Kapital’de Anlatılan…

E.Ahmet Tonak - 15 Kasım 2011 - Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Kapital’de Anlatılan …

Karl Marx’ın magnum opus’u Kapital’in I. Cildi tekrar Almanca aslından Türkçeye kazandırıldı. “Tekrar,” çünkü meraklılarının bilebileceği üzere Kapital’i orjinal dilinden çevirmeye daha önce de teşebbüs edilmişti: ilki, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın Kapital’i fasiküller halinde, maalesef tamamlanamamamış basma girişimi (1937), ikincisi ise Doç. Dr. Mehmet Selik’in hem Sol Yayınları’nca (1966) hem de daha sonra Odak Yayınları’nca (1974) basılan bir buçuk ciltlik çevirisidir (I. Cildin tamamı ve III. Cildin yarısı). Selik çevirisi artık kitapçılarda bulunmamakta, sahaflarda bile nadiren rastlanmaktadır. Yordam Kitap’ın yayınladığı Kapital’in I. Cildi işte bu Selik çevirisinin gözden geçirilmiş ve iki yeni ek ile zenginleştirilmiş halidir. Eklerden daha önemli olanı ilk defa Almanca aslından Nail Satlıgan tarafından çevrilen 117 sayfalık “Dolaysız Üretim Sürecinin Sonuçları,” diğeri ise Kapital’de geçen kavramların Almanca, İngilizce, Fransızca ve Türkçe karşılıklarını veren 7 sayfalık bir “Sözlükçe”dir. Bu yazıda, mana ve ehemmiyetini, “fonksiyonel kapitalist”lerimizden İshak Alaton’un bile teslim ettiği Kapital’in muhtevasını tanıtmak yerine Marx’ın yöntemi ve bu yeni çevirinin iki eki üzerinde kısaca durmak istiyorum.

***

1875’de Kapital’in Fransızcada fasiküller halinde yayınlanması üzerine Marx sevincini “Eser, bu biçimde, işçi sınıfına daha kolay ulaşacaktır ve başka hiçbir düşünce benim için daha önemli değil[dir]” diyerek dile getirir. Fakat, kitabının fasiküller şeklinde basılması Marx’ı aynı zamanda telaşlandırmıştır da. Telaşının kaynağı, hem “sabırsız” Fransızların aradıklarını ilk fasiküllerde bulamayınca Kapital’in geri kalanı okumamaları ihtimali hem de Kapital’de kullanılan “ve daha önce iktisadi sorunlara uygulanmamış olan inceleme yöntemi [yüzünden] ilk bölümlerin okunmasını[n] hayli güç..” olmasıdır (Marx’tan yaptığım alıntılar Kapital’in değişik basımlarına bizzat Marx’ın değişik tarihlerde yazmış olduğu önsözlerdendir–Yordam edisyonu). Nedir bu Marx’a kadar kimsenin “iktisadi sorunlara uygula..mamış ol[duğu] inceleme yöntemi?” Acaba bu yöntemin, yani inceleme yöntemi’nin kendisi mi, yoksa başka bir şey mi “ilk bölümlerin okunmasını hayli güçleştirmiş bulunuyor?” Bu sorulara tatmin edici cevap, ancak ve ancak, Marx’ın iki adet yöntemi olduğu kavrandığında verilebilir. İlk yöntem, sözü edilen inceleme yöntemi’dir. Bunun da, Marx’a özgü orjinal bir şey olmadığını, sadece kendisinden önce bu yöntemin iktisadi sorunlara uygulanmamış olduğunu bizzat Marx söylemektedir. Kendi yaptığı işle doğa bilimcilerin yaptıkları arasındaki farkı belirtirken “..iktisadi biçimlerin analizinde [incelenmesinde, yani] mikroskoptan ve kimyasal ayıraçlardan yararlanılamaz. Bu ikisinin yerini, soyutlama gücünün alması gerekir” derken de inceleme yöntemi’nin adını koymuştur: soyutlama. Marx kapitalist toplumsal gerçekliğin bütününden ve bu gerçekliğe ilişkin kendisinden öncekilerin ve çağdaşlarının eserlerinden yola çıkarak Kapital’in malzemesini üretmeye başlamıştır. Soyutlama yöntemi ile adım adım bu başlangıç aşamasının çok belirlenimli, yanıltıcı görünenler düzleminden, gerçekliğin asli ögelere indirgenmiş kertesine vardığında, Marx artık kapitalizmi yeniden zihninde kurmuş ve yıllar süren incelemesini bitirmiştir! Şimdi sıra, bu asli ögelerine indirgenmiş kapitalist gerçekliğin modelini, Marx’ın tabiriyle “aynadaki .. ideal .. yansımasın[ı]” sunmaya gelmiştir. Bu da başka bir yöntem gerektirmektedir, çünkü “sunuş tarzının [yönteminin] araştırma tarzından [yönteminden] şekil olarak ayrılması gerekir.” İşte bizim Kapital’in ilk bölümlerinde (fasiküllerinde) karşılaştığımız kavramlar, metinler bu sunuş yönteminin uygulanışı ile oluşmuş sıralamadır. ‘Organizmanın’ hücresi olarak meta soyutlama yoluyla keşfedilmiş ve sunuşa onunla başlamak Marx’ın kafasına yatmıştır. “[İ]lk bölümlerin okunmasını hayli güçleştir[en]” şeyin başlangıç olarak seçilen meta kavramının, kullanım değeri ve mübadele değerinin, eşdeğer ve göreli değerin vd.nin soyut niteliği olduğunun tabii ki Marx da farkındadır. Kanımca, Kapital’in ilk bölümlerinin zorluğunu, Marx 1872’de “inceleme yöntemi”ne bağlamasına rağmen, 1873’de sunuş ve araştırma yöntemlerinin farklılığına dikkat çekerek bu zorluğun sunuş yöntemine ilişkin yapmış olduğu tercihlerden de kaynaklanabileceğini ima etmiştir.

***

Nail Satlıgan’ın Almanca orjinalinden titiz bir çeviri ile Türkçeye kazandırdığı “Dolaysız Üretim Sürecinin Sonuçları (DÜSS) kapitalizminin kriz dinamiklerini kavrayışımızı zenginleştirmesinin yanısıra, üretken olan ve olmayan emek (faaliyet) ayrımına, eksik tüketim, teknolojik gelişme konularına ilişkin içerdiği ipuçları bakımından da çok önemli bir metindir. DÜSS, Marx tarafından yayınlanmadığı için tam olarak ne zaman ve ne maksatla yazıldığı tartışmalara yol açmıştır. Örneğin, Ernest Mandel, Kapital’in İtalyanca çevirisine sunuş yazan Bruno Maffi’nin görüşünü benimseyerek, bu metnin 1863 Haziran’ı ile 1866 Ağustos’u arasında ve ilk ağızda “Kapital’in I. Cildinin Yedinci Kısmı olarak planlan[dığını]” söylemektedir (Mandel, E. 2008. Marx’ın Kapital’i. İstanbul: Yazın Yayıncılık. s. 115-6. abç). Marx’ın Kapital’e ilişkin yıllara yayılan inceleme ve defalarca tekrarlanan yazma-bozma-yeniden yazma faaliyeti sonunda kitabının kapsamını, ana başlıkları ve de bunların ciltlere dağılımını birçok kez değiştirdiğini bilmekteyiz. Bu plan değişikliklerini bilmek bize ulaşan Kapital ciltlerinin ne denli tamamlanmış olduğu ve de daha önemlisi eksiklerin nasıl tamamlanması gerektiği sorularını ele alış şeklimizi belirler. İşte, tam da bu yüzden Marksistler “Plan Sorunu” başlığı altında yıllardır Kapital projesinin bu yanını tartışagelmişlerdir. DÜSS’ün Türkçeye kazandırılış şeklinde sözünü ettiğimiz “Plan Sorunu” bir ölçüde rol oynamıştır. Şöyle ki, Mandel’e göre,Kapital’i ‘diyalektik olarak eklemlenmiş sanatsal bir bütün’ olarak sunma arzusu” ile DÜSS metnini bağdaştıramadığı için Marx bu bölümü dışarda bırakmıştır (s.119) Yine Mandel, Marx tarafından, ilkin Kapital’in I. Cildinin Yedinci Bölüm’ü olarak kullanılması düşünülen DÜSS’ün daha sonra Altıncı Bölüm olarak değiştirildiğini ve “I. ve II. Ciltler arasında bir köprü olarak ikili bir didaktik işleve ” sahip olduğunu belirtir (s. 119). Nitekim, Satlıgan’ın yeni çevirisi de bu değişikliği dikkate alarak DÜSS’ü “Yayımlanmamış 6. Bölüm” başlığı ile Kapital’in I. Cildine eklemiştir. Ayrıca, bu ek önceki Ceylan Yayınları’nca İngilizceden yapılan çeviriden farklı olarak ve bence haklı gerekçelerle Almanca versiyondaki şekli benimseyerek, 2. ve 3. alt başlıkları 1. ve 2. sıraya, 1. başlığı da 3. sıraya kaydırmıştır.

***

Marx’ın, tabir caizse bir kısmını kendisinin uydurduğu kavramları, terimleri Türkçeye çevirme çabaları her zaman başarılı sonuçlar vermemiştir. Dolayısıyla Yordam Kitap’ın bu yeni Kapital edisyonuna 2. bir ek olarak “Sözlükçe” koyma kararı övgüyle karşılanmalıdır. “Sözlükçe” ile terimlerle ilgili kargaşaya bence çok yerinde bir müdahale yapılmıştır. Almanca ‘konstantes kapital’ (İngilizce ‘constant capital’) Türkçeye genellikle ‘sabit sermaye’ diye çevrilegelmiştir. Oysa, ‘sabit sermaye’ aslında Almanca ‘fixes kapital’ (İngilizce ‘fixed capital’) demektir. Dolayısıyla, “Sözlükçe”nin (Satlıgan’ın) ‘konstantes kapital’ için ‘değişmez sermaye’ önerisi son derece doğrudur ve umuyoruz bu terime ilişkin yanlışlığın düzeltilmesine katkısı olur. Bir başka örnek, Türkçede ‘ilkel birikim’ diye sık sık kullanılan Marx’ın temel kavramlarından Almanca ‘ursprüngliche akkumulation’ dır (İngilizce ‘primitive accumulation’). “Sözlükçe” bu kavramla esas anlatılmak istenenin tarihi öncelik (ilklik) olduğu, gelişmemişlik anlamında bir ‘ilkel’lik imasının söz konusu olmadığını dikkate alarak ‘ilk birikim’i önermiştir. Şüphesiz, bu yerinde müdahaleleri yüzünden “Sözlükçe”nin bütün tartışmalı terimlere ilişkin son sözü söylemiş olduğunu iddia edecek değiliz. Tersine, ‘artık değer’ veya ‘artı değer,’ ‘üretken emek’ veya ‘üretici emek,’ ‘bunalım’ veya ‘kriz’ gibi farklı terimsel tercihlerin Marksist iktisat yazının nispeten kısır olduğu Türkçede, daha bir süre birlikte varolmasını doğal karşılamak gerektiğini düşünüyorum. Son olarak, Yordam Kitap’ı ve başta N. Satlıgan olmak üzere Kapital’in bu yeni basımının hazırlanmasında emeği geçen herkesi kutlarken, Marx’ın bu kitaba omuz silkenlere ne dediğini bir kez daha hatırlatalım: De te fabula narratur!
—————————————————–
* Prof. Dr., İstanbul Bilgi Üniversitesi.

Karl Marx, Kapital, Cilt: I, Almancadan Çevirenler: Mehmet Selik-Nail Satlıgan, Editörler: Oktar Türel-Erkin Özalp, Nisan 2011, 875 sayfa, Ciltli: 45 TL, Karton Kapak: 35 TL.

Cumhuriyet Kitap Eki, Kesilmemiş Versiyon, 07.07.2011

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Kapital /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.