Uğur Doğan: Direnişçi İşçiler Birbirinin Halinden Anlarlar

N. Cemal - 7 Ağustos 2011 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Uğur Doğan: Direnişçi İşçiler Birbirinin Halinden Anlarlar

Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez binasının önünde tek kişilik bir direniş mevzi oluşturan Uğur Doğan direnişini ve direnişçi sınıf kardeşleriyle dayanışmasını sürdürüyor.

İşçi Sınıfı Adına Zafer Kazanmamız Gerek

“Liman işçilerinin direniş haberini BirGün gazetesinde okur okumaz telefona sarıldım ve bağlantı kurmaya çalıştım. Sendika yetkililerine ulaştım ve kendimi tanıtarak, ‘direnişçi arkadaşlarla konuşmak ve dayanışma duygularımı iletmek istiyorum’ dedim…

Sendika yetkilileri ilk önceleri sanırım tereddüt ettiler -hani ben sendika önünde ve sendikaya karşı direniyorum ya, ‘şu an yanlarında değilim ve telefon numaraları yok’ vs dediler…

Israrlı oldum, sık sık aradım ve uzun süre telefonlarıma cevap verilmedi. Bıktırmış olmalıyım ki, sendika yetkilileri bana geri döndüler ve telefonda, ‘sen ne için arıyorsun, onları tanıyor musun ki?’ dediler…

‘Ben de direnişçi bir işçiyim ve fiilen birbirimizi tanımamız gerekmez. Ancak direnişçi işçiler birbirinin halinden anlarlar. Konuşmak ve yalnız olmadıklarını söyleyerek dayanışmak istiyorum’ dedim. Görüştüğüm kişi sanırım sendikanın mali sekreteriydi…

Sendika yöneticilerinin bana dair kaygılarını hissettiğim için üzerine gittim ve ‘ne yani, ben sendika önünde direniyorum diye mi görüştürmek istemiyorsunuz?’ dedim. ‘Benim işyerim Tek Gıda-İş Sendikası. Atıldığım yer de sendika, direndiğim yer de sendika. İşten atılan bir işçi nerede direnir ki?’ dedim. ‘Bu yüzden siz de DİSK Genel Sekreteri Tayfun bey gibi, fabrika önünde direnseydin desteklerdik mi diyeceksiniz?’ dedim. ‘Yok öyle demek istemedim’ dedi…

Saat:11:00’de Liman-İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Önder bey aradı ve ‘şu an direnişteki arkadaşların yanındayım’ diyerek, direnişçi işçi arkadaşlardan Tuncay’ı telefona verdi…

Tabi ki tebrik ettim ve başarılar diledim. Moral vermek için aradığımı, asla yalnız olmadıkları ve kesinlikle geri adım atmamalarını söyledim. “İşçi sınıfı adına zafer kazanmamız gerek” dedim…

Sonrasında ise Ömer arkadaşla konuştum, karşılıklı olarak telefon alışverişi yaptık. Konuşmaya ve dayanışmaya devam edeceğiz…”

Perfetti Van Melle İşçisinin Mücadelesi Benim de Mücadelem

Tek Gıda-İş direnişçisi Uğur Doğan’la, Tek Gıda-İş Avrupa Yakası Şubesi’nin direnişini de konuşuyoruz. Sendikaya üye olduğu için işten atılan işçilere değiniyoruz. “Sendikaya üye olmak yasal haktır” diyerek direnişe geçtiler ve “haklı mücadelelerini destekliyorum” diyor…

“Tek Gıda-İş Sendikası Avrupa Şubesi’ne üye olan iki Perfetti Van işçisinin mücadelesi de benim mücadelem sayılır” diye vurgulayarak yineliyor; “Direnişçi işçiler birbirinin halinden anlarlar…”

Yaşasın Sınıf Dayanışması

“Tek Gıda-İş Sendikası Genel Merkez binasının önünde direniyor olmam nedeniyle bana destek vermeye çekinenler var. Sınıf mücadelesinden yana olduğunu söyleyenler de bu yanlışı yapabiliyorlar. Ben sendikaya ve sendikal mücadeleye karşı değilim. Sendika düşmanı hiç değilim” diyen Uğur Doğan, “gasp edilen haklarımı ve işimi geri istiyorum” diyor…

Her konuşma ve görüşmemizde dikkatimizi çeken nokta, Uğur’un işçi bilincinin, sınıf mücadelesi çağrıları yapan “sol”cuların kendi mücadelesine karşı gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapatmalarını bir türlü anlayamaması…

Uğur Doğan Direnişinin 35. Gününü doldurdu. Tek Gıda-İş Sendikası önündeki direniş devam ediyor ve “abdestinden emin olan” sınıf dostlarını dayanışmaya çağırıyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Tek Gıda-İş / Uğur Doğan /

Comments

  1. Direnişçi işçi diyor ki:

    Merhaba Uğur kardeş. bizde geçmişte direniş yaşamış ve direnişe kimlerin destek verdiğini kimlerin vazifesi olduğu halde ” dostlar pazarda görsün” diyerek dandikten plastikten çinmalı sendikacılar olduğunu biliyor ve yaşıyoruz. ” Burası sizin evinizdir. bu bina işçilerin parasıyla yapılmıştır.çekinmeyin rahat olun buyrun” tarzı yöneticiler bir süre sonra ” sizi buraya kim çağırdı” sendika ağalarına dönüşüyorlar ne yazık ki. Anlaşılan o ki aslında direnişler sendikaların kendilerini ” biz burdayız. bakın mücadele ediyoruz” diye dostlar pazarda görsün oyuncağı.

    Direnişler onlar için masraftır, direniş onlar için sendikacıların iç yüzlerini öğrenen işçilerdir, direniş onlar için hiçbir şeydir.Durum dediğin gibi direnişin halinde direniş anlar. Yolun açık olsun.

  2. uğur diyor ki:

    sağol arkadaşım sonuna kadar direnmeye devam edeceğim.böle yazışmalar inan çok katkıda bulunuyor bana.herkez bunların ne mal olduğunu biliyoda .bigün bu deynek bizimde elimize geçer inşallah o zaman gün ola harman ola deriz.desteğin için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.