O Fotoğraf ve Acil Eylem Çağrısı

N. Cemal - 8 Ekim 2011 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

O Fotoğraf ve Acil Eylem Çağrısı

Benden size son kalan

O vahşet resmim şimdi

Hesap soramaz ama

Ağlar iki yüzlülüğünüze…

Bir şarkının sözlerinde bir parça değişiklik yaparak avaz avaz söyleyesiniz geldi mi hiç? Haber Türk’ün yayımladığı ve “ölüm pornosu” diye adlandırılan o resim: Sırtından bıçaklanarak kocası tarafından öldürülmüş çıplak bir kadın. Kadın cinayetlerinin ve ölü seviciliğin çırılçıplak fotoğrafı…

O Fotoğraf sonrasında Haber Türk ve Fatih Altaylı çok eleştirildi ve haklı olarak tepki çekti. Ama bir o kadar da destekçileri vardı. Sadece o fotoğrafın yayımlanmasını destekleyenler değil, kadının öldürülüşünü ve öldüren katil kocayı “allah büyüktür” kabilinden reva görenleri de görmek gerek. İşte bütün mesele de bu…

Fatih Altaylı: Sarsıcı fotoğrafı neden kullandık?

“Dün Türkiye’nin en çok tartışılan konularından biri Habertürk’ün manşetiydi kuşkusuz.
Manşetteki “sırtından bıçaklanmış kadının” fotoğrafı.
Çok sarsıldınız değil mi?
Bize sövdünüz.
Bana sövdünüz.
Eleştirdiniz beni.
“Ahlaksız, vicdansız herif” dediniz değil mi?
“Bu fotoğraf basılır mı gazeteye” dediniz.
“Bu ne rezalet” dediniz.
Bana söverek, Habertürk’e söverek vicdanlarınızı rahatlattınız değil mi?

Biliyor musunuz, böyle yapacağınızdan en küçük kuşkum yoktu” diyen Fatih Altaylı kendi gerekçelerini sıralıyor.  Ama sıraladığı tüm kaba gerçekçilik vurgularının arkasında feministlerin ve kadın örgütlenmelerinin öfkeli tepkilerine karşı bir savunma içinde olduğunu da gizleyemiyor.

Peki ya Haber Türk’ün kadınları bu işe ne diyor? Yazdıklarından dolayı çoğu arkadaşı konumunda olan feminist kadınlardan tepki çeken birisi de Ece Temelkuran oldu…

Ece Temelkuran: Bıçak

“Habertürk’ün bugünkü sürmanşetindeki fotoğraf yanlıştı. Olmamalıydı. Sebeplerini gazetecilik etiği açısından anlatabilirim, kötülüğün ve şiddetin sıradanlaştırılması bakımından anlatabilirim, kişisel rahatsızlık duygumdan söz edebilirim, insan bedeninin mahremiyetine saygıya, öldürülmüş kadının çocuklarının, sevdiklerinin haklarının ihlaline işaret edebilirim. Ama bunlar sabahtan beri “Ece Temelkuran ne diyorsun bu işe?!” diye internetten tepkilerini dile getirenlerin bilmediği şeyler değil. Bu fotoğrafın yayınlanmasından, gazete içi de dahil birkaç istisna dışında herkes rahatsız. Velhasıl o fotoğrafın yayınlanması yanlıştı. Nokta. Olmamalıydı” dediği yazısında yaşamış olduğu kendi geçmiş tereddütleri de sıralıyor. Ardından da bir eleştirisini dile getiriyor; “80’lerden beri her gece televizyonda, hem de yemek saatine denk gelen haber bülteninde yerlerde sıra sıra yatan Kürtlerin ölü bedenlerine bakarken bu kadar rahatsızlık duymamış olmalıyız ki hiçbir zaman onların, yani ‘ötekinin’ ölüsünün resmedilmesi bizi bu kadar isyan ettirmedi.” Ece Temelkuran’ı, en içten eleştirenlerin feministler ve sosyalist feministler olduğunu düşünürsek, bu karşı eleştirinin hedefini bulamadığı açık. Oysa o kadın arkadaşlarının asıl tepki gösterdiği nokta Ece Temelkuran’ın başka bir yanılsamalı kıyaslamasıydı; “çok rahatsız olanlardan kaçının ünlülerin internete düşen sevişme görüntülerini izlemediğini merak ediyorum. Mesele mahremiyet ise eğe..r.” Feminist ve sosyalist feministlerin -okuduğum tapkilerinde- ekseriyetle “ne alakası var” dedikleri bu yaklaşımın Haber Türk’ün yayınını meşrulaştırdığı düşüncesidir…

Rahşan Gülşan: Dün sırtımızda bıçakla gezdik

“Benim için hayat ne çok güzel, ne çok kötü başlamıştı dün sabah. Sıradan ve olabildiğince sakin hayatımda her biri bir öncekine benzeyen sabahlardan biri daha başlıyordu. Türk kahvemi pişirdim. Her sabah oturduğum koltuğuma oturup elimde köpüğünün güzelliğine sevindiğim kahvem olduğu halde gazetelere bakmaya başladım. Habertürk Gazetesi’ni en son okurum. Ona sıra geldiğinde kahvem bitmişti. Sürmanşetteki fotoğrafı gördüğümde nefes alamadım” diyen Rahşan Gülşah da bir Haber Türk kadını…

Balçiçek Pamir: Bıçak

“Şimdi birileri çıkıp da diyebilir ki, ‘Bir soruna hiç bu kadar net, keskin ve çarpıcı bir şekilde dikkat çekilmemişti!’ Gazetemin dünkü sürmanşetinden bahsediyorum elbette. 2 çocuk annesi Şefika Etik’in kocası tarafından bıçaklanmış, öldürülmüş fotoğrafından… Yarı çıplak, kanlar içinde… Sırtında bir bıçak… Hani birçoğunuzun gazeteyi gördüğünüz anda tersini çevirdiğiniz, bakmak istemediğiniz o fotoğra” diyen Balçiçek Pamir’de bir Haber Türk kadını…

Ahmet Hakan: O fotoğrafa dair

“Habertürk’ün dün sürmanşetten yayınladığı sırtından bıçaklanmış kadının fotoğrafını gördüğüm anda…  Ben de ‘Bu kadarı fazla ama’ dedim. Ben de ‘ölüm pornografisi’ diye bir saptama yaptım. Ben de bakamadım. Ben de acayip sinirlendim. Fakat bir süre sonra…  Bir parça yatıştım.  Neden mi? Anlatayım…” diyen Ahmet Hakan, bir Haber Türk erkeği olarak resmi yayımlayan gazetesine tepki gösterilmesini değil de bu görüntünün ortaya çıkmasına neden olan vurdumduymazlığın hedef alınması gerektiğini düşünüyor…

Oysa, feminist ve sosyalist feministler Haber Türk’e ve Fatih Altaylı’nın tiraj derdinin kronikleşmiş uygulamalarına tepkilerini dile getirmekte kararlılar. 9 Ekim Pazar  Saat 12.00’de Haber Türk önü / Ciner iş merkezi / Taksim – Talimhane arkasında buluşmaya çağırıyorlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Fatih Altaylı / Haber Türk / Kadın cinayetleri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.