KESK Eylemindeki CHP’li Gençler

Ömer Yıldız - 31 Mart 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Kesk’in 28-29 Mart 4+4+4 ve 4688 sayılı yasaya karşı gerçekleştirdiği grev eyleminde Ankara Kızılay’da gerçekleşen en “ilginç” durumlardan birisi belki de en önemlisi CHP’nin katılımıydı. CHP birinci gün, benim görebildiğim kadarı ile, Hüseyin Aygün, Süleyman Çelebi, İsa Gök ile sabah saatlerinde katılım sağlayıp bu milletvekillerinin ardından iki genel başkan yardımcısı, genel sekreter, bir çok milletvekili ve CHP Gençlik Kolları ile katıldı kitleye.

Buraya kadar her şey normal. Zaten karşı olduğu 4+4+4 yasasının en etkili muhalif grubu Kesk’in yanına gelip bu muhalif güçten “yararlanma” ya da destek alma şeklinde düşünülebilir. Zaten Keskliler tarafından da durum böyle anlaşıldı. CHP kitleden yararlanacak ve aslında “sevmediği” Kesk bütününü sadece amaçları için yanındaymış gibi görünüp kullanacaktı. Durum böyle algılandığından Keskliler ufak tefek olumsuz tepkiler haricinde aslında gelişi önemsemedikleri için, nezaketen konuşmacıları alkışladılar. Vekiller konuşurken CHP’li gençler slogan atarak üst geçite “Parasız eğitim haktır” pankartı astılar. Vekillerin konuşması bitti ve gittiler. Gençler gitmedi.

Gençler eylemci grubun arasına gelip bir kenara yerleştiler. Biz sosyalist gruplara, partilere alışkındık ama ilk defa “sosyal demokrat” bir partili grup gelip aramıza katıldı. Attıkları sloganlar “bizim” sloganlarımızdı. Geleneksel olarak CHP’li kitlelerden duyduğumuz hiçbir slogan atılmıyordu. Alana girerken atılan “Faşizme karşı omuz omuza” sloganından gecenin geç saatlerinde “yaşasın halkların kardeşliği”, “kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganlarına kadar bir slogan anlayışı ile alanda durdular. Gaz atıldığı sırada da tamamı olmasa da bir kısmı yanımıdaydı.

Eylemci grupta bir çok farklı siyasetten arkadaşla bu konuyu görüştüm. Zaten CHP ya da sosyal demokrat siyasete yakın olanlar durumu CHP’nin sola yönelişi ve “yeni CHP’nin değişim içinde olduğunu söylediler. Sosyalist düşünceyi farklı parti ve platformlarda savunanların ortak görüşü ise yaklaşık olarak, liberalizmin çöküş yaşadığını ve bu durumda yükselen devrimci anlayışın önüne geçebilmek için CHP’nin sol gibi gösterilip devrimci yükselişi engelleme görevi olduğunu ve buradaki gençlerin de bunun taşeronu ya da kandırılanı olduğu şeklindeydi.

Herkese sorduğum bu sorunun yanıtını verecek gençler karşımda hâlâ dururken onlarla konuşmak doğru olurdu ve gittim. Marşlar, şarkılar söyleyen gençlerden kenarda duran birisine bu iki görüşü anlatıp düşüncelerini merak ettiğimi söyledim. Konuştuğum genç üstelik gençlik kollarında oldukça yetkili olduğunu belirtti ve şunları söyledi.

“Biz sınıf dayanışması göstermek için buradayız, iddialı sözüyle başladı konuşmaya. Bizim devrimci mücadeleyi sekteye uğratmak gibi bir niyetimiz yok. Eğer bizi bu amaçla kullanmaya çalışıyorlarsa bunlar parti yöneticileri de olsa başarılı olamazlar. Yeni CHP daha solda ama biz gençler çok daha soldayız. Biz sınıf temelli eylemlerde bundan sonra da olacağız, olmalıyız.” Bütün bunlar çok iddialı sözler olduğundan başka sorularda sormak geldi içimden. Öyle ise Haberal, Cihaner, Balbay, Sinan Aygün ile Hüseyin Aygün, Sezgin Tanrıkulu’nun birlikte aynı yönetim tarafından aday yapılıp vekil seçilmesini sordum. Haberal ve Sinan Aygün’ün aday gösterildiği dönemde bulunduğu konumda yönetici olmadığını eğer yöneticiliği sırasında olsaydı partiden değil ama yöneticilikten ayrılarak tepki göstereceğini söyledi. Cihaner’i derin devlete ilk dava açan yürekli savcılardan olduğunu, Doğan Öz gibi gördüğünü söyledi. Dersim konusunda Dersim milletvekilinin söylediklerinin Genel Başkanlarından habersiz mi ortaya çıktığını söyledim. Kesinlikle genel başkanın bilgisi dahilinde bir olay olduğunu söyledi. CHP’nin geçmişiyle yüzleşmesi gerekirse yüzleşebileceğini, kendisi gibi, yeni CHP’de Kemalist olmayanların da bulunduğunu söyledi. Sosyal demokratlığın gerçek tanımına doğru gidecek olan bir siyasi parti olacaklarını söyledi. Konuşmada dünya, siyaset gibi konularda görüşlerini ifade etti. Oldukça konusuna hakim ve düzgün ifade eden bir genç olarak gördüm.

Sonuçta konuşma sırasında sosyalist olmayı değil sosyal demokrat olmayı hedeflediklerini açıkça ifade etmesi zaten sosyalistlerin alanında siyaset yapmak istemediklerinin bir göstergesiydi. Sosyalistlerin ise liberal düzen içerinde sosyal demokrat bir partinin “kandırması” sonucu “devrimcilikten” vazgeçebilme ihtimalinin bulunmadığı gerçeğinden hareketle katılımın hoş olduğunu düşündüm. Gerçi sosyalistlerin sosyal demokratlarla buluşması diye tanıtılan partileşme çalışmaları “sosyalistlerden” de sosyal demokrat olmaya gönüllülerin olduğu gerçeğini gözler önüne serdiği için bu “aldatmalarla” geçişler olabileceğinden endişelenmek doğru olabilir. Fakat gerçekten sosyalist olanların böyle bir endişe taşıması yersiz. Çünkü Türkiye’de sosyalistler kitleselleşmek için hiçbir şey yapmadığı gibi sosyal demokratlarda sağa yönelerek oy yükselteceğini düşünür. Kesk eylemindeki CHP’li gençler bunun için ilginç geldi. Söyledikleri bir yalan siyasetin tezahürü ise bu filmi halk çok izlediğinden en fazla tekrar filmi izlemiş olur.

Not: Konuştuğum genç yönetici adını ve görevini yazabileceğini söyledi ama yazmak istediğim bir röportaj değildi. Kişiden çok söyledikleri önemliydi. Çünkü benimle konuşan genç sadece kendisinin değil gençlik kollarının böyle düşündüğünü söyledi.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: CHP / KESK /

Comments

  1. Ali diyor ki:

    Bu nasıl bir terbiyesizlik?

    …Türkiye’de sosyalistler kitleselleşmek için hiçbir şey yapmadığı gibi…\n
    Gerçi sosyalistlerin sosyal demokratlarla buluşması diye tanıtılan partileşme çalışmaları ‘sosyalistlerden’ de sosyal demokrat olmaya gönüllülerin olduğu gerçeğini gözler önüne serdiği için bu ‘aldatmalarla’ geçişler olabileceğinden endişelenmek doğru olabilir.\n
    CHP muhalafetini 135 koltuk bulundurduğu meclisten 91 red oyu çıkararak mı yapıyor? Yeni CHP sol, gençlik kolları daha da solmuş… Yeni CHP karşı devrimci ve muhalefet üretemezliğiyle işbirlikçidir, tek yaptığı kitlelerin gözünü AKP’yi ürkütmeyecek boyutlarda ve nitelikte muhalefetle boyamaktır. Sosyal demokrasiyi bir alternatif olarak sosyalizmin karşısına çıkartabilmek gerçekten büyük mide ister, gericiliği de sosyal demokrasi yenecek çünkü değil mi, katliamlar sosyal demokrasi ile bitecek, Kürt halkının tek sorunu asgari ücrete yapılacak 200 liralık bir zamdır.

    Şu zavallılığınıza bir bakın, sitenizin ismini bile öteki sosyalist partilerden almışsınız. Siz iyisi mi kendinize tekrar ortanın solu falan gibi isimlerle site açın, sizin yolunuz iktidara gelmesinden korktuğunuz emekçinin yolu değil, Hikmet Sami Türk gibi katillerin yoludur.

  2. Ömer Yıldız diyor ki:

    Yazımızda Kesk eylemi sırasında yaşanan bir durumun tespiti yapılmıştır. Sosyalist hareketlerin kitleselleşmesinde sorun yok diyorsanız bu da sizin görüşünüz. Pratikte sosyalistlerle sosyal demokratların buluşması diyerek başlayan partileşme çalışmalarında yaşanan başarısızlıklar örnek gösterilip yorumlanmıştır. Hiçbir gerçek sosyalistin gerek bu katılım gerekse başka aldatmacalarla sosyal demokrat olmak istemeyeceği açıktır. Fakat ne yazık ki kendini sosyalist olarak tanımlayanlardan bazıları bugün sosyal demokrat partilerde yönetici ya da seçilen olabilmektedir. Bu durum sosyalistlerin kendilerini sorgulaması ve bir özeleştiri süreci yaşamaları gereğini ortaya koyar diye düşünüyorum. Chp nin mecliste ya da dışarıda yaptıkları bizi ilgilendirmez,çünkü o kanattan bir umudumuz olmadı olamaz da.
    Sitemizin isminde ve yayın politikasında emekçilerin iktidar olmasından korkar bir durum söz konusu değildir. Keşke bu kadar “cesur” suçlamaları gerçek kimlikle yapsanız. Yapılan bir durum tespitinden bu kadar hakareti hak etmdiğimiz bir gerçektir. Biz kendimize doğru isim seçtik ve emekçilerin yanında mücadeleye devam eden yayın çizgisine devam edeceğiz.

  3. Ekrem Ulus diyor ki:

    konuştuğunuz genç söylemlerinde ve düşüncelerinde samimi olabilir fakat bu “değişen chp” nin samimi olduğunu göstermez. chp bir siyasi partidir ve en önemlisi sistem içerisinde bir partidir bu nedenle sistemi devirmek yerine yine sistem içerisinde bir değişim istemektedir. doğal olarak seçimlere girer, çıkar ve oy kovalar. merkez sağın çöktüğü ve iktidar partisinin %50 aldığı bir sistemde ana muhalefet partisinin oy oranını arttırma çabasından doğal birşey yoktur. bunun sonucunda sinan aygün-mehmet haberal ile sezgin tanrıkulu-hüseyin aygün aynı parti yönetimi ve idarecileri tarafından aday gösterilip, vekil çıkartılabilir.

    Fakat, bu durum bile değişen chp’nin samimiyetsizliğinin göstergesidir. hedef, bir tarafta ulusalcıların, kemalistlerin oy’unu alabilmek bir diğer taraftan ise değişim, çözüm isteyen (liberal) sosyalistlerin oy’unu alabilmektir. chp; gençlik kollarının genel başkan ve gençlik kollarından sorumlu kişilerce “idare” edilen, yönlendirilen bir partidir. chp yönetimi tarafından yönlendirilen bu genç gruplar farklı sokak eylemlerinde, platformlarda farklı söylemlerle parti ve örgüt için umut dağıtmaya çalışmaktadır. buradaki temel yada öz amaç kitle seçmeni kazanmaktır.

    “parti solda ama biz daha soldayız” lafı tamamen politika kokan bir söylemdir. bunun gibi bir iki cümle daha aynı özelliği taşımaktadır. partiden daha solda duran bir gençlik örgütü parti yönetiminden bu kadar memnun gözükmemelidir. çünkü şu anki haliyle chp etkisiz ve zayıftır.

  4. Ömer Yıldız diyor ki:

    Sayın Ekrem ULUS, söylediklerinizde elbette büyük oranda haklısınız. Ancak baktığımızda kendine sosyalist diyen pek çok parti de legal siyasetin içinde ve düzen partileri ile seçim yarışında. Eleştirilecekse toptan bir eleştiri olmalı ya da bu durumun doğru olduğu kabul edilmeli.
    Gençlerle görüşmemde sizin söylediğiniz genel merkezce gençleri istedikleri şekilde yönlendirme durumunu sorduğumda sizin de ifade ettiğiniz gibi gençler kendilerinin “samimi” olduklarını söylediler. “Eğer üst yöneticiler bizi kullanıyorsa bu uzun süreli olmaz” diye ifade ettiler.
    Benim niyetim aslında buradan bir tartışma başlatıp sosyalist sol ile benzerlikleri üzerinden karşılaştırmalar yaparak bana göre sosyalist soldaki bir takım hataların göz önüne serilmesidir. Böylelikle bir özeleştiri gerçekleşecek yoksa kimse kendisine toz kondurmadan sosyalist sol gittikçe nicel anlamda azalmaya devam edecek. Ancak benzer hataları gördüklerinde düzelme yaşanıp sayısal çoğunluk ve kitlesellik yakalanabilir gibi geliyor.
    CHP Gençliğinin emekçilere ve Kürt sorununa bakışı ile ilgili de yazı yazmayı düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.