4+4+4 Yazıları

Ömer Yıldız - 23 Şubat 2012 - Türkiye / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Her işimiz gibi eğitimde de “tepeden” şekil vermeler uygulanır. Kafalarında bir ampul yanar “hadi bakalım bu “ampule” uygun bir düzenleme yapalım” derler. Son uygulama 4+4+4.

Geçmişinde “devşirme” olan ve bu çocuklara “iyilik” yapıldığını savunup, öğünen bir “nesil” evlerinden, yurtlarından sürülürken ölen/öldürülenlerin çocuklarını “evlatlık” alıp bunları okutup “adam” ettiğiyle öğünür. Bu “vicdan”dır sözümona. Çocukların yaşadıkları travma hiç göze görünmez. Zaten çocukturlar, anlamazlar, diye düşünülür. Oysa o kadar çok anlarlar ki travmatik bir nesil bile oluşur. Fakirliğinden sorumlu olduğunuz dilenciye elli kuruş verip vicdan rahatlatmak gibidir bu. Üstelik cennet hayalleri kurulur elli kuruşla.

Köyden kırdan ana kuzusu çocukları toplayıp eğitimde şaha kalkacağız diye anasından babasından farklı insanlar olarak yetiştirirsen sana hayır dua okunmaz. Zaman gelir birileri “beni benden ettin” der ve hesap sorar. Anlatırsın “şöyle iyiydi, böyle yararlıydı” diye. “Bu çocuklar dünya klasiklerini okudu. Vals yapıyor, duvar örüyor” dersin. Çocuğun ailesi ise “benim çocuğum bu değil, ben bana benzeyen evlat isterim” der. Der ve hesabını sorar.

Görüldüğü gibi geçmişte, yakın geçmişte bu tür “nesil” şekillendirmeleri olmuştur. Bu dönemler bireysel hakların gelişmediği, dünyada da bu tür uygulamaların yapıldığı dönemler olarak yorumlanıp “hoş görme” çabası olabilir. Tarih olarak o dönemde yapılagelen uygulamalar olduğu konusunda haklıdırlar ama pedagojik açıdan bu yıkımları yaşayan çocukların benliğine işlemiştir bu uygulamalar. Daha da vahimi “doğru” olarak yorumlanır ve tekrarı her zaman gerçekleşir. Kendisine uygulananı başkasına uygulamakta beis görmez.

Medreselerde din ağırlıklı eğitim alan bir kısım halkın çocuklarına birden bire farklı bir eğitim sistemi dayatırsan bu hayal kırıklığı dededen toruna aktarılır gider. Sotede hesap sormayı bekler. Sonra da güçlendiğinde tersine işletir çarkı. Herkesi laik gören kafaların tersine herkesi Müslüman görür. Sonra da 4+4+4 gibi bir uygulama “ampul” gibi yanar kafada. Bu bir yüzleşme değil hesaplaşmadır. “Aldım verdim ben seni yendim” diye sayarken tekerlemeyi üstte kalan ayak hakimdir. Onun dediği doğrudur. Çocuklar bunu anlar ama “intikam” hissini anlarsa yanlış yetişir. İntikamcı olursa “nesil” bozuk olur. “Kinine sahip çıkarsa” kindar olur.

Bilimsel veriler çocukların On yaşlarında somut kavramları algıladığını söylüyor. Yapılacak uygulama ile siz ona meslek eğitimi vereceğiz diyerek dini eğitim verme hayalleri taşıyorsanız çocuğa yazık edersiniz. Doktorluğu “doktorculuk”, polisliği “dikşın dikşın” olarak görecek yaştaki çocuğu “mesleğe” sevk ederseniz ayıp edersiniz. Hele bunu sadece birinin ak dediğine diğerinin kara demeyi marifet saydığı siyasiler aracılığı ile yaparsanız yanlış yaparsınız.

Tüm dünyada mesleğe yönelme en az on beş yaşlarında gerçekleşirken siz on yaşında mesleğe yöneltirseniz eğitimden anlamıyor sadece intikam alıyorsunuz derim. On iki yıla çıkaracağız diyerek tepkileri hafifletip aslında kesintisiz eğitimi ortadan kaldırmak isterseniz belki rövanş alırsınız ama bir gün sizden de rövanş almak isterler ve benim öğrencilerim mağdur olur.

Geçmişteki bazı örnekler şu an ki yönetenlerin kafasındaki düşünceyi bitiremedi. Şu an yönetenlerin uygulamaları da insanların kafalarındaki düşünceyi bitirmez. Doğrusu; eğitimcilerden alınacak görüşler doğrultusunda 2+12 sistemini kurmaktır. Bu düzenlemeyi yaparken ne kadar bilimsel ve pedagojik kurallara uygun davranırsanız fikirlerinizin yaşaması ve bir rövanş ile karşılaşması gerçekleşmez.

Bu düşünceleri yönetenlerden umutlu olduğum için yazmadım. Biliyorum ki ne İsa’ya ne Musa’ya yaranacak yazdıklarım. Ancak geçmişteki uygulamaları savunanlar da şimdi uygulama yapmak isteyenler de özeleştiri yapmalıdır. Birlikte bilimsel eğitimin temelleri geç de olsa atılmalıdır. Çocuğum annesine babasına da benzesin isterim. Okula gönderdiğim çocuğumun onu yönetenlerin kopyası gibi çıkmasını istemem. Okullarda seri üretim ürünleri gibi bir birine benzer kopya çocuklar yetişsin istemem. Bilimsel olmayan eğitimde ilk 4’ten sonra çocuğumu okula göndermem ve memlekete kötülük yapmış olursunuz. Ben çocuğumu öğütülsün diye okula göndermem. Ben çocuğumu “model gösterdikleri, kendilerine göre dünyada eşi benzeri olmayan liderlerine!” benzesin diye okula göndermem. Eğer bilimsel bir eğitim vermezseniz memleketin yarısı size benzemek istemediğinden okullara göndermezler. Bunu mu istiyorsunuz? Sizden olmayan kalmasın. Size benzemeyen yok mu sayılsın?

Vicdanınıza seslenmiyorum. Vicdansızlığınızı tespit ediyorum.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 4+4+4 / eğitim /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.