SES İstanbul Aksaray Şube, Taşeron İşçilerinin Mücadelesine Ön Şartsız Destek Vermeli

Seyfi Adalı - 16 Nisan 2012 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

SES İstanbul Aksaray Şube, Taşeron İşçilerinin Mücadelesine Ön Şartsız Destek Vermeli

SES Aksaray Şube yönetimi, Çapa taşeron işçilerinin mücadelesine ilk zamanki kadar destek sunmuyor. Nedeni ne olursa olsun, böyle bir tutum yanlıştır.

Bunun en somut örneği, Cerrahpaşa Hastanesinde Ocak ve Mart aylarında yaşanan işten atılmalar sırasında görüldü.

Ocak ayında işçi atıldığı sırada, atılan işçilere SES Aksaray Şube gibi, Dev Sağlık-İş ve Taşeron İşçileri Derneği de destek verdi. SES, Cerrahpaşa’da kendisinin en çok üyeye sahip olmasından hareketle inisiyatifi aldı. Sendika ve derneği “dışarıdan müdahale” eden taraf olarak  algıladı. Oysa ki, derneğin atılanlar arasında da hastanede de üyesi bulunuyor.

İşçiler Ocak ayında çadır kurup mücadeleyi görünür kılmak istediler. SES temsilciliği ise, Dekanlıkla görüşme yolunu tercih etti. Dekanlıktan bir takım vaatler alındı. Atılan işçiler “ikna” edilerek çadır bir saat içinde söküldü.

İlk parti atılmalardan yalnızca 8 kadar işçi işe iade davalarından vazgeçmeleri karşılığında çalışmaya devam ediyor ve onlar da el altından çalıştırılıyor. Taşeron da bile çalışmıyorlar; hiçbir güvenceleri bulunmuyor. İşten atılan 43 işçiden yarıya yakını işe iade davası açtı, diğerleri “beni belki ilerde işe alırlar, dava açmayayım” fikrini benimsedi. Boş vaatlere kandılar.

İşçilere dava açın demekle veya işverenle diyalogla sınırlı kalmak, işçiye yanlış öneride bulunmak olur. Nitekim öyle de oldu, fiili bir mücadele yaşanmadı. İşçilere işe geri dönmeniz, birlikte mücadele etmemizle mümkün olabilir, denmedi.

Cerrahpaşa’da karşılaşılan manzara, SES’in tek inisiyatif olarak hareket etme isteği oldu, birleşik mücadele perspektifi geliştirilmedi.

Öte yandan, Çapa’da 21 Şubat’ta kurulan “bilgilendirme-uyarı” çadırı, bir başka mücadele perspektifini ifade ediyor.

İşçi atılmaları biliniyordu ve öncesinden çadır kurularak, işçiler duyarlı hale getirilmeye çalışıldı.

SES şube yönetimi Çapa’daki mücadeleye önce destek verdi; ta ki, işçiler hangi sendikaya üye olmalılar, sorusu ortaya çıktı, o zamandan sonra destek de azaldı. “İşçiler işçi sendikasına üye olmalıdır”, fikri karşısında SES yavaş yavaş Çapa’dan da ilgisini, desteğini çekti.

Cerrahpaşa’da SES’in ilk çıkıştaki tutumunu bilen TAŞ İŞ DER ve Dev Sağlık-İş sürece gerektiği gibi müdahalede bulunamadı. İlkinde yaşanan manzaranın tekrarlanması gündeme gelebilirdi ki, SES yönetimiyle bu kez işçilerin önünde tartışmak kaçınılmaz olacaktı.

Sendikalar arasında bir rekabet ve çekişme görüntüsü verilmek istenmedi.

16 Nisan’da yani işçi çıkışından 15 gün sonra Cerrahpaşa’da çadır kurulmasına karar verildiğinde, SES’in tavrının değişmiş olabileceği umuldu. Ancak yaşanarak görüldü ki. SES Cerrahpaşa temsilciliği işten atılanların hakları için en fazla hukuk mücadelesi verilmesiyle kendisini sınırlamıştır.

SES Cerrahpaşa temsilcisinin tutumu bunu gösteriyor. Çadırın kurulması karşısında toplantı yapan SES temsilciliği, ortak karar alarak çadıra gelip bir deklarasyonda bulundular. “Eğer atılan işçilerden birileri olmazsa SES olarak çadıra destek vermeyiz”!

SES temsilcisi ve yanındakiler, atılan işçilerden “birileri” o an orada olmadığı için “destek vermeyeceklerini” söyleyip çadırdan ayrıldılar.

Ayrılmadan hemen önce SES temsilcisine soruldu: “Siz bu işyerinde örgütlüsünüz, atılan işçilerle ilişkiniz yok mu? Onları mücadele sürecine katamaz mıyız?” Cevap açıktı: Hayır ilişkimiz yok!

Üstelik, sadece işten çıkartılanların geri alınması için değil, Çapa’daki çadıra destek vermek için, taşeron sisteme son vermek için bir mücadele öne çıkmışken, atılan işçilerin kaçının bu süreçte bizimle olmuş olduğunun belirleyici bir önemi olabilir mi?

Sağlıkta taşeron sistemine son verecek bir mücadele için Cerrahpaşa’da da Çapa’da da hem SES’in hem de derneğin üyeleri mevcuttur. Önemli olan bu gücü harekete geçirmek ve bunu da birlikte yapabilmektir. Aksi durumda mücadele bölünmüş olacaktır ve kazanma şansı azalacaktır.

Nitekim, Cerrahpaşa SES temsilciliğinin çadıra destek vermeyeceğini açıklamasının hemen ardından, hastane güvenliği çadıra damladı. Çadırın kaldırılmasını istedi. İzinsiz çadır kuramazsınız dedi ve “SES prosedürü biliyor, biz ona bile kaldırıma çadır kurdurmuyoruz” diyerek, “ileri gidildiği” ifade edilmiş oldu. SES’in çadıra destek vermeyişi, güvenliğin çadıra yönelmesine fırsat verdiği çok açık!

SES’in çadır karşısındaki tutumu taşeron sisteme karşı yürütülen mücadeleyi büyüten ve omuz veren bir tarzı ifade etmiyor.

SES her iki işçi atılımı sırasında da çelişkili gerekçelerle, mücadeleyi tercih etmiyor. İlk çıkış sırasında işçiler vardı; SES temsilciliği çadır kurup mücadele edilmesini istemedi. İkinci çıkışlarda da “işçi yok” bahanesiyle yine çadırın kurulmasına itiraz edildi, destek vermeyeceklerini açıkladılar.

Oysa ki, Mayıs, Haziran aylarında yeni işçi çıkartılması söz konusu. Öte yandan muvazaa raporlarının sonuçlarına uyularak, taşeron sistemine son verilmesi için mücadele için atılan işçiler değil, mevcut çalışanlar harekete geçmelidir. İşten atılanların işe iadesi mücadelesiyle taşeron sistemine karşı mücadele birbirini tamamlayan ancak iki farklı düzeyde ele alınması gereken mücadelelerdir.

Hiçbir işçi işten atılmamış olsa bile, işçilerin haklarını aramak için bir mücadele yürütülemez mi? Kuşkusuz yürütülür ve yürütülmelidir. SES de desteğini daha aktif hale getirmelidir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Cerrahpaşa Hastanesi / SES Aksaray Şube /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.