“Bildiğiniz Gibi Değil” Sahnede..

Sol Defter- Haber - 18 Aralık 2011 - Edebiyat/Sanat

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL

Rojin Canan Akın ve Funda Danışman’ın Kürdistan’da 90’lı yıllarda yaşanan savaşı konu alan ‘Bildiğiniz Gibi Değil’ isimli kitabı oyunlaştırılarak tiyatro sahnesine taşındı.

Kürdistan’da 90’lı yıllarda ağır bir savaşa tanık olan bir kuşağın hikayelerini anlatan Akın ve Danışman’ın çalışması, nü.kolektif tarafından, Teatra Demsal’in katkılarıyla tiyatro sahnesine uyarlandı.

Basıldığı dönemde büyük ilgi gören kitap üzerinde bir süredir çalışan Ülfet Sevdi, Rawin Sterk, Bilge Açıkgöz ve Deniz karaca, kitaptaki 4 öyküyü uyarlayarak, aynı isimle tiyatro sahnesine taşıdı.

Kitaptaki kod isimleriyle, Stilile, Wanbetan, Avrehan ve Gever isimli gençlerin öykülerini feminist bir reji ile ele alan müzikli oyunda, özellikle o dönem Kürdistan’da kadın olmanın ağır bedellerine de dikkat çekiliyor. Gözaltında yaşanan taciz, tecavüz, işkenceler ve dışarıda askerlerin, polislerin topluma yaşattığı insanlık dışı uygulamalar oyunun bütününü oluşturuyor.

Yönetmenliğini Ülfet Sevdi’nin yaptığı ve Gülistan Sarbas, Hêvidar Bakır, Havin Funda Saç ile Rawin Sterk’in yer aldığı oyunda, Dengbêj Xalîde de oyun için bestelenen stranları okuyor. Nicolas Royer-Artuso tarafından her karakter için bestelenen ağıtlara, Barış Dodanoğlu da enstrümanda eşlik ediyor. Yine Artuso da uduyla oyuna eşlik ediyor. Oyunun minyatürlerini ise uluslararası kariyere sahip Canan üstleniyor.

Sinevizyondan verilen minyatür videolarla desteklenen oyun ağırlıkta Türkçe, yer yer Kürtçe anlatımlar bulunuyor.

SEYİRCİ VE OYUNCU YER DEĞİŞTİRİYOR

Her karakterin kendi öyküsü anlattığı oyunda reji, oyuncu ve seyircinin yer değiştirmesi üzerine kurulu. Seyirci yeri olarak sahne, oyun yeri olarak da seyircinin oturması gereken yer saptanıyor. Böylece toplumun Kürt ve Kürdistan’a olan ‘bildik’ bakış açısı tersyüz edilmeye çalışılıyor. Böylelikle Türkiye’nin Batısına oyunla ‘bildiğiniz gibi değil’ mesajı verilmek isteniyor.

Yer yer izleyiciyi zorlayacak ağır trajediler var oyunda:
Wanbetan karakterinde 9 yaşındaki bir kız çocuğunun babasının konuşması için askerlerin tecavüzüne uğraması…
Gever’in gerillaya katılması…
Avrehan’ın babasının gözleri önünde vurulup öldürülmesi…
Stilile’nin ise yine babası ve ağabeyinin korucular tarafından, akrabalarının Hizbullah tarafından öldürülmesi…
İşte bu dramlar tiyatroda sahnelenecek.

Berna Güler’in, geleneksel-güncel stilizasyonuyla hazırladığı kostümlerle de Kürdistan’daki geleneksel kıyafetlere vurgu yapılıyor. Oyunda denenen bir başka yöntem de, oyuncuların yer yer kendi öyküsünü anlatmakla birlikte, bazen de anlatılan ‘öteki’ öykünün bir parçası, ya da seyircisi, tanığı olarak kurgulanıyor.

90’lı yıllar Kürdistan’ı gibi son derece sert ve şiddet dolu bir iklimi ele almasına rağmen, oyunun final bölümünde ise vicdan ve sağduyu çağrısı yapılarak, barış dilinin konuşulması için en insani gerekçelere göndermeler yapılıyor.

Hasan Demir ve Deniz Karaca’nın yönetmen yardımcılığı yaptığı oyunun ilk gösterimi ise 16 Aralık günü Şermola Performans’ta yapıldı. Oyun ayrıca sezon boyu haftada iki kez İstanbul’daki çeşitli sahneler başta olmak üzere, Kürdistan ve Avrupa turnelerine çıkacak.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Tiyatro /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.