Bayram Kavgası

Ömer Yıldız - 14 Ocak 2012 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Türkiye’de kutlanan milli bayramlar 01.10.1981/17475 sayılı Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği’ne göre yapılır. En son değişiklik 29.11.2011 tarihinde yapılmıştır. Sadece 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının Yönergesi vardı. 6 kasım 1995 tarih ve 2442 sayılı yönerge Nisan 2007’de yürürlükten kaldırılıp 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile birlikte bir yönerge hazırlandı. Bu yönergenin ilanından itibaren 28. maddesi gereği eskisi yürürlükten kaldırıldı.

Buton basmalı çalışan muhalefet ve kamuoyu bu değişiklik sırasında hiçbir şey demedi. Muhtemelen okuma alışkanlığı olmadığından farkına varmadı. Bu yeni yönerge eski yönergedeki militer hiçbir yapıya dokunmadı. Bazı değişiklikler yaptı. Eskisi gibi bir komite hazırlık yapıyor. 6. madde komitenin görevlerini belirler. b) fıkrası ise
“b) Bayramların nisan ve mayıs aylarında iklim şartlarını da dikkate alarak tören ve gösterilerin varsa stadyum, yoksa hipodrom, meydan, alan, cadde, sokak ve benzeri yerlerden hangisinde yapılacağına karar vermek.” Şeklindedir. Yani ne muhalefetin söylediği gibi kalkmıştır. Ne de iktidarın söylediği gibi valilerdedir yetki. Yetki komitededir. Ayrıca komite
c) Bayramların hangi etkinliklerden oluşacağına karar vermek.
ç) Teknik komitece hazırlanan bayram kutlama programını görüşerek onaylamak.
d) Gerekli tedbirleri almak koşuluyla mevsim özelliklerini de dikkate alarak çelenk sunma dışında, bayramların, tören ve gösterilerin başlama ve bitiş saatleri ile yerini belirlemek.
e) Bayram kutlamalarına; kurum ve kuruluşların, halkın, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının etkin ve coşkulu katılımını sağlamak için gerekli tedbirleri almak.
f) Bayram kutlamalarına katılmak için 15 kasım tarihine kadar yazılı başvuruda bulunan kurumların, sivil toplum kuruluşlarının istek ve önerilerini değerlendirmek, uygun bulunan önerileri bayram programına dahil etmek ve kesinleşen programı ilgililere duyurmak.
g) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının eğitici, ilgi çekici ve eğlendirici özellikte olmasına özen göstermek.
ğ) Bayram kutlama giderlerinin karşılanması için sponsorların, belediyelerin, resmî/özel kurum ve kuruluşların katkısını sağlamak.
h) Teknik komite üyeleriyle; bayram senaryosu, saha içi gösterilerine katılan öğrencilerin araçları ve kıyafetleri ile kullanılacak müzikler üzerinde görüş birliğine varmak .
ı) Türkiye Radyo Televizyon Kurumu veya özel televizyon kuruluşlarıyla iş birliği yaparak bayram kutlamalarının tanıtımını ve yayınlanmasını sağlamak. Konularında da yetkilidir.

Şimdi asıl sorun nedir? Asıl sorun kendi çıkardığı yönergenin militarist kısmından değil de çağrıştırdığından rahatsız olan bir iktidar ve değişiklik olduğunun zamanında farkında olmayıp sonradan veryansın eden muhalefet sorunu. Yönergeden 4-5 yıl sonra mı tepki koyulur tepki olacaksa.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda Atatürkçüyüm diyenler sadece Atatürk’ün askeri yönünün yansıtılmasından rahatsız değil mi? Pedagojik olarak militarist bakış açısına karşı değil mi? Yapılan spor “tüfekli tüfeksiz hareketler” (askerlik yapanlar anladı) gibi mi olmak zorunda. Daha sivil, daha estetik olamaz mı?

Karşıyım diyenler, Atatürk’e karşısınız anladık da militarizme karşı değil misiniz. Stadyumda olmayıp okulda olunca spor denilen militarist hareketler, rap rap yürüyüşler ki tören komutanı dizlerini kırmadan tören geçişi yapması uygun mu?
h) Şeref çağrısı; tören yöneticisi beden eğitimi öğretmeninin “bayrak flama al“ komutu ile Bayrak, flama alınır ve hazır ol ! komutuyla da bütün gruplar hazır ol duruşuna geçer. “ Türk Ulusu ve Sayın Cumhurbaşkanı adına” şeklindeki bildirim komutuyla bütün gruplar,
yüksek sesle üç defa ‘sağ ol ‘ şeklinde karşılık verir. Size neyi çağrıştırıyor? Cumhurbaşkanı size yakın olunca uygun mu geldi bu durum ileri demokrasiciler? Siz de Atatürk’ü çıkaralım da militarizm kalsın mı diyorsunuz?

Üstelik ğ) maddesinde sponsorluk ile liberal anlayışın en üst örneği olarak milli bayramlar da özelleştirilmiştir. Bunun farkında mısınız? Bayram sponsorlu olmuş, siz statta mı olsun okulda mı derdindesiniz. Anlaşılıyor ki militarizm ve özelleştirmeye hiçbir kanat karşı değil.

Bayram kutlayın, kutlamayın demek beni aşar. Desem de sözümü dinleyen olmaz. Bari olmayan durumun tartışmasına sebep olmayın. Durduk yere gerilim yaratacak hareketler yapmayın. Tamam anladım gerilimden besleniyorsunuz ama benim vaktimi harcamayın. Şu yazıyı yazmak zorunda bırakmayın. Memlekette sendikama baskı son raddesine gelmiş onunla ilgili yazayım.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Bayram / militarizm /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.