Topkapı Şişecam işçileri, özlük haklarına ve iş güvencelerine sahip çıkıyor

İşçilerin Sesi - 4 Ocak 2013 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Topkapı Şişecam işçileri, özlük haklarına ve iş güvencelerine sahip çıkıyor

Topkapı’da bulunan ve ortakları arasında İş Bankası’nın da olduğu Anadolu Şişecam’a ait fabrika, 31 Aralık itibariyle faaliyetine son verdi. Şişecam Yönetim Kurulu, 30 Kasım günü yaptığı açıklamayla fabrikanın kapatılacağını ve 575 işçinin işten çıkarılacağını duyurmuştu.

İşçilerin işten çıkartılma sebebi, işyerinin iflas etmesi ya da ekonomik kriz değil. Çok açık gerekçe şu: Patron, yeni işyerinde asgari ücretle işçi çalıştırmak istiyor. Hükümetin patronlara verdiği sigorta prim teşviklerinden yararlanmak istiyor. Bu teşvikten yararlanabilmek için, “18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlar” olması gerekiyor. Belirli koşullarda bu süre 4 yıl 6 ay süreye uzuyor ve işverenin ödeyeceği sigorta primlerini devlet ödüyor. Eski işçileri mevcut ücret ve sosyal haklarıyla yeni fabrikaya götürmek istiyor.

Şişecam 1935 yılında kurulmuş, bir İş Bankası iştiraki. Topkapı şişe fabrikası, şirketin üçüncü fabrikası. Fabrikada 1969 yılında başlayan üretim 31 Aralık itibariyle sona ermiş oldu. Şirket anlaşma yaptığı işçiler dışındakilerin çıkışlarını verdi. Şirketten yapılan açıklamaya göre, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, tüm alacakları 5 Ocak’ta hesaplarına yatırılacak.

Topkapı şişe fabrikasında üçüncü kuşak işçiler çalışmaktadır. Her işçinin ailesinde bir emekli şişecam işçisi bulunur. Babanın emekli olmasının ardından erkek çocuğun işçi olarak çalışmaya başladığı, geleneği olan bir işyeridir.

İşçiler fabrikanın ismini taşıyan Şişecam Bloklarında yine bir arada yaşarlar. Davutpaşa–Merter bölgesi, bu fabrikanın izlerini taşır. Şehrin içinde kalan ve oldukça büyük araziye sahip fabrikanın şehir dışına taşınması ve arazinin konuttan AVM’ye bir dizi emlak spekülasyonuna açılması (Merter Vakko örneğinde olduğu gibi), şirket için çok daha fazla karlı olacaktır.

Ortalama kıdemin 18-20 yıl arasında değiştiği fabrika İstanbul’dan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesine hem de üç kat büyüyerek taşınıyor. İşçilerin yarattığı değerdir bu. Ancak patron çok daha fazlasını kazanmak istiyor. Patron, kıdem yılı yüksek ve buna bağlı olarak sosyal haklara sahip işçileri, yeni işyerine aynı haklarıyla götürmek istemiyor. Eskişehir’e gelmek isteyen işçilerin ilişiği kesildikten sonra asgari ücretle çalışmaları isteniyor.

Şişe işçisi cam işlerinde belirli/özel bir makinenin işçisi/operatörüdür ve söz konusu şişe makinelerinin işçisi olması sebebiyle, başka bir işyerinde “meslek” gereği çalışma olanağına sahip değildir. Örneğin bir tornacı, CNC operatörü veya tekstilde romoyözcü, fletocu gibi bir meslek değildir ki, imalatçı bir işyerinde veya tekstilde kumaş çalışan başka bir işyerinde iş bulabilsin. Şişecam işçisi, şişe-cam fabrikaları dışında iş bulamaz, mesleklerine ve operatörlüklerine uygun iş olmayacağı için işsiz kalacaklar demektir.

Dolayısıyla işveren işsizliği baskı aracı olarak kullanarak, işçileri bugünkü ücret ve sosyal haklarının dörtte birine ve hatta daha düşük koşullarda onları çalışmaya zorlamaktadır.

Şişecam, uluslararası cam üreticilerinden biri. Şirketin verdiği bilgiye göre,  150 ülkeye ihracat yapıyor. Dokuz ülkede 160’ı aşkın kuruluşla üretim yapıyor. Üretimin yüzde 35’ini başta Rusya olmak üzere Türkiye dışında gerçekleştiriyor.

Şirket, Ford, Renault, Hyundai, BMW, Mercedes, Dacia gibi büyük otomotiv şirketlerine üretim yapıyor ve 18 bin işçi çalıştırıyor. Türkiye’de sadece cam değil, soda fabrikasına da sahip olan şirketin, Gebze, Bursa, İskenderun, Eskişehir’de de fabrikaları bulunuyor.

Öyle ki, şirket Topkapı fabrikasındaki işçilerine 23 milyon (trilyon) lirayı bir kalemde ödeyebilecek güçtedir. Daha önce kapanan fabrikalarda bulunan çözüm (örneğin Paşabahçe’nin kapatılmasından sonra), işçilerin mevcut haklarıyla şirkete ait çeşitli fabrikalarda işbaşı yapması biçiminde olmuştur. İşçiler bugün de benzer bir çözümden yanadır. Özlük haklarıyla birlikte şirketin uygun göreceği işyerlerinde çalışmaya devam etmek istiyorlar.

İşçiler Türk-İş’e bağlı Kristal-İş sendikasına üyedir ve sendikanın kararıyla 21 Aralık’ta (kar yağışı sebebiyle okulların tatil edildiği gün), Levent İş Kuleleri’ndeki Şişecam Genel Merkezine aileleriyle birlikte yürüdüler. 28 Aralık’tan itibaren işyerini terk etmeme kararlarını uyguluyorlar. 30 Aralık’ta Taksim’de bulunan Paşabahçe mağazasına yine aileleriyle bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Yeni yıl gecesi ise, aileleriyle birlikte fabrikada sabahladılar…

Kristal-İş sendikası bu sorunu “görüşmeler” yoluyla çözmekten yanadır ve bu konuda işverene bir hayli süre tanımıştır. Ancak görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca, işyerini terk etmeme eylemi yapmaya karar verilmiştir. Eylemin etkili olabilmesi içinse, 1 Ocak tarihinde Şişecam’a ait tüm fabrikalarda (11 fabrikası bulunuyor) işçiler mesaiye kalmayarak, fabrikası kapatılan Topkapı Şişecam işçilerine destek verme kararı almıştır.

Fabrikada üretim olmadığı için, işçilerin işyerini terk etmemiş olması, işvereni zorlayacak bir eylem değil, Ancak Eskişehir’e götürülmek üzere bir kısmı sökülmüş olan makinelerin işyerinden çıkartılmasını önleyebilecek bir eylem olabilir.

Öte yandan, bütün Şişecam işçi eylemlerini başarıya götüren, Şişecam fabrikalarının tümünde işçilerin birlikte hareket etmesi ve eylemli dayanışma içinde olması olmuştur. İlk adımının 1 Ocak günü mesaiye kalmayarak atılan adımın, işçilerin talepleri doğrultusunda sürdürülebilmesi, cam işçisinin iradesini ortaya koyabilmesine bağlıdır.

Kristal-İş yönetimi, bugüne kadar süreci mücadeleci bir tarzda değil, diyalogcu bir tarzda sürdürerek, patronun 100’e yakın işçiyi ikna etmesine ve fabrikada üretimin sona ermesinden sonra harekete geçilmesine yol açmıştır. Bu ise, 2002 yılında Paşabahçe Şişecam işçilerinin mücadele deneyiminde de yaşayıp gördüğümüz gibi, .işçilerin kaybetmesine ama mevcut sendika yönetiminin de artık işbaşında kalmamasına yol açmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: şişecam /