Bu İŞYERİNDE Grev Var!

Ömer Yıldız - 20 Aralık 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Grev aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir.
“İşçilerin, bir işkolu veya bir işyerinde haklarını elde etmek için, faaliyeti durdurmak veya işin niteliği çerçevesinde işi önemli ölçüde aksatmak şeklinde kendi aralarında veya bir sendika tarafından alınmış karara uyarak işi bırakmalarıdır.”
Tanımı bildiğinizi biliyorum. Yöneticilerin bilmediği durum grevin işyerinde yapıldığı. Grev işyerinde işi bırakarak yapılır. İşyerini terk edip sendika binalarında ya da “izin verilmiş” alanlarda miting yaparak olmaz.
İşyerini terk edip sendikaya gittiğinizde işyeri sahipsiz, savunmasız kalacak. Bu durumda sizin yerinize başkaları sizin işinizi yaptığında grev kırılmış olur. Grev kırıldığında sizin yaptığınız grevin bir anlamı kalmaz. Çünkü sizin işyerinizden ürün ya da hizmet alanlar siz olmasanız da hizmeti almaya devam eder. Dolayısıyla sizin grev yapmanızın anlamı kalmaz.
Yapılan grevlere tüm sendikaların katılımı olmadığından işyerleri tamamen durmamaktadır. Şimdi alınan kararı tartışmayacağım. Karar doğrudur. Konfederasyon kararı almıştır ve bizler uyacağız. Ancak bazı uygulamalar grevin özelliğini ortadan kaldırıcı hal aldığında n’oluyoruz demek gerekir. İşyerim işgal edilme ile karşı karşıya savunmasız kalacak işçi alanda miting yapacak. Eskiler olsa adama ne derlerdi acaba?
Kesk açıklama yaptıktan sonra nedense bağlı sendikalar sıra sıra greve katılıyoruz açıklaması yaptı. Kesk açıklayınca hepsini temsil etmiyor muydu? Hatta daha da vahimi bazı Kesk’e bağlı sendikalar grev kararı almadı ya da bu kararı diğerleri gibi açıklamayarak “ucube” bir durum yaratmadı. Kesk’in aldığı kararı bağlı sendikalar MYK’larında değerlendirdikten sonra mı greve katılım kararı aldılar diye akla sorular geliyor. Bu tehlikeli bir durum.
İşyerlerinde çoğunluk olarak grevler yapılmayınca greve katılanları sendika binalarına çağırmak gibi bir yöntem ortaya çıktı. Tekrar söylüyorum bu grevin ruhuna aykırı. Bir kişi bile olsan ki ben çoğunlukla bir kişi olarak grevler yaptım, işyerinin önüne çıkarsın ve beklersin. İşverenin ya da temsilcisi “neden çalışmıyorsun” derse; GREVDEYİM dersin. Hizmet alanlar sorduğunda neden grev yaptığını anlatırsın. Şimdiki uygulamada kendi kendine propaganda yapıyorsun. Toplanıyorsun bir alana üyelerine grevi neden yaptığını anlatıyorsun. Üye zaten biliyor ki katılmış greve. Bu, basın açıklamasından, gösteri yürüyüşünden öte gitmiyor. Grevin üstün niteliğini kendi ellerinle ortadan kaldırıyorsun. Hele hele “bakalım kimler grev yapacak” gibi “hasta” bir “kontrol” mekanizması işletmek için binalara çağırmak vahim bir durum. Sendika binalarında ancak sendika çalışanları grev yapabilir. Çünkü sadece onların işyeri sendika binaları.
Herkes işyerinde grevini yapsın. Grev süresi bittiğinde toplanılıp basın açıklaması yapılır. Hatta herkes yaşadıklarını birbirine anlatır. Grev işyerinde yapılır. Grevde işyerini terk etmek grev kırıcılığına hizmet etmektir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Grev / KESK / sendikalar /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.