Uğur Doğan’ın Haklı Davası

Sol Defter- Haber - 8 Eylül 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Uğur Doğan’ın haklı davası

Ali Erhan Bilgin

İktisatçı ve sosyal politika uzmanı

Kimdir bu Uğur Doğan ve hangi davanın yürütücüsüdür?

Uğur Doğan, bir işçi sendikasının genel merkezinde yıllarca emek harcamış bir işçi. 2 yıl önce sendika yöneticileri tarafından işten atılmış. ‘İşe iade davası’  açarak, hakkını mahkemelerde aramaya başlamış.

Uğur’un 18 yıl boyunca çalıştığı işyeri, gıda işçilerinin en önemli sendikası olan Tek-Gıda İş’tir. Uğur’un ‘işverenleri’ de Tek-Gıda İş Sendikası yöneticileridir.

Uğur, 2009 Haziran ayında sendika yöneticilerine karşı işe iade davası açtı. İstanbul 9. İş Mahkemesi, 18 Kasım 2011’de (2009/498 sayılı karar) Uğur’un işe iade edilmesi gerektiğine hükmetti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 30 Mart 2011’de (2011/5093 sayılı karar) işe iade kararını onayladı. İşte Uğur, bu tarihten itibaren işvereni olan sendika bürokratlarının, haksız mahkeme kararını uygulamasının ortadan kaldırılmasını bekliyor.

Devletin resmi rakamlarına göre gerçek işsiz sayısının 5 milyon 300 bin, gerçek işsizlik oranının yüzde 18 olduğu… İşe girebilmenin çok zor olduğu bir ülkede 18 yıl çalışmış bir emekçiyi piyasanın insafına terk etmek herhalde bırakalım sendikayı yöneten bürokratları, piyasanın iniş çıkışlarına bağlanmış başka bir patrona bile çok görülmeli!

Uğur’un davası, sendika bürokratı da olsa, patronları kendi yasalarına uymasını (saygılı olması) sağlama mücadelesi, her şeyden önce. Zaten, işçi mücadelesinin pek çoğu, burjuvaları kendi hukukuna saygılı olmasını sağlama mücadelesi olmuştur. Uğur’un davasının sivri ucu, emekçilerin hakları olduğunu, bu hakka saygı gösterilmesi gerektiğini ilan ediyor. Mücadele, hak, hukuk ve dayanışmanın birlikte olduğunu haykırıyor kamuoyuna.

Sendikalar… Yalnızca üyesinin değil, 18 yıl alınteri döken emekçisinin hakkını koruyamıyorsa sayısı 13 buçuk milyona ulaşan ücretli emekçiye nasıl örnek olmayacaklardır? Sendikanın asıl sahibi olan tabandaki işçiler bu soruya net bir cevap vermelidirler.

Çelişkili ama düzene uygun

Sendikalar ve Tek-Gıda İş bürokrasisi, kendi üyelerinin haklarını “savunur gözükürken” mevcut yasaları yetersiz ve işçi haklarını kısıtlayıcı bulmuyorlar mı? Bu yönde açıklamaları yok mu? Cevap vereyim, var kuşkusuz. Ama buna rağmen, kendi çalışanlarına, bu beğenmeyip, değişmesini talep ettikleri, yasaları bile çok görüyorlar. Anlaşılmaz değil bu tutum. İşçi mücadelesi ile hiç karşılaşmamış, sermaye gücü ile burjuva hukukunu çiğnemiş, devlet bürokrasisini emrine almış, ham hamalat patron (burjuva) tavrı bu… Uğur’un eylemi ‘tek kişilik emekçi mücadelesi’ olarak başlasa da bu bürokrasiye ‘işçi hakkının’ ne olduğunu, o hakka saygılı olunması gerektiğini öğretecek.

Diğer yandan soruna sendika-sendikacılık-işçi çıkarı çerçevesi içinde bakarsak, sendika bürokrasisinin bu tutumunun çok ciddi bir çelişki olduğunu görürüz? Çelişkinin nedeni, sendikanın binlerce işçi üyesine rağmen, sendika bürokrasisinin, bu zalim ‘işten atma’ kararına tepki gösterememesi. Hâlbuki o işçiler de güvencesizler ve her gün işten atılma endişesi ile çalışıyorlar. Bu çelişkiyi demokrasi çözebilir. Sendikalar ülkedeki mevcut (burjuva) demokrasinin daha gerisinde bir tutuma sahip olamazlar. Hatta daha ileri giderek ‘işçi demokrasisi’nin uygulandığı kurumlar haline dönüşmek zorundadırlar.

Yalnızca Uğur’un haklı davası bile, Türkiye’de sendikalar meselesini yeniden ele almamızı gerekli kılıyor. Sendika yönetiminden sorumlu olan sendika bürokrasisi, (sendika başkanları ve yönetim kurulu üyeleri) mevcut yasaları bile uygulamıyorsa sendikalardaki demokrasi sorununun çözülmesi, ‘işçi demokrasisinin’ hayata geçirilmesi kaçınılmaz hale gelmiş demektir.

Uğur Doğan’ların haklı davaları olumlu sonuçlarıyla birikerek, sanıyorum bu demokrasinin oluşup yerleşmesinde çok önemli köşe taşlarını oluşturacak. Bu demokrasi, emekçi hareketin siyasal mücadelesinin gelişmesine de büyük katkı sunacak.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: sendika bürokrasisi / Tek Gıda-İş / Uğur Doğan /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.