Cezaevlerinde Kürt siyasal tutuklular açlık grevinin 36’ncı gününde

Sol Defter- Haber - 17 Ekim 2012 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Halkların Demokratik Kongresi Milletvekillerinin;

Cezaevlerinde açlık grevi yapan siyasi tutuklularla ilgili olarak TBMM’inde gerçekleştirdikleri basın toplantısı metnidir.

Ülkemiz demokrasi sorunlarının temel meselesi olan Kürt sorunu giderek kronikleşmektedir. AKP Hükümeti, Kürt sorununa, Kürt halkının kollektif taleplerine “güvenlik ve topyekün savaş anlayışı” temelinde yaklaşmaktadır. Bu yaklaşım halklarımız arasında düşmanlığın, gençlerimizin ölümlerinin, annelerimizin acılarının büyümesinden başka bir şeye yaramadığı yıllardır görülmektedir.

Bu inkarcı, yok sayıcı, savaşçı politikalar 40 bin civarında yurttaşımızın yaşamına mal olmasına, onlarca köyün boşaltılmasına, onbinlerce yurttaşımızın zorunlu göçe maruz kalmasına, 10 bin Kürt siyasetçinin cezaevlerinde tutulmasına ve büyük acılara yol açmasına rağmen, Kürt halkını talepleri için mücadele etmekten, direnmekten alıkoyamadığı da görülmektedir.

Hükümet, artık Kürt sorununda baskı ve şiddette ısrar etmekten vazgeçmeli, demokratikleşme yönlü adımlar atmalıdır. Cezaevlerinde, 63 Kürt siyasetçi tutuklu tarafından 12 Eylül’de başlatılan ve bugün binlerce tutuklunun katıldığı, açlık grevinin bugün otuz altıncı günüdür. 36 gündür, açlık grevinde bulunanların bugünden itibaren sağlıkları ve yaşamları tehlikeye girmektedir. Giderektelafisi mümkün olmayan sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalacaklardır. Bu duruma ve ölümlere seyirci kalmamak gerekir.

Bu insanlar iki temel talepleri için açlık grevine gittiler. Biri, Kürt halkının siyasi temsilcisi, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, Kürt sorununun çözümü için sağlık ve özgürlük koşullarının sağlanması; diğeri ise, ana dilde eğitim ve savunma hakkının tanınmasıdır.

Kürt halkının ana dili zamanında yasaklanmasaydı bu acıların hiçbiri yaşanmayacaktı. “Kürtleri inkâr etmiyoruz.” deyip ana dili yok saymak tutarsızlık, birlikte yaşamı yok etmektir. Anadili, her insanın doğuştan sahip olduğu temel haklardan biridir ve hiç kimse bu haktan yoksun bırakılamaz. Anadilinde eğitim ülkemiz halklarını bölmez, birleştirir. Türkiye yurttaşları olarak bizler, Kürt kardeşlerimizin kendi anadilinde eğitim almasından neden rahatsız olalım? Tam tersine, ülkemizde yıllardır dayatılan dilde ve dinde tekçi anlayış terkedilmelidir. Halklar, diller, inançlar arasında eşitlik, özgürlük; ülkemizde demokrasi ve barış tesis edilmelidir.

Hükümet içerde ve dışarda savaş kışkırtıcılığı yapmaktadır. Kendi içinde barışı kuramayan, yurttaşlarının eşitlik ve özgürlük taleplerine kulaklarını tıkayan bir Hükümetin, Orta Doğu’da barışı sağlayamayacağı açıktır. Siyasi iktidar, öncelikle kendi Kürtleri olmak üzere, bölge ülkelerindeki Kürt Halkının taleplerine, kendi geleceklerini belirleme hakkına saygı göstermelidir.

Hükûmet, halklar ve mezhepler çatışmasına sürüklenmek istenen Orta Doğu’yu Türkiye’ye taşımamalı, çözüm ve müzakere için çalışmalıdır. Cezaevinde açlık grevinde bulunan Kürt siyasi tutukluların açlık grevleri ciddi sağlık sorunlarına ve ölümlere yol açmadan, Hükümet harekete geçmelidir.

İktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasi partiler, Kürt sorununun çözümü konusunda sorumluluk almalıdır. Kürt sorunu, çözümsüz bırakıldıkça, halklarımızın acılarını arttırmaktadır. Cezaevlerinde açlık grevi yapan binlerce siyasi tutuklunun talepleri Kürt Halkının talepleridir. Bu taleplerinin önündeki engellerin kaldırılması için, sorunun çözümü için vakit geçirilmeden harekete geçilmelidir.

Halkların Demokratik Kongresi Milletvekilleri olarak, Türk ve Kürt halklarının birlikte yaşamasını isteyen, halkların eşit gönüllü birliğinden yana olan Türkiye’nin aydınlarını, yazarlarını, sendikacılarını, insan hakları savunucularını, sorumluluk duyan herkesi göreve çağırıyoruz. İnsanların ölmesine seyirci kalınmamalı, demokratikleşme ve Kürt sorununun siyasi diyalog yoluyla çözümü için adım atılmalıdır. Türkiye kamuoyunu, her gün akan kan unutulmadan, acılara son vermek için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Sebahat Tuncel               Ertuğrul Kürkçü             Levent Tüzel

BDP İstanbul Milletvekili   BDP Mersin Milletvekili    İstanbul Bağımsız Milletvekili

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: açlık grevi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.