THY, Rakamlar ve Yakınmalar – İbrahim Köktener

Sol Defter- Haber - 4 Eylül 2012 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

THY, Rakamlar ve Yakınmalar – İbrahim Köktener

THY uçaklarını dolduran yolcular ve Atatürk Havalimanı’nda THY ofisleri önünde oluşan yoğunluğa, geçen hafta içinde Haber Müdürümüz Süleyman Şen’in objektifine yansıyan fotoğraflardan tanık olduk. Yaz sezonunu geride bırakıyor olmamıza rağmen THY uçaklarında yer bulmak adeta olanaksız… Çok sayıda uçağın overbook olmasından ötürü yolcular seyahatlerini gecikmelerle gerçekleştirebiliyor. Tesadüf, bu haberden iki gün sonra THY 2012 yılının ilk 6 ayına ait konsolide mali tablolarını İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na bildirdiğini duyurdu: Bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlar yüzde 36 oranında artarak 6,7 milyar TL’ye ulaştı. Net kar bir önceki yıla göre yüzde 142 artarak 164 milyon TL olarak gerçekleşti…

Sonuçlar mutlaka THY yönetiminin yüzünü güldürdü. Ancak madalyonun öbür yüzündeki sancılar ise sürekli artıyor. Özellikle kabin ve kokpit ekipleri yorgunluktan isyan halinde… Bu isyan THY yöneticilerine ne ölçüde yansıyor bilemiyoruz ama bize her gün ulaşan şikayetler bitmek bilmiyor. Son olarak bu hafta sonu bir kabin memurunun anne ve babasıyla görüştüm. “İnanın, evladımızın yüzünü göremiyoruz. Bu tempoya daha ne kadar dayanacak bilemiyoruz” diyorlar… Gerek personelin gerek ailelerin yakınmalarına kulak vermek, dikkate almak gerekmiyor mu? Yayıncılık sorumluluğumuz gereği, madalyonun bu yüzünü de THY yöneticilerine yansıtmak ve gündemde yer bulmasını sağlamak için çabalıyoruz. Bizden söylemesi…

EN YÜKSEKTEN UÇAN ‘MARTI’

“En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.”

Ünlü yazar ve havacı Richard Bach, deniz uçağıyla ABD’de San Juan adasına iniş sırasında elektrik hattına çarptı. Kazada ağır yaralanan Bach, hayati tehlikeyi atlatamadı… Haberi duyduğumda çok üzüldüm. Umarım kısa zamanda sağlığına kavuşur.

Richard Bach’ın Türkiye’de yayımlanan ilk kitabı Martı’yı uzun yıllar önce okumuş ve oldukça etkilenmiştim. Aradan uzun zaman geçince okuduklarımızı detaylı anımsamak olası değil ama yine de her kitabın belleğimizde bıraktığı bir tortu oluyor. Bach’ın Martı’sından belleğimde geriye kalan, sürüden farklı davranan Martı Jonathan’ın pervasız bir sorumsuzlukla suçlanarak, martı toplumunun saygınlığını sarsıp, geleneklerini çiğnediği için sorgulandığında yaptığı savunmanın özüydü: Öğrenmek, yeniliklere kucak açmak, özgür olmak…

Bach, özgürlükle uçmayı birleştiren bakış açısıyla binlerce insana uçmayı sevdirdi. Havacılık tutkusunu ve uçmayı felsefeyle yoğuran ve bu kadar duru biçimde anlatabilen yazar sayısı fazla değildir.

Bach ne güzel anlatmıştır, özgürlüğün varoluş sebebimiz olduğunu… Bunu da en büyük tutkusu olan uçmakla dile getirmiştir:

“Uçmak, bir martının en doğal hakkıdır. Özgürlük ise, varoluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa kaldırıp atmak gerek… Tek gerçek yasa, özgürlüğü sağlayan yasadır. Başka yasa yoktur.”

Bu perspektiften bakıldığında, bilimi geliştiren, toplumları ileriye götüren insanlar da yeniliklere kucak açıp, en yüksekten uçan, en uzağı gören martılar gibi olabilenler değil mi?

Ve ülkemizde de böyle insanlara çok ihtiyaç var…

Aydınlık günler dileğiyle…

airkule.com

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: THY /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.