İşçi Demokrasisi ve ASİS Deneyimi

N. Cemal - 16 Eylül 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İşçi Demokrasisi ve ASİS Deneyimi

Ağaç Eşya Sanayi İşçileri Sendikası (ASİS), 1973 yılında Tepe Mobilya’da çalışan 9 işçi tarafından kurulmuştur. ASİS, sınıf mücadelesi ve sendikal hareket içinde işçi demokrasisinin geliştirilmesi açısından önemli bir örnek oluşturur.

ASİS, emekçilerin ülkenin yönetimini ele almasına yönelik ekonomik, sosyal ve siyasal bilinci geliştirecek çalışmalarda bulunmayı temel amaç saymış; uluslararası işçi sınıfı ile çalışmalar yapmayı, sosyalist bir düzenin hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalarda bulunmayı ilke kabul etmiştir. Bu amaç ve ilkenin gerçekleşmesi içinse örgüt içi demokrasiye önem vermiştir. Sendika tüzüğüne göre; “Örgüt içi demokrasi ancak işçilerin gerçekten örgütlerinde söz ve karar sahibi olması yolunun açık bulundurulması ile olanaklıdır.” Tüzükte; örgüt içi demokrasinin sağlanması, bürokratik yönetim biçimlerinin engellenmesi ve sendikacılığın meslek haline getirilmesine karşı önlemler de sıralanmıştır:

“-Kongreleri en geniş tabanla yapmak. Bunun için Şube Genel Kurulları, şubeye bağlı bütün üyelerle, Genel Merkez Genel Kurulları ise her 20 üyeye 1 delege oranı ile yapılır.

-İşyeri sendika temsilciliklerine ancak üyelerin kendi aralarında seçecekleri işçiler atanır. Üye çoğunluğunun istemi ile işyeri sendika temsilcilerini yenilemek zorunludur.

-200 işçiye kadar işçinin çalıştığı işyerlerinde her 10 üyeye, bin 200’den fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde her 20 üyeye 1 oranında işçi konseyleri seçilir. İşyeri işçi konseyleri tüzükteki yolla sendika işyeri temsilcilerinin değiştirilmesine karar verebilirler. Şube işçi konseyleri, Şube Denetim Kurulunu göreve çağırabilir, şubeyi denetleyebilirler. Gerekçe göstererek şube yönetim kurulunun görevden alınmasını isteyebilirler…

-… İşverenle yapılacak toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde ilke olarak, o işyerindeki tüm işçiler sendika yöneticileri ile birlikte katılırlar. Koşulların buna elverişli olmaması halinde, durumu o işyerindeki tüm üye işçiler değerlendirir ve uygun görecekleri kararı alırlar. Alınacak karar ne olursa olsun, toplu iş sözleşmesi, işyerindeki tüm üye işçilerin onayına sunularak imzalanır.

-Sendika yöneticileri ancak iki dönem üst üste görev yapabilirler…

-Ücretli olarak çalışan sendika yöneticilerinin normal aylık ücretleri sendikaya kayıtlı işçilerin aldığı en yüksek ücret ve yan ödemeler toplamından fazla olamaz.

-Sendikanın amaç ve ilkelerini gerçekleştirebilmek için işçilerin eğitimini ön koşul sayan sendika, gelirinin en az yüzde 10’unu eğitim için harcar…”

Örgüt İçi Demokrasi

ASİS denildiğinde ilk akla gelen isim olan Genel Başkan Cenan Bıçakçı, sendikacılık ve sınıf mücadelesine dair bir tespitinde şöyle der; “Burjuva düzeninde yaşanıyor da olsa, işçi sınıfı örgütlenmelerinin başka ilkesel temellere oturması gerekir. Sınıf örgütlenmesinde örgüt içi demokrasi anlayışı burjuva değerlendirmeleriyle, dahası liberal değerlendirmelerle benzeşemez. İşçiler kendi örgütlerinde gerçekten söz ve karar sahibi oldukları kanısına vardıkları an, örgütlerine en az yöneticiler kadar sahip çıkmaya başlayacaklardır. Oysa örgütlenmelerde yöneten-yönetilen ilişkisi, karar veren-kararı uygulayan, daha doğrusu emir veren-emir alan düzeyinde sürdürülmüştür. Burjuva örgütlenmelerinde, örneğin burjuva partilerin oluşturduğu devlet örgütlenmesinde bu ilişkinin doğal olduğunu işçiye anlatmak kolaydır da kendi adına kurulmuş bulunan örgütlerde bunu anlatabilmenin olanağı yok. Geçerli mantığı da bulunamaz.”

Doğrudan Temsil

Cenan Bıçakçı, ASİS’in toplu iş sözleşmelerinde uyguladığı ilkeyi ve sonuçlarını da şöyle özetler; “İşverene verilecek toplu iş sözleşmesi önerileri ilgili işyerinde çalışan tüm sendikalı işçilerin istekleri saptanarak hazırlanır. Toplu iş sözleşmesi pazarlığında o işyerindeki bütün sendikalı işçiler -evet bütün sendikalı işçiler- ve sendika yöneticileri işverenle karşı karşıya gelirlerdi. İşçiler, diledikleri her madde üstüne söz alarak görüşmeye katılabilir. Görüşmeler bitince hemen orada o madde, hazır bulunan tüm işçilerin oyuna sunulurdu.” Bıçakçı bu konuda örnekler de verir; “Bin 100 işçinin çalıştığı Tepe Mobilya fabrikasında, 140 işçinin çalıştığı Enerel, 180 işçinin çalıştığı Domsan fabrikasında, daha birkaç işyerinde bütün işçiler, sendika yöneticileriyle birlikte, işverenle karşı karşıya gelerek görüşmeler yapılmış, maddeler tüm işçilerce orada oylanarak kabul edilmiş ya da geri çevrilmişti. Elka fabrikasında işveren, tüm işçilerle görüşmeyi kabul etmediği için -yalnız bu nedenle- 1975 yılında ASİS üyesi 850 işçi 8 ay grev yapmıştır. ASİS’in toplu iş sözleşmelerindeki bu uygulamalarına kimi sendikacı çevrelerden çeşitli itirazlar gelmiştir.”

Gerçekten de durum böyleydi ve sendikal bürokrasi ASİS’in geliştirdiği işçi demokrasisinden doğan doğrudan temsilden rahatsızdı. Bu nedenle Cenan Bıçakçı, 1975-1977 yıllarında DİSK yönetimiyle ciddi sorunlar yaşadı. DİSK üyesi ASİS’e karşı, DİSK İzmir Temsilciliği’nin desteğiyle kurulan Bağımsız Ağaç-Sen, DİSK yönetiminin de desteğiyle örgütlendi.

“ASİS grevleri, işçi sınıfından yana olduğunu söyleyen her kişi, grup ya da örgüte açıktı. Bunların her zaman, işçilerle söyleşme, tartışma olanakları vardı. Sendika, bu uygulamanın işçilere de, işçilerden yana olduğunu söyleyen aydınlara da çok şey kazandıracağı görüşündeydi” diyen Bıçakçı’nın sözleriyle, bugünün en ileri görülen sendikacılarının sola ve sosyalistlerin propaganda özgürlüğüne düşmanca yaklaşımlarını kıyaslayabilmek mümkün bile değildir. ASİS, bu yaklaşımını toplu iş sözleşmesi değerlendirmelerinde, eğitim ve örgütlenme çalışmalarında da sürdürmeye çalışmıştır.

Sendika tüzüğü gereği iki dönemden fazla yönetici ol(a)mayan ve 1979’da genel başkanlıktan ayrılan Cenan Bıçakçı, “ASİS küçük bir sendika olduğundan giriştiği deneyimler ne yazık ki geniş işçi kitlelerini kapsayamamıştır” der. Yine de, ASİS deneyiminin sınıf mücadelesi ve sendikal hareket açısından önemi büyüktür ve özenle irdelenmesi gerekir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: ASİS / sendika içi demokrasi /

Comments

  1. selcuk diyor ki:

    Ellerinize sağlık.
    ASİS’in tüzüğü burada http://www.cenanbicakci.com/belgelik.php
    ASİS o dönem içerisinde işçi demokrasinin en ileri örnekleri içerisinde gerçekten. Bununla ilgili küçük bir sendika olmasından kaynaklı sanıırım çok fazla belge ve veri yok maalesef. Ancak dönemin tanıklarından duyduğum kadarıyla ileri bir deneyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.