Kırmızı-Siyah – Ahmet Tonak

E.Ahmet Tonak - 27 Kasım 2012 - Dünya / İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail
Kırmızıyı tek başına severiz. Siyahı sevmeyiz. Kırmızı-Siyah birlikte olunca da şahsen başım hoştur, sizi bilmem. Sol siyaset dünyasından çıkalım, muhasebe dünyasına girelim.

Muhasebesiz şirket olmaz. Ne harcadın, kime, neye harcadın bileceksin. Sadece bu yetmez. Kime ne sattın, hangi kazancı nereden sağladın, onu da bileceksin. Gidenler ile gelenleri yan yana koyacaksın. Kazancın, harcamanı aştı mı yüzün güler. Aksi olduğunda asılır. Şirketçiliğin ABC’si bunlar, içinde yaşayan, dışardan gözleyen bilir.

Muhasebecilerin Kırmızı-Siyah’ı bizimkinden farklıdır. Bizim sevmediğimizi onlar sever, sevdiğimizi sevmez. Kırmızı (in the red) şirketin zarar ettiğini gösterir. Siyah (in the black) ise tersini, kar ettiğini. ABD’de 23 Kasım’a, yani iki gün önceki Cuma’ya, Kara Cuma (Black Friday) denmesinin arkasında şirketlerin bu siyah sevgisi vardır. Şükran günü’nün (Thanksgiving), o malum hindisiz olunmayan Perşembe’nin ardından gelen Cuma, ABD’de Noel’e kadar sürecek alış veriş çılgınlığının tepe noktasıdır. Kırmızı’da olan şirketlerin bile Siyah’a geçtiği, geçmeyi umduğu o çılgın alış veriş gününe bu yüzden Kara Cuma denir.

Bu Kara Cuma diğerlerine benzemedi. Nasıl benzesin ki? Kapitalizm eski kapitalizm, küreselleşme o 90’lı yılların ilanihaye sürecekmiş gibi yaşanan küreselleşmesi değil. Yarınını gören varsa beri gelsin. Nitekim, en olmayacak şey oldu geçtiğimiz Cuma. Dünyanın en büyük süpermarketi Walmart 50 yıllık tarihinin en yaygın direnişini yaşadı.

Sadece ABD’de 1,4 milyon, dünyada 2 milyon çalışanı olan bu şirket dünyanın 3. büyük uluslararası şirketi. Kimilerine bu büyüklüğü yüzünden cazibe merkezi, bizim gibilere ise işçi düşmanlığı yüzünden öfke hedefi.

Tarihi boyunca bu şirket işçilerin sendikalaşmasına izin vermedi. Yıllardır yarı-zamanlı ucuz işçi çalıştırarak sağlık sigortası vb. haklardan milyonlarca işçiyi mahrum etti. Çalışanları taciz etti, mahkemelerdeki şirket aleyhine açılmış davalar bitmek bilmiyor. Dolayısıyla, geçtiğimiz haftalarda yavaş yavaş gelişmeye başlayan örgütlenme hareketi ABD genelinde büyük destek sağladı.

Her ne kadar şirket yetkilileri 2 gün önceki direnişin önemini hafife alan mesajlar yayınlasalar da yaygın katılım olduğu açık. New York Times’ın bildirdiğine göre 46 eyaletteki 1000’i aşkın Walmart dükkanında binlerce işçi ve destekleyenin katıldığı gösteriler gerçekleşmiş. Şirket, avukatlarını seferber etmiş elinden geleni ardına koymayarak direnişin yasal olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.

Çalışan sayısını, hareketin tazeliğini dikkate alacak olursak ölçeği çok küçük bir örgütlenme ile karşı karşıya olduğumuz açık. Ama bu başkaldırının sicili böylesine kabarık dünyanın en büyük şirketlerinden birine karşı yapıldığını, ülke genelinde muazzam destek gördüğünü, işçilerin kararlılığını dikkate aldığımızda ilk kıvılcımın ateşlendiği kesin.

Mutlu Son: İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “işten atılanlar geri alınsın talebiyle” oturma eylemi yapmaya başlayan işçi arkadaşlarımızdan Memet Işık, Mehmet Sevim ve Vedat Şen eylemin 80. gününde özlük hakları aynı kalmak üzere işe iade edilmişlerdir.


BirGün

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Walmart /