Adımız Taşeron Soyadımız Köle – Cemal Bilgin

N. Cemal - 9 Mart 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

ADIMIZ TAŞERON, SOYADIMIZ KÖLE

BİR ÖMÜR BÖYLE GEÇMEZ! *

İstanbul Üniversitesi Çapa Hastanesi’nden sekiz, Cerrahpaşa Hastanesi’nden ise kırk üç taşeron işçisi işten atıldı. Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Taş-İş-Der) temsilcileriyle görüşen İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Kamil Adalet’in beyanına göre 400 taşeron işçisi daha mart ayı sonu itibariyle işten atılacak. İşten atmalara ve 400 işçinin daha işten atılacak olmasına karşı çıkan Taş-İş-Der, Çapa Kampüsü Sağlık Meclisi’nin de desteğiyle direniş hazırlığında. “İşten Atmalar Yasaklansın, Atılan İşçiler Geri Alınsın” şiarıyla, atılacak işçilere dair bilgilendirme ve uyarma çalışmalarına başlandı. 21 Şubat tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Hastanesi monoblok binası önünde bulunan parkta bilgilendirme ve uyanış çadırı kuran Taş-İş-Der’in asli hedef ve talebi ise “taşeron sistemine son vermek ve taşeron çalışmayı tarihe gömmek.” Çadırda bilgilendirme çalışması yapmak için yıllık iznini kullanan hastabakıcı Cemal Bilgin ile sürece ve yaşadıklarına dair konuştuk:

Kölelik Düzenine, Taşeron Sistemine Son!

“1997 yılında liseden mezun oldum ve 1998 yılında Çapa Hastanesi’nde işe başladım. Ben işe başladığımda asistan ve uzman konumunda olanlar, doçent ve profesör oldular. Şu anda da yöneticilerimiz konumundalar. Biz ise o gün bu gündür hala taşeron sisteminde kölece çalıştırılıyoruz. Hayatımıza ve çalışma koşullarımıza dair bir gelişme olmadığı gibi, her geçen gün daha fazla hak gaspına uğruyoruz. Adımız taşeron, soyadımız köle oldu ve bu ad üstümüze yapıştı kaldı. Kendi adımızı bile unutur olduk. Öyle ki, kendi çalıştığımız hastanede bile sağlık problemi nedeni ile tedavi için başvurduğumuzda 3. sınıf insan muamelesi görüyoruz ve ‘sen taşeron işçisisin’ diyorlar. Gençliğim buralarda ve bunlarla geçti. Ama biliyoruz ki bir ömür böyle geçmez. Bu nedenle de kölelik düzenine ve taşeron sistemine son diyoruz. Taş-İş-Der olarak da asıl hedefimiz taşeron sistemini tarihe gömmektir. Derneğimizi de bu amaçla kurduk.

İşten Atmalar Yasaklansın, Atılan İşçiler Geri Alınsın!

Şu anki acil talebimiz ve Çapa’da kurduğumuz çadırın amacı ise atılan işçi arkadaşlarımızın geri alınması ve atılacak olanlar listesinin durdurulmasıdır. İşten atmalar yasaklansın, atılan işçiler geri alınsın, diyoruz. Çadırımızda bu yönde bilgilendirmelerde ve uyarılarda bulunuyoruz. Çalışan arkadaşlarımız bulundukları birimlerde işten atılmakla tehdit ediliyor ve ‘o çadıra gitmeyeceksiniz’ diye uyarılıyorlar. 400 kişinin işten atılacağı o listede kimin olduğunu bilmiyoruz ve arkadaşlarımıza, ‘belki de atılma sırası sende’ diyoruz. ‘Atılmadan, kapı önüne konmadan önce önlemini al. Gel, bu işçi kıyımını birlikte önleyelim’ diyoruz.

Güvenceli İş, Güvenli Gelecek!

Artık üç ayda bir taşeron ihalesi yapmaya başladılar. Ortalığı köle pazarına çevirdiler. Bu gidişle sıranın tek tek hepimize geleceğini biliyoruz. Mevcut taşeron sistemiyle, üç ayda bir işten çıkartıp yeniden alarak hiçbir kazanılmış hakkımız kalmasın istiyorlar. Bu ise, iş güvencemizin ve güvenli bir geleceğimizin olmaması anlamına geliyor. Geleceğimiz için, çoluk çocuğumuz için mücadele ediyoruz.

Kadrolu Çalışmak İstiyoruz!

1112 taşeron işçisi arkadaşımızın, ad ve soyadları belirtilerek asli işveren olan hastanede kadrolu olarak çalışması gerektiğini bildiren müfettiş raporları var. Müfettiş raporları mahkeme kararı haline de geldi. Lehimize olan müfettiş raporları ve mahkeme kararı bile aleyhimize uygulanmaya çalışıyor. ‘Yasa dışı bir uygulamayı gideriyoruz ve mahkeme kararını uyguluyoruz’ diyen hastane yönetimi başka bir yasa dışı yola başvuruyor. ‘Artık taşeron işçi çalıştırmıyoruz’ bahanesi ile taşeronda çalışan işçi arkadaşlarımızı işten atıp, KPSS dayatması ile yerlerine başkalarını işe alıyorlar. Müfettiş raporları ve mahkeme kararı ise bizzat bu taşeron işçisi arkadaşlarımızın kadroya alınması yönündedir. Bizlerin talebi de bu, kadrolu çalışmak istiyoruz. Daimi işçi statüsünde çalışmak istiyoruz.

Hiçbir Hak Mücadele Etmeden Kazanılamaz!

Derneğimizi kurmadan önce koşullarımız çok daha ağırdı. Çalışma sürelerimiz belli değildi. Fazla mesai ücreti diye bir şey yoktu. Yıllık izin haklarımız kullandırılmıyordu. Mücadele ettik ve çok yol aldık. Bütün bu haklarımızı artık kullanabiliyoruz. Müfettiş raporları ve mahkeme kararları talep ve mücadelelerimiz sonucunda oluştu. Yeterli mi? Hayır! Taşeron çalışma bir sistem sorunu ve kalıcılaştırılmak isteniyor. Yasal alt yapısı hazırlanarak, taşeron kölelik sistemi yasal ve kalıcı kılınmaya çalışılıyor. Bunu başardıklarında ise artık lehimize mahkeme kararları da, müfettiş raporları da olamayacak. Taşeron kölelik sistemi yasal hale gelecek. AKP Hükümeti’nin çabaları bu yöndedir. Bizim mücadelemiz ise taşeron sistemine ve kölelik düzenine karşıdır. Hiçbir hakkın mücadele etmeden kazanılamayacağını bildiğimiz kadar, kazanılmış haklarımızı korumak ve işler hale getirmek için de mücadelenin şart olduğunu biliyoruz. Kurduğumuz çadırın amacı da budur.

Bütün sınıf dostlarını mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz. Mücadelemiz mücadelenizdir diyoruz.”

* İşçilerin Sesi Gazetesinin Mart 2012 Tarihli 14. Sayısından alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Çapa Taşeron İşçileri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.