İşçi Kıyımına Son

Sol Defter- Haber - 22 Aralık 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Cumartesi günü bir avuç insan THY Taksim satış ofisi önünde “THY’de işçi kıyımına son!” diyen bir protesto gerçekleştirdi. Sadece Cumhuriyet Gazetesi ve internet sitelerinde haber olan bu küçük eylem sendikanın engellemeye çalışmasına rağmen yapılmasıyla anlamlıydı…

THY, yeni açtığı hatlar için ihtiyaç duyduğu yerlere daha önce İstanbul’dan tayinler yapmıştı. İşçiler, çocuğunun okulu, eşinin işi demeden buralara sürgün edilmiş, gitmeyi kabul etmeyenlere de kapı gösterilmişti. Şimdi de yıllarını THY’ye veren bu arkadaşlar, Bursa, Uşak, Tokat, Çanakkale, Çorlu gibi kentlerde istihdam fazlalığı gerekçesiyle işten atılıyorlar. Peki bu insanlar neden daha önce olduğu gibi İstanbul’a geri tayin edilmiyorlar da “artık size ihtiyacımız yok” diyerek kapı önüne konuyorlar?

AKP iktidarıyla değişen THY yönetimi bu güne kadar 5000”in üzerinde işçiyi işten attı. İş mahkemelerinde atılanların hemen hepsinin haklı bulunduğu tazminatlara mahkum oldu. “Gerekçelerin” başında “verimsizlik” geliyor. Artık, hasta olmak ve birkaç gün rapor almak, hatta cenazesi olup işe gelememek dahi bir suç ve işten atılma nedenidir! Tedavi gören hemen herkese savunma veriliyor. Bu anlayışla haftalardır bakanlar kurulunun toplanmasına rahatsızlığı nedeniyle engel olan Başbakan’ı da işten çıkarmak “caizdir!”

Basın açıklamasında vurgulanan başlıklardan biri de Amerika’da kalkıştan sonra motorlarına kuş sürüsü girip Hudson nehrine inmek zorunda kalan uçakta, tek bir yolcunun bile yaralanmadığı tahliyeyi gerçekleştiren kabin ekibinin yaş ortalamasıydı. Kabin amirinin 60 yaş üzerinde ve ekibin yaş ortalamasının 50’nin üzerinde olduğu biliniyor. THY ise “45 yaş üzerinde kabin ekibi görmek istemiyorum!” diyerek deneyimli kabin amirlerini işten çıkarıyor. Havacılıkta en değerli şeyin tecrübe olduğunun bilincinde olmayan bu anlayışla kurum kültürü ve aidiyet yok ediliyor. Sorunlar bu nedenle uçuş emniyetini aksatacak bulgulara ulaşıyor. Bilet satışından teknisyenine, kabinden kokpite kadar sorunların temelinde yatan gerçek budur.

Cumartesi günü eylem öncesi görüştüğüm, THY işçilerinin gözlerinde “haklısınız, gönlüm sizinle ama…” ile başlayan korku dolu ifadeler çok belirgindi. Bu yolla insanların haksızlıklara karşı isyanı bir süre engellense de “verim” de alınamayacağı açıktır.

Öte yandan THY işçileri sendika üyesi olmalarına rağmen, sendikal örgütlülük, 22 yıllık yönetimin aymazlığıyla yerlerde sürünüyor. İşyerlerinde ne temsilci, ne yönetici var. İşçilerin sorunları dağları aşmış durumda ama umursayan yok. Hava İş genel başkanı ise Türk İş genel kurulundaki hamaset yüklü konuşmasında, seyirci kaldığı bu 5000 işçi kıyımının sözünü bile etmiyor. Kendi genel kurulunda reddettiği ne kadar demokratik değişim talebi varsa bunları şimdi Türk İş yönetiminden talep etmesini görenlerin “Ayçin Gökkuşağı’na mı katıldı?” diye sormaları ilginçtir! Salt AKP karşıtlığı üzerinden politika yapmanın ucuzluğuyla, kendi üyelerinin temel sorununu görmeyecek kadar tabandan kopuk bir sendikal yapıdan da, Türk İş’e karşı ancak bu kadar muhalefet beklenirdi.

İşten atılıp sendikalarına giden işçilere “yapılacak birşey yok” denerek avukat vekaletnamesi uzatılıyor. THY patronları bu nedenle Hava İş’e çok şeye borçlular! Yüklü tazminat alacak işçilerin kimisinden yüzde 25 isteyip müvekkilince azledilen sendika avukatı da, şimdilik yüzde 10 üzerinden davalara bakıyor. Oysa yüzde 5, hatta ücret talep etmeyen hukukçular var. İşte bu nedenle patronların “Köpeksiz köyde değneksiz dolaştığını!” söyleyen işçiler, artık sendika bürokratlarından umudu kesmiş durumdalar.

AKP iktidarının demokrasi, emeğe saygı ve insan hakları karnesi THY’de suret buluyor. Sadece işini kaybetmek korkusunda olan işçiler değil, bütün ülke sindirilmiş durumda. Dinlenme, ihbar edilme, tutuklanma, hatta infaz korkusu, iktidarın temel gıdası oldu. Ülkedeki muhalefetsizlik ise sendikal bürokrasinin haline benziyor. Bu durumun uzun süre devam edemeyeceğini görmek gerek. Gün gelir, üzerindeki ölü toprağını bir gecede silkeleyen halk öyle bir sel olur ki önünde durulamaz. İşte o güne hazırlanmak ve tabandan yukarı doğru gerçek bir örgütlenmeyi yaşama geçirmek için mücadele etmek gerekiyor. Gökkuşağı Hareketinin organize ettiği Taksim protestosu bu açıdan kendisi küçük ama anlamı büyük bir eylemdir…

Kamu emekçileri 21 Aralık’ta sadece kendileri için değil bütün toplumun sağlık ve güvenceli geleceği için greve gidiyor. Bu eylemin ölü toprağını dağıtacak bir adım olması dileğiyle yanlarına koşuyoruz.

airkule.com

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Gökkuşağı hareketi / Hava-İş / THY /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.