İz Enerji İşçilerinin Kongre Süreci

İşçilerin Sesi - 16 Ocak 2012 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İZ ENERJİ İŞÇİLERİNİN KONGRE SÜRECİ

İlkay Öngören

İzmir Büyükşehir Belediyesinin iştiraki konumundaki İz Enerji şirketine bağlı üç bin 600 işçi, başta Park ve Bahçeler Müdürlüğü olmak üzere, Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimlerinde çalışmaktadır. Sendikalaşma mücadelesindeki konumu ve sayısal ağırlığı nedeniyle, Park-Bahçelerde çalışan işçiler belirleyici bir konuma sahipler.

1200 Taşeron işçisi, 2008 yılında örgütlenerek sendikalaşmak için mücadeleye başladılar. Mücadele ve örgütlenme, iniş çıkışlı bir sürecin ardından, 2010 yılında doruğa ulaştı. Örgütlenmedeki kitleselliği ve mücadele kararlılığını gören Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, genel seçimler öncesinde, Belediyede taşeron işçi çalıştırmaya son vereceğini duyurdu. Bunun koşullarını açıkladı. İşçilerin ve Genel-İş yöneticilerinin bu koşulları kabul etmesi ile sendikalaşma süreci tamamlandı ve toplu iş sözleşmesi imzalandı.

Taşeron işçilerinin iki yılı aşan mücadele ve örgütlenmelerine, Genel-İş Genel Merkezinin ve 3 No’lu şubenin hiçbir katkısı olmadı.  İşçilerin mücadelesine güvenmeyen, kendi konumlarının ve çıkarlarının bozulmaması için sürekli Belediye Başkanına şirin gözükmeye çalışan, bürokratik anlayışa sahip sendikacılar, ancak Belediye Başkanının açıklamasından sonra harekete geçtiler.

2. NOLU ŞUBENİN OLUŞUMU VE PARK BAHÇELERDEKİ DELEGE SEÇİMLERİ

İz Enerji işçisi, üyelik ve TİS sürecini Genel-İş 3 No’lu Şubeye bağlı olarak tamamladı. Genel-İş Genel Merkezi, sadece İz Enerji işçilerini kapsayan, 2 No’lu Şubeyi kurdu ve buraya dokuz  kişilik bir müteşebbis heyet atadı. Şube kongresinin, kuruluşu takip eden altı ay içinde yapılmasını kararlaştırdı.  Şube kongresi 200 delege ile yapılacağına göre, 18 işçiye bir delege düşüyordu.

Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışan bin 300 işçi, kongrede 79 delege ile temsil edilecekti. Bu nedenle, kongrenin nabzı Park-Bahçelerdeki delege seçimlerinde attı. Seçimlere blok liste ile gidildiğinden, buradaki delege seçimlerini kazanamayanların, Kongreyi de kazanamayacağı biliniyordu. Delege seçimlerinde, temelde iki sendikal anlayış mücadele etti. Birincisi, bürokratik sendikal anlayış, diğeri ise işçilerin çıkarlarını ve iradesini temel alan sınıf sendikacılığı anlayışıydı.

Bürokratik sendikal anlayış sahipleri kırmızı listede toplandı. İşveren vekillerinin (müdürlerin) de desteklediği kırmızı listede bürokratik eğilime sahip üç farklı grup yer alarak 79 asil 79 yedek delege listesini beraberce belirlediler. Bunlar; a) 2 No’lu şubenin müteşebbis heyetinde yer alan ve özünde 3 No’lu şubenin uydusu konumunda olan sendikal kadro b) Dernekçiler: Örgütlenme ve mücadele sürecinde Belediye-İş Sendikasında örgütlenmeyi savunan, bunda başarılı olamayınca dernek örgütlenmesine giden, Genel-İş sendikasına üyelik ve TİS sürecine zoraki dâhil olan bir grup. C) İzelman işçisinin örgütlenme ve mücadele sürecinde 3. No’lu şube yönetimindeki bürokratik anlayış sahipleri ile sürekli kavgalı olan, zaman zaman sopalarla kafa göz yaran, sol kamuoyunda “doktorcular” olarak adlandırılan bürokratik sendikal anlayış sahipleri. Bugüne kadar hep birbirleriyle kavgalı olan düşman kardeşler, işçilerin çıkarlarını ve iradesini öne çıkaran mavi listede şekillenen sınıf sendikacığı anlayışı karşısında, kongre sürecinde bir araya geldiler.

“Mavi Liste”nin delege seçimi sürecindeki çalışmaları

Bu süreçte, işçilere öncelikle, Toplu İş Sözleşmesi ile alınan ücret zammı ve sosyal hakların yetersizliği anlatıldı. Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, daha önce taşeron ve taşeron işçisine toplam olarak ne ödüyorsa, aynısını İz Enerji işçisine vereceğini söylediği herkesçe biliniyordu. Ancak yapılan hesaplamalarda ve taşeron sisteminin işverene işçi başına maliyeti ile karşılaştırıldığında, İz Enerji işçisinin maliyetinin kişi başına 100-TL daha düşük olduğu görülmektedir. Bu durum, toplu iş sözleşmesi sürecinde, sendikanın, işverenin vermeye hazır olduğu parayı alamadığını ortaya koymaktadır. Bu gerçek, tüm bölgelerdeki işçi toplantılarında anlatıldı. İkinci önemli sorun, 2011’in son aylarında gerçekleştirilen Park-Bahçeler ihalesinin, vasıfsız işçi istihdamı kapsamında yapılmasıdır. Bunun anlamı, Park Bahçelerde çalışan 1300 İz Enerji işçisinin içinde vasıf gerektiren işlerde çalışanların da vasıfsız işçi statüsünde değerlendirileceğidir. Sonuçta, TİS 37. Maddesindeki taban ücreti bin 300 Park Bahçe işçisine uygulanmaktadır. Oysaki aynı madde kapsamında çalışan işçiler yaptıkları işe göre üç ayrı grupta değerlendirilmektedir. Bu gruplar A-B-C diye belirtilmiştir. Burada vasıfsız olarak bin 300 işçi çalıştırıldığı için A grubunun aylık kaybı 100-TL, B grubunun kaybı 140-TL, C grubunun kaybı 160-TL’dir. Vasıf olayında, 3 No’lu Şube yöneticilerinin ihale sözleşmesine özellikle karşı çıkmayarak, işçilerin ekonomik hak kaybına neden oldukları düşünülmektedir. Çünkü Park Bahçelerde çalışan İz Enerji işçisini sevk ve idare eden posta başları, 3 No’lu Şubenin üyesidirler. Burada çalışan İz Enerji işçilerinin vasıf alması halinde, bu posta başların durumu tartışma konusu olacak, onlar bu konumlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilecekti. İz Enerji işçisinin vasıfsız çalışması,   kendi konumlarını koruması açısından son derece önemliydi. Onun için 3 No’lu şubenin çıkarları doğrultusunda İz Enerji ihalesi vasıfsız geçirilip, şirketin Park Bahçelerde çalışan işçileri mağdur edildi.

İkinci olarak, sendikal demokrasiye işlerlik kazandırıldı. Park Bahçelerdeki 1300 işçi, İzmir’in 24 bölgesine dağılmış durumda. Delege adayları ve yedekleri belirli kişiler tarafından belirlenmedi; bizzat sınıfın çıkarlarını ve iradesini öne çıkaran işçiler tarafından seçildi. Kişisel çıkarlar gözetilmediğinden, kirli pazarlıklara ya da ilişkilere girilmedi. İki aylık bir sürede ilkeli bir işçi muhalefeti oluşturulmaya çalışıldı. Bunda da başarılı olundu.

Bir de muhalefet odağı gibi duran, ancak izlediği sendikal politikalarla kırmızı listedeki bürokratik anlayışa yakın olan, kahverengi listeye değinmek gerekiyor. Onlarla yapılan görüşmelerde, tepeden bakan bir yaklaşım ve delege pazarlığına giren bir anlayışla karşılaşıldı. Delege adaylarını bölgedeki işçilerin belirlemesine karşı çıktılar. Yaptıkları işçi toplantılarında da kullandıkları, “mavi liste kazanacağına kırmızı listenin kazanmasını yeğleriz” şeklindeki ifadeleri ile bürokratik sendikal anlayışa yakınlıklarını göstermiş oldular. Muhalefet gibi gözükmeleri ve ayrı bir liste çıkarmaları, muhalefetle birlikte olan birçok işçide kafa karışıklığı yarattı. Bunun, kırımızı listenin kazanmasında, az da olsa, etkisi oldu.

Seçim günü ve sandıklar

Park Bahçelerdeki bin 300 İzenerji işçisi, oylarını kullanmak üzere, Fuar Alanına gitti. Doğal olarak, 2 No’lu şubenin atanmış heyeti ve delege listesi çıkaran işçiler oradaydı. Doğal olmayan, delege seçimleri ile hukuken ilgileri olmamalarına karşın, 3 No’lu şubenin yönetici ve temsilcileri ile bu şubenin üyesi ve bölgelerde posta başı konumunda olanların, seçim sandıklarının etrafında işçilerin iradesini belirlemek için uğraşmalarıydı. Örgütlenme ve mücadele sürecinde kıllarını kıpırdatmayanlar, sıra kongreye geldiğinde canhıraş çalıştılar. 3 No’lu şubenin üyesi olan posta başları, hem işçi statüsünde olmaları hem de Park Bahçelerde işlerin yürütülmesinde sevk ve idare eden konumlarıyla, oy kullanan işçileri etkilemeye çalıştılar. En etkili olanlar ise, kırmızı listeye olan destekleri ile işçiler üzerinde baskı oluşturan işveren vekilleri idi. Bürokratik sendikal anlayış sahipleri, kendilerine yakışanı yaptı. Seçimler blok liste esasına göre yapıldı. Kırmızı liste 780, mavi liste 336 ve kahverengi liste 80 oy aldı.

Park Bahçe delege seçimlerinden sonra, diğer birimlerdeki delege seçimleri yapıldı. Bu seçimler, Park Bahçe delege seçimlerine göre nispeten tartışmasız geçti. Ardından 24 Aralıkta şube kongresi yapıldı. Kongreye, delege seçimlerini kazanan “Kırmızı Liste”nin kendi içinden oluşturduğu tek liste ile gidildi ve Taner Şanlı başkanlığındaki liste şube seçimlerini kazandı.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Genel-İş / İz Enerji /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.