Cerrahpaşa: Bir Günlük Direniş Çadırının Etkileri ve Açmazlar

N. Cemal - 10 Şubat 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

CERRAHPAŞA: BİR GÜNLÜK DİRENİŞ ÇADIRININ ETKİLERİ VE AÇMAZLAR

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanesinden 31.12.2011 tarihinde işten atılan 43 taşeron işçisine bildirim ancak 25 gün sonra (25 Ocak’ta) yapıldı. İşçiler bilgileri dışında 25 gün boyunca kayıtsız, sigortasız ve yasadışı olarak çalıştırıldılar. 25 gün sonrasında ise sadece sözlü olarak “işten atıldınız” demekle yetinildi. İlginçtir, 31 Aralık tarihinde işten atıldığını bilmeyen bir taşeron işçisi 13 Ocak’ta “mazeret izni” başvurusu yapmış ve bu istemi resmen reddedilmiş.  Atıldıkları söylendiğinde ise, çalıştıkları 25 günülük maaş alacakları, tazminatları ve tüm hakları yok sayılmış, soranlara ise “gidin dava açın” denilmekle yetinilmişti…

Yürüyüş ve Basın Açıklamaları

Cerrahpaşa Hastanesinden işten atılan taşeron işçileri “yazılı ve resmi bir bildirim yapılmadığı” gerekçesiyle 26 Ocak’ta işbaşı yaparak çalıştılar. Aynı gün öğle saatlerinde ve yemek paydosu sırasında durumu açıklayan ve protesto eden bir de basın açıklaması gerçekleştirildi. Direniş çağrısı yapılarak kararlılık belirtildi. Açıklamada, Cerrahpaşa Hastanesinde örgütlü bulunan ve üyeleri bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası/SES, Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği/Taş-İş-Der ile örgütlenme çalışmaları yürüten DİSK Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası aktif olarak yer aldı. Daha sonrasında ise protesto yürüyüşleri eşliğinde iki basın açıklaması daha gerçekleştirildi. Son yürüyüş 7 Şubat’ta gerçekleşti ve yemekhane önünden başlayarak Dekanlık binasına kadar sürdü. Dekanlık binası önünde yapılan konuşmalar ve protesto sloganlarının sonunda ise, “yarın direniş çadırını kuruyoruz” denildi. Bu esnada Taş-İş-Der tarafında iki bin civarında “Taşeron İşçilerinin Sesi” Bülteni dağıtılarak süreç hakkında bilgilendirme yapıldı…

Direniş Çadırı Kuruluyor

8 Şubat Çarşamba sabahı işten atılan taşeron işçileri direniş çadırını kurdular. Cerrahpaşa Hastanesi ana giriş kapısının önüne kurulan direniş çadırı sağlık personelinin, doktor ve hocaların, öğrencilerin ve hastaların dikkatini çekti. İşten atılan işçiler imza kampanyası başlatarak seslerini duyurdular. Durumlarını ve direniş nedenlerini anlattılar. Bir kadın işçinin hastalarla kurduğu diyalogu ve “bizi işten attılar, siz artık daha çok kuyrukta bekleyeceksiniz” diyen dikkat çekici çağrısını hatırlıyorum. Sağlıkta oynanan rant oyununa dikkat çekiyor, yeni sağlık sistemiyle dayatılanların kendileri gibi sağlık emekçilerini vurmakla sınırlı kalmayıp, asıl hedefinin hastalar olduğunu dile getiriyordu. Yağan kar ve tipi, dondurucu soğuk karşısında bir teneke içine yakılan ateşle ısınılıyor, sloganlar atılıyor, çağrılar yapılıyordu.

Direniş Çadırının Etkisi Açığa Çıkıyor

Direniş çadırı birkaç saat içinde ses getirdi ve Taş-İş-Der’lilerin ifadesi ile de, “mücadele edilmeden sonuç alınamayacağı” gerçeğini hemen gösterdi. Daha önce görüşülen ve muallâk bir ifade ile “işe geri alınacaksınız, maaşlarınız ödenecek” diyen Dekanlık, hemen direnişçi işçileri makamına çağırdı. Saat henüz öğle saatlerini gösteriyordu. Yöneticiler direniş çadırından rahatsız olmuşlardı. Yani, direniş çadırı ilk etapta hedefine ulaşmıştı ve bu iyiye delaletti. Dekanlık binasına atılan işçilerin temsilcileriyle birlikte SES temsilcisi de gitti. Çadırdakiler merakla bekliyordu. Dekanlığın talebi, “derhal çadırı kaldırın” oldu. “Mart sonu işe iadeniz gerçekleşecek. Yönetim olarak bu yönde bir karar aldık. Maaş alacaklarınız için ise çalışmalarımız sürüyor…” açıklamaları çadırda bekleyen işçilerle paylaşıldı. “Karar sizin” denildi.

İşçiler “Direnişe Devam” Dediler

İşçiler önce “vaatlerine dair bizlere yazılı bir belge versinler…” dedi. SES adına, “böyle bir belge vermezler…” denildi. İşçiler açık ve netçe “bu vaade güvenemeyiz” dedi. SES temsilcisi, “karar sizin” demekle birlikte başından beri yürüttüğü “sosyal diyalogcu sendikacılık” tavrını sürdürerek verilen vaatlere dikkat çekmekte ısrarlı oldu. İşçileri de bu yönde etkilemeye çalıştı. Direnişi sürdürmek ve direniş çadırını devam ettirmek yerine bekletmeyi tercih etti. Bu yaklaşımın başlangıçta net bir etkisi görülmedi. Çadırda yapılan sesli ve sözlü oylamada coşku ve kararlılık içindeki “DİRENİŞ!” ve “Devam Ediyoruz!” sesleri baskın çıktı. Öğle saatlerinin bitiminde de bu hava hakimdi. SES temsilcisi direniş çadırından ayrıldı ve önceden olduğu gibi işçilerin genel toplamından ve direniş çadırından uzakta etkinlik kurmaya çalıştı. Cerrahpaşa Hastanesinde örgütlü oluşları ise buna imkan sağladı.

Çadır Önünde Açıklama

Direniş çadırı önünde basın açıklaması gerçekleştirildiğinde ise Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği/Taş-İş-Der ile Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası vardı. Taş-İş-Der megafonundan yapılan ısrarlı çağrıların birinci hedefinde çalışan sağlık emekçileri yer aldı:

400 İşçi Daha İşten Atılacak

“Haberiniz var mı? Çapa’dan 8, Cerrahpaşa Hastanesinden 43 arkadaşınız işten atıldı. İstanbul Üniversitesi yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde birinci elden ve asli kaynağından öğrendiğimiz gerçeklik ilk etapta 400 işçi arkadaşımızın daha işten atılacağıdır. Şu an işten atılan arkadaşlarınız yağacak yağmur ve akacak sel öncesindeki gök gürültüsü misalidir. Sırada sizler varsınız ve yarın bu 43 arkadaşınız işten atılacak olan sizlerin yüzde onu olarak kalacaklar. Başınıza gelmeden önce onlara destek verin, dayanışma elinizi uzatın. Bugün işten atılan arkadaşlarınızla birlikte vereceğiniz mücadele yarın sizin işten atılmanızın da önünü kesen bir mücadele olacaktır…

Susma, sustukça sıra sana da gelecek! İşten atmalar durdurulsun! Atılan işçiler derhal geri işe alınsın!”

Direniş çadırı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında kadın ve erkek işten atılan iki işçi konuşma yaptılar. Taleplerini ve süreci anlattılar. Kararlılık vurgusu yaptılar.

SES ve “Bekle-Gör” Politikaları

SES, sendika olarak inisiyatifi elden bırakmamak ve “bekle-gör” anlayışını hayata geçirmek üzere çaba sarf etti. Kendilerini “memur” dekanlığı da “amir” olarak gören bir algıyla “sosyal diyalogcu sendikacılık” anlayışına sarılıp, hastane yönetimi tarafından verilen vaatlere bel bağlanmasını empoze etti. İlk günden itibaren Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası ile aralarında oluşan tatsız rekabet anlayışını da (ki Taş-İş-Der bunun zararlarına dikkat çekmişti) buna ekleyince, sınıfın çıkarı ikinci planda kaldı. SES bu tutumuyla Cerrahpaşa Hastanesinde fiilen Taş-İş-Der’i de etkisiz kılarak yalıtmaya çalıştı. Taş-İş-Der’in bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu çaba ve deneyimleri ise görmemezlikten gelindi. Ne için ve kim için? Dekanlık ve vaatlerinin “bekle-gör” anlayışı ile gerçekleşmesini beklemek için…

Çadır Kalkıyor

Basın açıklaması ve kararlılık vurgularından birkaç saat sonra çadır içinde toplanan işçilere “çadırın akıbeti” tartıştırıldı. Atılan işçilerin kendiliğinden bilinci üzerine inşa edilen “yönetimle kötü olmama” anlayışı vücut bulmaya başladı. Karşı çıkan, tepki gösterenler olmakla birlikte, genel eğilim ”sözlerini tutmaları için zaman tanıyacağız” oldu. “Mart sonu Nisan başına kadar sözlerini yerine getirmezlerse çadırımızı yeniden kurarız” diyor ve “çadırı kaldırma” kararı alıyorlardı. Birkaç işçi çadırda kaldı ve diğerleri, “SES ile görüşeceğiz ve danışacağız” dediler. Kalanlar için ise bu danışmanın cevabı çoktan belliydi…

Kim Sorumlu?

Cerrahpaşa Hastanesinde sabah saatlerinde kurulan direniş çadırı akşam saatlerinde kaldırılmış oldu. Dekanlık vaatlerine ve “sosyal diyalogcu sendikacılık” anlayışlarına bir direnişin daha kurban edildiğini gördük. Bu tutumun ise önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek olan işçi kıyımları için dekanlığa moral verdiğine dair hiçbir şüphemiz yok. Peki, bundan kim sorumlu olacak?

İşten Atılmaları Önleyici Eylemler

Aynı günün akşamında Çapa’da Taş-İş-Der tarafından bir durum değerlendirmesi toplantısı yapıldı. Toplantıya yüz kadar taşeron işçisi katıldı. Cerrahpaşa’da yaşanan süreç konuşuldu. Atılacak olan 400 işçi gündeme alınıp değerlendirildi. Hemfikir olunan nokta, “işten atılmalar başlamadan önce direniş ve yürüyüşlerimize başlayalım. Yönetimi uyaralım. Sessiz kalmayacağımızı gösterelim” oldu.

İşten çıkarmalar devam edeceğine göre, mücadele de büyüyerek sürecek demektir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Cerrahpaşa Hastanesi / Dev Sağlık-İş / SES / TAŞ-İŞ DER /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.