Asgari Ücretlinin “4+4+belki”si

Ömer Yıldız - 24 Şubat 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Babam iki büyüğüyle üç kardeştiler. Üçü de İstanbul’da işçi. Döküm fabrikasında, şimdi kapanıp kaldırılmış olan Haliç’teki fabrikada. Babam biz yeni doğduğumuzda bizi köye bırakıp Almanya’ya işçi olarak gitmiş. Amcalarım İstanbul’da işçi.

Biz dört kardeştik. Büyük amcamın altı, diğerinin dört çocuğu var. İstanbul’da işçi çocuğu on tane kuzene sahibim benden küçük büyük. Biz dört kardeşin üç tanesi üniversite okuduk köyde yaşayıp. Bazılarımız bitirdi bazılarımız öldü ama okuduk. Babamın okutmadığı kız kardeşim Almanya’da işçi. Benim on işçi çocuğu kuzenimden hiç birisi ilkokuldan sonra okumadı. Sadece ilkokul zorunlu ve parasızdı. İlkokulu bitiren dokumada işçi oldu. Sonradan iş değiştirenler, şimdi emekli olanlar oldu ama hepsi on yaşında dokuma işçisi oldular küçük bedenleriyle. Amca çocuklarım onda sıfır, biz dörtte üç.

Niyetim ailemi tanıtmak değil; ailemde yaşadıklarımdan bir işçi çocuğunun ne kadar okuyabileceğini göstermek. 4+4+4 diye getirdikleri “sistem” tamamen intikam amaçlı rövanş programıdır. Bu yaşanmışlıkları değil, kendi çektiklerini düşünerek çıkarılmaya çalışılan bir sistem. Hayat sadece kendi çektiklerimizden ibaret değil ki. Sadece imam hatiplere gidemeyenler yok bu ülkede, okuyamayanlar var. Zorunlu eğitim sayesinde çocuk yaşta “işçi” olmak zorunda kalmayanlar var. On beş yaşında zorunlu eğitim bittiğinde çalışmak zorunda kalanlar var. İşçi çocukları var asgari ücretli açlık çeken. Ailesinin önceliği “ekmek” olunca çalışmak zorunda kalanlar var. Şimdi siz diyorsunuz ki “ilk 4’ten sonra açıktan okusun çalışsın. Zaten işçi çocuğunun okumasına ne gerek var.”

Bir kesim kendine göre haklı bir söylemle “kız çocuklarının okutulmayacağını” söylüyorlar. Bir çok konuda oldukları gibi “geçmişte düşünüyorlar”. Sorun kız çocuklarıyla sınırlı değildi ve şimdi de değil. Geçmişte on kuzenimin beşi kız beşi erkekti. Hiçbiri ilkokuldan sonra okuyamadı. Şimdi de kız erkek asgari ücretlinin çocuğu ilk 4’ten sonra okuyamayacak.

Bakan açıklamasında diyor ki: 4+4+4’ün son dördüne hazır değiliz “inşallah” 4-5 yıl içinde geçeceğiz. Yani toplamda 12 yıl zorunlu yok. Olan 4+4+belki. Belki kısmı asgari ücretlinin çocuğunun orta öğretiminin yok olacağını “müjdeliyor!” , ikinci dört kısmındaki esneklik on yaşında sanayi çıraklarını işaret ediyor. O zaman doğru ilk 4’te %100’e ulaşırsınız ama diğer 4’lerde vebale bulaşırsınız.

Türkiye’nin çocukları Avrupa’nın işçisi olmalı fikrinden çıkmıyor mu “üç çocuk yapın” fikri. Yaşlı Avrupa burjuvasına genç işçiler projesi değil mi? Ülkemizde bile batının gün geçtikçe daha fazla iş yükünü doğulu çocuklar “işçi” olarak çekmiyor mu? Beş yaşında mevsimlik işçiliğe başlamış çocuklar büyüyünce otellerde, taşeron firmalarda “amele” değil mi? Şimdi de topyekun ülke çocukları dört yıllık eğitimden sonra burjuvanın işçisi olacak.

Bakan eleştirileri ideolojik buluyor. Doğru sizin yaptığınız da ideolojik bizim söylediğimiz de. Bu hep böyle olmuştur ve olacak. Siz bizim haklarımızı burjuva lehine gasp etmeye çalışacaksınız, biz emekçilerin cephesinden bakacağız hayata.

Yapılan düzenleme ne eğitimin süresini arttırıyor ne de kalitesini. Yapılan düzenleme safların hizaya getirilmesidir. Ayaklar ayak gibi başlar baş gibi eğitim alacak. Tıpkı hastanelerde olduğu gibi. Neoliberaller sağlık alanında istediklerini son yasal düzenlemelerle gerçekleştirdiler şimdi sıra eğitimde. Zaten eğitimin başına da kamu reformu! Tasarısının mimarının! Getirilmesi boşuna değil. 4+4+4’e topyekun karşı çıkmazsak liberalizm son işini de başarmış olacak. Şarkıdaki “işçisin sen işçi kal” sözü “işçi isen çocuğun, torunun da işçi olmak zorunda” şeklinde değiştirilebilir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 4+4+4 / Asgari Ücret / eğitim / İşçi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.