Vicdanlar İflas Ettiğinde – “Bölge” Resim Sergisi

Sol Defter- Haber - 2 Haziran 2012 - Edebiyat/Sanat

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Sevinç Altan, Bölge adlı yeni sergisinde Heron’un hedef işaretiyle başlayan ve “5 No’lu bina”dan çıkan figürün kol gezdiği karanlık atmosferde 90’lı yılları anımsatırken bölgedeki “istisna hali”nin hâlâ devam ettiğini hissettiriyor. Bölge; iktidarın, “yurttaşlarını” gözden çıkarmak pahasına, sürekli ve yeniden kendini var ettiği tekinsiz, hukuksuz bir boşluk hali… Altan’ın babasını gözaltında konuşturmak için 10 görevlinin tecavüzüne uğrayan dokuz yaşındaki Hazal’a adadığı resim sergisi, kavramsal izleğini ise son zamanlarda bir hayli popülerleşen Agamben ve istisna hali kuramından alıyor.

Röportaj: Murat Şevki Çoban

Bölgeye Heron’lardan bakıyoruz; tepeden, insansız, sadece bir hedef noktası olarak…

Devlet, bir insansız hava aracının gözü gibi, bir Heron’dan bakarcasına bakıyor bölgeye. Hareket eden hemen her şeyi tehdit olarak algılıyor. Aşağıdaki karaltılar kimdir, nedir, insan mı, çoluk çocuk mu fark etmiyor. Böyle baktığı için zaten “Tazminatsa tazminat”, “Ahmet mi Mehmet mi ayırt edemeyiz” diyebiliyor. Bir katliamken olan, heronlar mı predatörler mi, istihbarat nereden geldi gibi teknik konular konuşuluyor. Ama aşağıdaki canlı mı, insan mı, Ahmet mi, Mehmet mi umursayan yok. Bu umursamazlık hali rahat öldürmeyi getiriyor.

Bu resimler nasıl ortaya çıktı?

Bir grup arkadaş, içimizde akademisyenler, öğrenciler, gazeteciler var; 1989-2012 yılları arasında savaşta öldürülen çocuklarla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Bu süreçte devletin güvenlik güçleri tarafından hedef alınarak ya da hedefte bırakılarak 517 çocuk öldürülmüş. Önce bir inisiyatif olarak başlamıştık, şimdi bir çalışma grubu kurduk ve bir rapor çalışması başlattık. Henüz daha çok başındayız, muhtemelen iki seneye yayılan bir çalışma olacak. Bu çocukların arasında, Uğur Kaymaz gibi, Ceylan Önkol gibi medyanın popüler bir alana taşıyarak görünür kıldığı çocuklar var, ama Ceylan’ın gözleri kadar güzel en az 500 çocuk daha var arkada. Sayı çok daha fazla ama bizim nerede, ne zaman, nasıl öldürüldüğünden emin olduğumuz sayı şu anda 517. Bu süreç sanırım bu serginin çıkmasına vesile oldu.

Kim bu çocuklar?

Büyük çoğunluk Şırnak, Hakkâri, Yüksekova’dan, Muş’tan… Sadece listeye, isimlere ve nerede öldürüldüklerine baktığınızda bile bu ülkede ne olduğunu anlamanız mümkün. En yüksek sayı Şırnak’ta. Bu çocukların hepsi Kürt, sadece bir tanesi Türk. Safranbolu’dan Edanur. Yerleşim birimine yakın askerî alandan uluorta talim atışıyla öldürülüyor. Ceylan gibi havan topu mermisiyle parçalanarak ölen var, dağda tehdit olarak algılanmış çoban çocuklar veya panzerlerin ezdiği çocuklar var. Neden bu çocuklar bu kadar kolay gözden çıkarılabiliyor; bunu mesele ediyoruz. Roboski’de olanın da esasen bu kolay gözden çıkarma nedeniyle olduğunu düşünüyorum ben.

Bölge’yi “istisna hali” kavramından hareketle okumanızın nedeni nedir?

Agamben’den hareketle “İstisna hali” bu coğrafyaya hiç yabancı değil diye düşündüm. Hukuk düzeniyle yaşam arasında oluşturulan belirsizlik alanında, iktidar hesap vermekten, her türlü sorumluluktan kendini koruyan bir yapı kurmuş, bir bakıma kendi hukukunu üretmiş. Şu anda Roboski hakkında söylenenler de bunun göstergesi.

Agamben’in “hukukun sıfır derecesi” dediği bu noktada hukuksuzluğun norm haline gelmesini görüyoruz. OHAL döneminde asit kuyuları, faili meçhuller, işkenceler yoğun bir şekilde tecrübe edildi. Ama şimdi de KCK tutuklamaları, derken Roboski… Süreç devam mı ediyor?

Başbakan “Bizim dönemimizde bu tür faili meçhuller olmadı” diyor ya, 2007’den 2012’ye birçok ölü çocuk var sadece bizim ele aldığımız. Zihniyet devam ediyor esasen. Hatta bence daha da vahim geliyor bana durum. O zaman dediğiniz gibi OHAL ilan edilmiş, şimdi ise adı konmamış bir şekilde devam ediyor. O zaman gerçekten istisnai bir hâl var burada.

5 No’lu bina’dan çıkan figür, bütün resimlerde tekinsiz bir hava yaratıyor…

Diyarbakır Cezaevi de bir kırılma noktası. 5 no’lu bina’dan çıkan o karanlık figür hemen her karede dolaşıyor; erkek, yüzü yok. Otomatik bir hareketle işine bakıyor. Ondan etkilenenleri umursamaksızın, o işini yapmaya devam ediyor. Kâh iki kız kardeş hedefi oluyor kâh bir ceylanın şakağında beliriyor. Belki 90’lı yıllara, faili meçhullere götürüyor bizi.

Resimlerdeki ceylan figürü de 2009’da Lice’de hayatını kaybeden Ceylan Önkol’a mı göndermedir?

Hem Ceylan Önkol’a hem ceylanın kendisine. Ceylan imgesi benim diğer serilerimde de var. Çocukların masum bakışlarıyla, ceylanlarınkini çok benzetiyorum. Hepimizin şöyle ya da böyle, belki susarak bile olsa bir dâhlimiz var bu savaşa, onlarınsa hiç yok. Ceylan imgesi böyle bir masumiyeti imliyor bir anlamda. Ve bize, resme bakana bakarak, zamanı şimdiye getirip bir sürekliliğe de işaret ediyor.

Boşaltılmış adlı resimler neye işaret ediyor peki?

“Bölge”deki boşaltılmış köyleri gezerken, o insansızlaştırılmışlıktan, o boşluktan, ıssızlıktan çok etkilenmiştim. Sanki bu sırtlan bu çakal öylece bakakalmış halde gözümde canlanmıştı.

Serginin atmosferi bir hayli karanlık. Bir çıkış yolu yok mudur sizce?

Kadın cinayetleri, savaş, insanlar olarak dünyaya ettiklerimiz bütün bunları sadece seyretmiyorsanız iyimser olamıyorsunuz. Üstüne her gün sevgisiz hoyrat bir dilin saçtığı tükürükle ıslanıyor yüzümüz. Bazen isyan edip dağlara çıkmak istiyorum. Böyle bir iklimde atmosfer karanlık tabii ki ve bu resimlerin sözü de çok aydınlık bir yerden kurulmadı. Çıkış yolu bu karanlığın farkında olup susmamak belki.

“Sanat yapmanın kutsanarak hayatın üstüne konmamasını çok önemsiyorum,” demişsiniz.

Sanat çünkü, kafasının üstünde bir kutsal haleyle dolaşıyor. Bir anlamda kırıldı bu durum, fakat ona karşı çıkan işler bile bir dönem sonra yeni haleler ediniyor. Sistem her şeyi kendi içine alıp dönüştürüyor. Bu anlamda sanat ve hayatı ayrı yerlere koymuyorum. Mümkün olan en az şeyle, en basit malzemeyle söylemeye çalışıyorum sözümü. Bir kalıcılık, bir “yüksek” değer yüklemeden.

Taraf Gazetesi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Bölge / Kürt sorunu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.