ecip

Mısır nereye gidiyor? – Ergin Yıldızoğlu

Ergin Yıldızoğlu - 31 Ocak 2013 - Makaleler / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Mısır nereye gidiyor? – Ergin Yıldızoğlu

Mısır’da, Mübareki deviren olayın ikinci yıldönümünde, çatışmalarda yüzlerce kişi yaralandı, 50’den fazla insan öldü. Mısır’da iktidarı ele geçirmekte olan Müslüman Kardeşler, Mursi hükümeti, üç kentte sıkıyönetim ilan etti. Böylece eski rejiminaskeri kanadıylayeni rejimiinşa etmekte olan siyasal İslamın egemen kanadı, toplumsal muhalefete, devrimci dalgaya karşı birlikte davrandıklarını bir kez daha kanıtladılar.

Bu konuyla ilgili son yazımı, “…‘Mısır’da ne oldu değil, ne olmaya devam ediyor’ diye sormak gerekiyor saptamasıyla bitirmiştim. Çünkü gelişmeler, Tahrir Meydanı gösterilerinin başlattığı devrimci sürecin hâlâ tamamlanmadığını, Mısır’da yapının yerinden oynayan taşlarının yerine oturmadığını da gösteriyordu.

Her devrimci süreç bir kendiliğinden hareketle başlar. Halk sınıfları, ezilenler, birdenbire sokaklarda, meydanlarda birleşmeye, kendilerini görmeye, büyük bir heyecanla, umutla seslerini, güçlerini kazanmayabaşlarlar. Bundan sonra devrim, ideolojilerin maddileşme, örgütlerin bu kendiliğindenliğe şekil verme çabalarının savaşı olarak devam eder.(Global Politikültür, 26/12/2012)

Mısır’da devrimkendiliğinden hareketle başlamış, tüm güç odaklarını, yapıyısarsmıştı. Ne yazık ki devrimci güçler, sınıflar bir güç merkezi, iktidara karşı birtarihsel blokoluşturmayı başaramamışlardı. Ancak bu boşlukta, iktidarı almaya çalışan Müslüman Kardeşler’in beceriksizlikleri, gittikçe bozulan ekonomik koşullar, bu blok kurma sürecinin tümüyle sona ermediğini, devrimci olanakların, olasılıkların henüz tükenmediğini düşündürüyordu.

O yazımda, Mısır’da bir anayasa darbesinden de söz etmiş, bu darbeyi gerçekleştiren güçlerin, direnenleri, büyük bir önyargı ve şiddetle sindirmeye çalışacaklarını ileri sürmüştüm. Sanırım buradan devam etmem gerekiyor.

İç içe iki farklı devrim süreci…

Mısır’da yaşanmakta olanları doğru tanımlayabilmek için birbirinden farklı süreçlerin, kapitalizmin yeniden derinleşmeye başlayan krizi içinde çakıştığını görebilmek gerekiyor.

Birincisi, siyasal İslamın Müslüman Kardeşler önderliğinde 1990’larda hızlanarak ilerleyen, giderek devletin içindeki iktidar noktalarına erişmeye başlayan pasif devrim süreci”.

İkincisi, bu pasif devrim süreciilerlerken yalnızca Mısır’da değil, tüm Akdeniz bölgesinde yükselmeye başlayan, giderek ABD’yi, hatta İsrail’i de etkileyen toplumsal muhalefet dalgası.

Bu dalga, Tunus’ta, sonra da Mısır’da, on yıllardır toplumsal muhalefeti baskı altında tutan devlet baskısını delerek toplumun yüzeyine çıktı. Her iki ülkede de baskıcı rejimler devrildi. Mısır’da Müslüman Kardeşler yükselmekte olan bu dalga karşısında, hazırlıksız yakalandılar, önce hareketsiz kaldılar. Sonra MK, iktidara ulaşarakpasif devrimitamamlamakta işlevsel olacak yeni olanaklar elde etmek için ortaya çıkmaya, eski rejimin çoktan nüfuz etmiş oldukları kurumlarıyla, devrimci dalgaya karşı birleşmeye başladılar. Böylece siyasal İslamın pasif devrim süreci, Mısır’da, Mübarek rejimine karşı ekonomik demokratik hak ve özgürlük talepleriyle patlak veren devrimi bastıran bir karşı-devrime, Mursi hükümeti bir restorasyon rejimine dönüştü.

Bu dinamiğin karmaşık, çok katmanlı doğası çoğu zaman gözden kaçtığından, kimi yorumcular restorasyonun sonuçlarına karşı çıkarken (Mübarek rejimi keşke devrilmeseydi diye düşünmüyorlarsa) farkında olmadandevrimiyadsıyan, hatta karşı bir söylemin içine kolaylıkla düşebiliyorlar.

Geçen hafta yaşananlar, Mısır halkının önemli bir kısmının, Mursi hükümetinin gerçek doğasını kavradığını, devletin kurumlarına olan güvenlerini tümüyle kaybettiklerini, bu güvensizliği göstermek için şiddete başvurmaktan çekinmediklerini ortaya koydu. Mursi yönetimi protesto eylemlerini bastırmak için orduyu kullandı. Sonra 50’den fazla ölü, yüzlerce yaralı… Üç kentte sıkıyönetim… Sokağa çıkma yasağı, onlarca tutuklu…

Protesto eylemlerinin, sokağa çıkma yasağına karşın devam ediyor olması, Tahrir’in yeniden hareketlenmesi, sıkıyönetime karşı başlayan direniş, yeni siyasi iktidarın istikrar kazanamadığını, sürecin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Cumhuriyet – 30.01.2013

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Mısır devrimi /