Ben Malala’yım – Yalçın Yusufoğlu

Sol Defter- Haber - 21 Ekim 2012 - Dünya

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

BEN MALALA’YIM

Şu sıralarda Pakistan’da, Afganistan’da ve dünyanın birçok ülkesinde kız çocukları, başka öğrenciler, gençler, yetişkinler “I am Malala” yazılı pankartlar taşıyorlar, spor gömlekler giyiyorlar, baş bantları takıyorlar.

Malala 9 Ekim 2012 günü Pakistan’ın Svat bölgesindeki Mingora kasabasında okul servisinde Taliban mensubu İslamcı katiller tarafından silahla vurulan ve hâlen yoğun bakımda tedavi gören 14 yaşındaki kız çocuğunun adı.

Yüzü örtülü iki şahıs araca binmekte olan çocuklara “Malala Yusufzai hanginiz?” diye sormuşlar, Malala’nın işaret edilmesi üzerine kız çocuğunu silahla başından ve boynundan ağır yaralamışlardı, Kainat ve Raziye isimli iki kızı daha yaralamışlardı, olayın ayrıntısını ifade verecek durumda olan bu iki çocuk anlattılar.
Yerel hastaneye kaldırılan Malala Yusufzai doktorların izin vermesi üzerine Britanya’daki bir hastaneye nakledildi. Ölüm tehlikesini atlatmış olmakla birlikte hâlâ uyutuluyor.

Cinayet girişimiyle ilgili açıklama yaparak olayı üstlenen Taliban sözcüsü İhsanullah İhsan “Malala’nın kız çocuklarının eğitimini savunduğu; Batı kültüründen yana olduğu ve Taliban’a cephe alarak İslamiyete karşı çıktığı için İslam ve Şeriat yasalarına karşı yürütülen kampanyanın bir parçası olan bu münafık kıza karşı ‘muvaffak bir operasyon’ gerçekleştirildiğini duyurdu ve Malala’yı vuran ‘öğrencileri’leri kutladı. [İhsanullah “Allahın lûtfu, ihsanı” anlamına geliyor, adamın ve grubunun varlığı lûtuf mu, bela mı yaptıklarından belli.]

Taliban Arapçada “öğrenci” anlamındaki “talib” kelimesinin çoğulu olan “talibûn”un Paştu lehçesindeki hali. Osmanlı Türkçesine “talebe” olarak girmiş, sonradan tekil olarak kullanılmış. ( Oysa sözcüğün tekili olan “talib” = “öğrenmeye talip kişi” demek.)

Hareketi öğrenciler başlattıkları için bu adı seçmişler. Kendileri de, fiilleri de köktendinci, en belirgin vasıfları arasında—İslamın temellerindeki– kadın düşmanlığı yer alıyor.

Taliban radyo yayınında 15 Ocak 2009 gününden itibaren Svat Vadisi’nde kız çocuklarının okula gitmesini yasakladığını duyurmuştu. Yasağa uyulmazsa bölgedeki okul yöneticileri, aileler ve bizzat kız öğrenciler cezalandırılacaktı. Kızlarını okutmak isteyen ailelerden bir kısmı Svat’ı terketmişler, az sayıda aile ise tehdide rağmen çocuklarını okula göndermişlerdi. O sırada 11 yaşında olan Malala bu karara karşı çıkmış, insan hakları savunucusu olarak Taliban’ı eleştiren konuşmalar yapmış, Desmond Tutu onu çocuklarla ilgili uluslararası bir ödüle aday göstermişti.

Taliban’ın tehdidinin yayınlandığı 2009 Ocak ayında Malala günlüğüne şunları yazmıştı:

“Dün gece askeri helikopterlerin ve Taliban’ın içinde bulunduğu çok kötü bir rüya gördüm. Svat’a operasyon düzenlendiğinden beri böyle rüyalar görüyorum. Annem bana kahvaltı hazırladı, sonra da okula gittim. Ama Taliban kız çocuklarının okula gitmesini yasakladığı için giderken korkuyordum.
27 öğrenciden sadece 11’i vardı sınıfta. Sayı Taliban’ın emri yüzünden böyle düştü. Bu emirden sonra üç arkadaşım aileleriyle birlikte Peşaver, Lahor ve Ravalpindi’ye taşındı.

Okuldan eve dönerken bir adamın ‘Seni geberteceğim!’ dediğini duydum. Adımlarımı hızlandırdım, biraz ilerledikten sonra dönüp baktım, adam hala peşimden geliyordu. Ama neyse ki rahatladım çünkü adam telefonla konuşuyordu, büyük ihtimalle telefonda birini tehdit ediyordu.”

Bu satırlar BBC’nin Urdu dilinden yayın yaptığı radyo programında okunmuş, kendisiyle bir belgeselde ona yer verilmişti. Malala Yusufzai gözyaşları içinde doktor olmayı çok istediğini anlatmıştı. 11 yaşındaki kız çocuğu İnternette açtığı blogda görüşlerini dile getirince Taliban’ın ölüm listesine girmişti.

Taliban 2012 Nisan’ında Afganistan’ın Tahar şehrinde düzenlediği saldırıda sınıflara zehirli toz püskürterek 150 kızı zehirlemiş, aynı cürümünü 1 ay sonra gene Tahar’da bir başka okulda tekrarlayarak 120 kız çocuğunu kurban seçmişti. Afganistan Eğitim Bakanlığının Taliban’ın güçlü olduğu 11 vilayette 550 okulu kapattığını da kaydedelim.

Yukarıda andığımız hatıra defterinde şu satırlar da yazılı: “Annem bu günlükleri yazarken kullandığım takma ad olan Gül Makai’yi çok sevdi ve babama ‘Niye kızımızın ismini Gül Makai olarak değiştirmiyoruz ki?’ diye sordu. Bu isimden ben de hoşlanıyorum, çünkü gerçek ismim ‘kederli’ anlamına geliyor.”

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Malala / Pakistan /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.