HEY Tekstil İşçileri BİRLEŞİN!

B.Umutcan - 16 Şubat 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

HEY Tekstil İşçileri BİRLEŞİN!

Yıllık kapasitesi 25 milyon âdete ulaşan bir firma bir gün içinde nasıl iflas eşiğine gelebilir? Tabii ki patronlarda oyunun içinde oyunlar olduğunu biliyoruz. İşte o oyunlarında biri de İstanbul Halkalı’da bulunan Hey Tekstil’de yaşanıyor.

Üç aydır maaşlarını alamayan ve aynı zamanda ücretli izne çıkarılan işçiler, izin dönüşünde kışın ortasında toplu olarak işten atılmayla karşılaştılar.

Ortalama 5-11 yılları arasında çalışan işçiler olduğunu düşündüğümüzde, işçilerin alacakları işçiler için büyük, patron için ise küçük bir meblağ olabilir. Ama patron belli ki işçilerin alacaklarını da mümkün olduğunca geciktirme yoluna gidecektir. Tarzı da bunu gösteriyor. Bunun farkında olan işçiler ise, ilk günden beri fabrikanın önünde direnişe geçtiler.

Hey tekstil patronun çalışma faaliyetlerine baktığımızda hiç de işlerinin kötüye gittiğini söyleyemeyiz, tam tersine krizle birlikte sermayesini arttırarak yeni yatırımlar yaptığını gazetelerden okuyoruz. Aynı zamanda da kendi web sitelerine de baktığımızda bunu görebiliyoruz.

Hey Tekstil nasıl büyüyor

“1992 yılında kurulan Hey Tekstil firması İstanbul Mahmutbey’de 30.000 m2 kapalı alanda faaliyetlerini sürdürmektedir. 350’si beyaz yakalı olmak üzere 1.450 çalışanı ile örme hazır giyim üretiminde Türkiye birincisi konumundadır. Sektörde en büyük Avrupa pazarı tedarikçilerinden biri olan, yuvarlak örme, ağırlıklı olarak çocuk ve bayan alt ve üst giyim imalatı yapan Hey Tekstil’in yıllık kapasitesi 25 milyon adettir.
Hey Tekstil, aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası’nın 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında 2000 yılından itibaren yer almaktadır. Türkiye’nin en başarılı ihracatçı firmaları sıralamasında da ilk 100 içinde yer alıyor. Aynı zamanda Hey Tekstil, dünyanın en yaygın perakende zincirlerine sahip ilk yüz markasına hizmet vermektedir” diye devam eden bir serüven.

Hey tekstil sadece hazır giyim ve örmede sektöründe değil, aşağıda görüleceği gibi farklı sektörlerde de faaliyet yürüttüğünü görüyoruz.

Hey Tekstil Örme San. Tic. A.Ş Çankırı Çerkeş’te bulunan firmada 900 işçi çalışıyor. Ayrıca Nevşehir, Batman ve Kastamonu’da da örme 200 işçi çalışan fabrikaları var.

HC Tekstil Taş. Güm. İth. İhr.Ltd.Şti Florya Beşyol’da olup 300 çalışanı bulunuyor  -CBS Bilişim San. Ve Dış Ticaret A.Ş.- Hey  Turizm İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti –Heyteks Tekstil San. ve Paz.  A.Ş. –Hey Trends) toplamda dört bin civarında bünyesinde işçi çalıştırıyor.

Evet, sıradan birkaç işçi çalıştıran bir patrondan bahsetmiyoruz. Hey tekstil patronun kısa denebilecek bir süreçte bunca şirkete nasıl sahip olabiliyor? Bunun tabii ki bizim açımızdan net bir cevabı var: aşırı derecede sömürü, baskı ve düşük maliyetli işçi ücretleri….

Belli ki Hey Tekstil patronu işçilere düşük ücretle çalıştırmanın yanı sıra birde aylarca ücretlerini vermeyerek de bu parayla başka yatırımlar yapıyor.

Yani binlerce çalışan işçiye ücretlerini vermeyerek, işçilerin sırtından kendisine yeni yatırımlar yapabiliyor. İşçinin parasıyla yeni fabrikalar açan patron işine gelmediğinde işçileri keyfi bir şekilde kapı önüne koyabiliyor. İşçilerin yaşamlarını sürdürmeleri için ücretlerinin dışında hiçbir gelirlerinin olmadığı bilindiği halde, bu işçilerinin yaşamlarını nasıl sürdüreceklerine dair bir sorumluluk duymadıkları gibi, işçileri kapı önüne atabilme cesaretini kendilerinde görebiliyorlar.

Dava açmak zorlaşıyor

Hey Tekstil işçiler bir yandan fabrikanın önünde parasız pulsuz direnirken, karşılarına bir de hukuk duvarı çıkıyor. AKP hükümetinin, mahkemelerin daha hızlı çalışması ve dosya yükünün azaltılması adı altında açılacak davanın dosya parasının peşin alınmasına yönelik bir yasa idi. Aslında bu yasanın çıkması demek, patronların bundan sonra işçi ve emekçilere yönelik hak gasplarını daha da keyfileştireceğinin habercisi idi.

Hey Tekstil işçilerin karşılaştığı gibi 3 aydır maaşlarını alamadıkları gibi, patrona dava (dava masrafı 600-700 TL ) açmaları da fiilen zorlaşıyor. Başta patronlar ve onların hükümeti işçilerin hukuki yollardan dahi haklarını aramaya tahammül edemedikleri bir süreci yaşıyoruz.

Hey Tekstil patronu Aynur Bektaş aynı zamanda Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanlığı yapmış ve halen TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı. 2008 yılında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından hazırlanan, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in onur konuğu olduğu 6. Ulusal Girişimcilik Kongresi’nde Onur Ödülü almıştı.

Aynur Bektaş Batman’daki işçilere de aynı oyunu oynuyor

Bilindiği üzere Güneydoğu Anadolu Kalkındırma Projesi adı altında AB’den ve devletten destek alınarak açılan Batman’daki Hey Tekstil’in 2008 yılında Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından açıldı.

Görüldüğü gibi Hey Tekstil patronu kendi cenahında hatırı sayılı bir konumda olduğu görülüyor. Aynı patron sadece İstanbul da işçilerin 3 aydır maaşlarını vermediği gibi, bunu bir alışkanlık haline getiren ödüllü patron, Batman’daki fabrikada çalışan işçilerinde ücretlerini aylarca ödemiyor. Bunun için Batman Hey Tekstil işçileri 2011’in sonunda “haklarımızı verin” diyerek eylem yapmışlardı.

Evet, bir yandan AKP hükümeti “ileri demokrasi” diyerek toplumu bir baskı cenderesi içine alarak sindirme yolu izlerken, bir diğer taraftan çalışma yaşamına dair saldırılarını yasallaştırarak patronların keyfi davranmalarının önündeki engelleri kaldırıyor. Sadece sendikal örgütlülüğü dağıtmıyor, toplumu kutuplaştırarak muhafazakârlaştırıyor.

Sonuç olarak, patronlar işçi ve emekçilerin örgütsüzlüğünden ve dağınıklığından yararlanarak saldırılarını daha da arttırdıklarını görüyoruz. Sadece işten atılmalar değil, kazanılmış haklarımıza yönelik saldırıların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz.

Hey Tekstil patronu 4 bin civarında işçi çalıştırıyor. Bugün bu işçilerin 420 tanesini keyfi bir şekilde işten çıkarabiliyor. Bu diğer işçilerin üzerinde de bir baskı yarattığını unutmamalıyız. Bizler ya patronun bu baskılarına boyun eğeceğiz ya da buna karşın güven temelinde bir araya gelmenin yollarını bulacağız. Çünkü patrona göre “dışarıda bir sürü düşük ücrete çalışacak işçi var” düşüncesiyle işçilere baskı uygulayacak. Bugün İstanbul’daki Hey Tekstil işçilerine saldıran patron, yarın diğer işçilere de saldıracaktır. Batman işçilerine saldırdığı gibi. Bundan dolayı patron bizleri işten çıkarmadan bizler İstanbul’da atılan işçilere sahip çıkmalıyız. Onların mücadelesine vereceğimiz en ufak bir destek diğer çalışanların iş güvencesi olabilir.

Hey Tekstil grubu bünyesinde çalışan işçi arkadaşlar BİRLEŞİN!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: HEY Tekstil /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.