Wilgenburg: Ortadoğu ve Kürt sorunu (Röportaj)

Sarphan Uzunoğlu - 26 Eylül 2012 - Dünya / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Rudaw.net yazarı ve Ortadoğu’da özellikle Kürt siyaseti üstüne yazılarıyla tanınan Wladimir van Wilgenburg ile bölgemizi, Kürtleri ve mevcut siyasi durumu konuştuk.

Röportaj: Sarphan Uzunoğlu

Barzani destekçisi olmakla Öcalan destekçisi olmak arasındaki fark nedir? Sizce keskin bir fark var mı?

KDP içinde de PKK içinde de lider önemli; ancak Kürtler Barzani’yi daha geleneksel, aşiretvari, muhafazakar bir lider olarak algılarlarken Öcalan solcu, komünist ve lider. KDP bu yüzden yeni bir lider edinmek konusunda daha az sorun yaşayacakken, PKK için bu durum daha zor olacak, Karayılan halihazırda de fakto lider konumunda ola da. Dahası, Barzani bir devlet başkanı, Öcalan ise hapsedilmiş durumda ve uluslararası çevrelerde çok saygı görmüyor. Sonuç olarak PKK etkinlikleri kriminalize ediliyorken KDP üyeleri her istediklerini yapmak konusunda çok daha özgürler, KDP liderleri batı başkentlerinde karşılanıyorlar. PKK destekçileri Öcalan’ın Mandela gibi olduğunu düşünseler de Batı’daki Öcalan imajı Mandela imajı gibi değil. Dahası, Öcalan ideolojik kitaplar yazdı, PKK’nin ideolojisini değiştirdi. Barzani ve kitapları yahut ideolojisi KDP’yi o kadar değiştirmedi. Barzani Molla Mustafa Barzani’nin çizgisini izliyor.

Size göre PKK nedir? PKK üyelerinin terrorist olduğuna inanıyor musunuz? Öyleyse terörizm nedir?

PKK Kürdistan İşçi Partisidir ve silahlar kullanan dağınık bir grupturlar. Terörizmin evrensel bir tanımı yoktur ve yüzden fazla tanımı vardır. Pratikte, şiddet kullanan gruplar karşılarında savaştıkları devlete bağlı olarak terörist organizasyonlar olarak anılıyorlar. Türkiye NATO üyesi olduğundan listedeler; ancak hem PKK hem Türk Devleti şiddeti kullanıyor. Bu nedenle, devlet dışı aktörler (PKK gibi)  11 Eylül sonrası süreçteki iklimden yarar sağlayamıyorlar. Eğer PKK sivil itaatsizliğe odaklanır ve silah kullanmayı bırakırsa listeden çıkabilir, ama öyle olacağa benzemiyor, çünkü PKK bunu bir alternatif olarak görmüyor, çünkü bu sözde özde olduğundan çok daha kolay. Ayrıca Türkiye’nin bunu reformlar ve diyalog için bir fırsat yerine PKK’ye karşı bir zafer olarak algılayıp algılamayacağı belli değil.

Suriye’de süregelen çatışmaya dair ne söylersiniz? Kürtler otonomilerini  elde edebilecekler mi?

Bu Suriye’nin geleceğine bağlı, peki Esad düşerse ne olur? Şu anda Kürt partileri güç  vakumundan yararlandığı için, kazananlar değişebilir (şu an için mümkün gözükmüyor). Kürtler iç savaştan yarar çıkarabilirler, ama öte yandan, Suriye muhalafeti Kürtlere meydan okuyabilir, ya da yeni Suriye Muhalefeti merkezi olmayan bir sistemi kabul de edebilir.

Sizce Türkiye Suriye politikalarında çok mu yok edici?

Bu çok yönlendirici bir soru. Suriye krizi Türkiye’de birçok  problem yaratıyor ve İran ve Suriye ile tansiyonu yükseltiyor, ve tabii ki iç problemler de var. Kürt partleri kendi rollerini oynuyorlar bu konuda.

Sizce Türkiye’deki Kürt sorunu mevcut ulus devlet dahilinde çözülebilir mi?

Etnik sorunlarını çözen birçok ulus devlet var. Her şey mümkündür. AKP de PKK de zaman zaman bu ülkelerin çözümlerine referans veriyorlar. (Birleşik Krallık, İspanya vb.)

Barzani Türkiye’deki Kürt hareketi hakkında ne düşünüyor?

Barzani’nin Bağdat’tan bağımsız hareket etmek için Türkiye’ye ihtiyacı var. Öte yandan o PKK’ye karşı asla şidet kullanmayacak ya da Suriye’de PKK ve diğer Kürtler arasında bir iç çatışmaya izin vermez. Bu nedenle dengeyi sağlıyor, gerçeklikle çıkarlar arasında. Tek bir Kürt hareketi yok. Türkiye’deki Kürtler farklı politik partileri destekliyorlar. (Kürt ulusçular, komünistler, sağ Türk partileri, İslamcı partiler vb.)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Ortadoğu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.