Şükür Eğitimi

Sol Defter- Haber - 20 Eylül 2011 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Şu günlerde sıkça duyduğum bir cümle var, hükümetin her yaptığını onaylayan ama içten içe de gelişmelerden korkanlar tarafından. “halimize şükredelim eskiden biz ne zorluklar çekiyorduk, şimdi e-okul var, kitaplar ücretsiz, falanlar filanlar…”

Temellerinden yıpranmış, çürümüş bir binayı ne kadar allasanız pullasanız da o bina en ufak sarsıntıda çökecektir.

Akp iktidara gelmeden önce ne güzel tarif ediyordu eğitim sorunlarını. Öğretmenlerin hepsini atayacak gencecik idealist öğretmenler öğrencilere, ahırdan bozma sınıflarında, havaların biraz ısınmasıyla yerini yurdunu bırakıp çalışmak zorunda oldukları kaderleriyle, geleceğe umutla bakıp okuyup annesini, babasını bu yoksulluktan kurtaracak hayalleriyle bekleyen öğrenciler öğretmenlerine kavuşacaktı. O zamanlar ataması yapılmayan öğretmen sayısı 70 bindi, şimdi 300 bin.

Bir zamanlar ülkenin en saygın mesleğiydi öğretmenlik. Okullarda gerektiğinde boyacılık, gerektiğinde hademelik, gerektiğinde tuvaletleri temizlerlerdi. (Hala da gerçek öğretmenler bunların hepsini yapar ve gocunmazlar.)Halk onları öyle görür saygıda da kusur etmezdi. Onlar öğretmendi çünkü. İktisatçı, veteriner, Anadolunun dört biryanında sırf para amaçlı açılan herhangi bir üniversitenin herhangi bir mezunu değildiler. Eğer bugünMilli eğitim Bakanının dilinden düşürmediği öğretmenlere gereken saygınlığı kazandırmak istiyorsa ilk yapması gereken kendi icatları olan ücretli öğretmenlik sistemini kaldırıp bekleyen bütün öğretmenleri atayarak başlamalıdır işe.

Mesele ne öğretmenlerin mesleki yetersizliği, ne de tatilleri. Mesele hükümetin eğitime verdiği değer. Öyle ki bakanlığa bile bir eğitimci getirmeyen hükümet meselenin çözümünde de eğitime tepeden bakarak çözüm aramakta.

Eee ne diyelim şükür halimize. Önce idam kararını verip sonra da müebbet hapis çevirip bakın sizi öldürmedik kölemiz olun yeter demekten ötesi değil yapılanlar. Hakkımız olanı elimizden alıp bize dilenci muamelesi yapmaktan ötesi değildir.

Ve giderek dilencilere ait olan bir cümleyi ezberletiyorlar da “Allah sizden razı olsun, Allah ne muradın varsa verisin. şükürler olsun…”

O zaman zaten bizim olanla bize sadaka verenler, yetmez ama Allah belanızı versin.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: eğitim / KPSS /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.