöneticilerinden Feridun Gürgöz’ün parti adıymış.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: genelkurmay / ordu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.