Çapa Taşeron İşçileri: HEY Tekstil işçileriyle dayanışma içindeyiz!

N. Cemal - 10 Şubat 2013 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

HEY Tekstil Direnişi 1 Yaşında:
Yaşasın Sınıf Dayanışması!

9 Şubat 2013 Tarihinde düzenlenen basın açıklamasıyla mücadele arkadaşlarımız ve sınıf dostlarımız olan Hey Tekstil Direnişçilerinin 1 yıllık süreçlerini dinleme ve değerlendirme fırsatına sahip olduk. 6 aylık Çapa Direnişimizin deneyim ve birikimi içinden çıkan ve direniş komitemizde yer alan arkadaşlarımızla birlikte katıldığımız Hey Tekstil Direnişçilerinin değerlendirme toplantısında sınıf mücadelesi açısından çok önemli noktalar tespit edildi.

Hey Tekstil Direnişinin 1 yılına dair dinlediklerimizle Çapa Direnişi sürecinde yaşadıklarımız arasında çok önemli benzerlikler olduğunu gördük ve bu benzerlikleri deneyim aktarımlarımızla paylaştık. İşçi sınıfının düşmanı AKP’nin ve Hükümetinin yanı sıra, Hey Tekstilin patronları olan Bektaş’ların partisi CHP’nin de gerçek yüzünü bir kez daha mücadele içinde bizere gösteren Hey Tekstil Direnişçisi arkadaşlarımız oldu. “Hey Tekstilin patronları olan Bektaş’ların son seçimlerde CHP’ye sunduğu maddi katkılar acaba işten attıkları kaç yüz işçinin alacaklarına karşılık düşüyordu?” Daha da vahimi, Hey Tekstil Direnişçilerinin “patronları tarafından yapılan maddi seçim yardımından DİSK eski başkanlarından Süleyman Çelebi’nin de sebeplendiği”nin açıklanması oldu. Bu durum “CHP’nin Hey Tekstil Direnişçilerinden köşe bucak kaçmasını” fazlasıyla açıklamakla kalmayıp, “sendikacıların patronlarla olan işbirlikçiliğini de (DİSK eski başkanı Çelebi özelinde) bir kez daha gözler önüne sermektedir.”

Hey Tekstil Direnişinin sınıf mücadelesi açısından öğreticiliği sadece “sosyal demokrat” geçinen bir partinin (CHP’nin) kirli çamaşırlarını ortaya sermekle ve adı “devrimci” olan bir işçi örgütünün (DİSK’in) eski başkanının milletvekilliği koltuğuna uzanan şaibeli yolculuğunu ve patronlarla olan akçeli işlerini teşhir etmekle sınırlı kalmıyor. Hey Tekstil Direnişi önemli bir noktanın daha altını çiziyor ve bununla yüzleşmeye çağırıyor:Devrimciler, yani sosyalistler ve örgütleri işçi sınıfının dostlarıdır ve devrimci bir örgütü / partiyi -halkımızın klasik tabiri ile- “rezil edecek olan da vezir edecek olan da” sınıf mücadelesi içindeki konumlanışıdır. Hey Tekstil Direnişi ve Direnişçileri bizlere bunu da göstermiştir. Adında “emek” geçen “sosyalist” geçinen bir partinin de sınıf uzlaşmacı tutumları sonucunda direniş kırıcı bir rol üstlenebileceğini -EMEP gerçeği üzerinden- bizlere sergilemiştir. Hey Tekstil Direnişinin 1 yılının değerlendirildiği toplantı sadece işçi sınıfının sınıf düşmanı AKP ve Hükümetini, patronlar partisi CHP’yi teşhir etmekle sınırlı kalmayıp, tüm açıklığı ile EMEP’in teşhirini de yapmıştır. Toplantıda bulunan ve Halkların Demokratik Kongresi’nde yer alan bazı bileşenlerin, “bugün hiç kimsenin Levent Tüzel’in düştüğü konuma düşmek istemeyeceğinden” söz ediyor oluşuna da tanık olduk. Hey Tekstil Direnişçileri açıkça şunu söylediler; “EMEP bizim için yanlış bir tercih ve olmaması gereken bir klavuzdu. Bu noktada hata yaptık. EMEP olmasaydı Hey Tekstil Direnişi 1 yıl uzamaz ve çoktan zaferle sonuçlanırdı.”

Ama yine de bir gerçeği vurgulamakta fayda far; Hey Tekstil Direnişçileri gerçek düşmanlarının patronlar olduğundan ve mücadeleyi patronlarına karşı kararlılıkla ve başarıyla yürüttüklerinden çok eminler. Ve gerçek sınıf dostlarını, yüzü işçi sınıfına dönük olan sosyalist ve devrimcileri yanlarında görmek istiyorlar.

Çapa Direniş Komitesinde yer alan iki arkadaşımız da deneyimlerini paylaştılar. Hey Tekstil Direnişçilerinin yaşadıkları gerçeklerin nerede ise aynılarıyla karşılaştıklarını vurguladılar. Direnişlerini kırmaya çalışan, mücadelelerini etkisizleştirmeye çalışan ve hareketlerini bölmeye çalışan işbirlikçi “şer ittifakının” siyasi ve örgütsel sıralamasını -en sağdan en sola- Hey Tekstil Direnişçileriyle neredeyse aynen yapıp; “siyasal olarak hiç bir zaman bir araya gelemeyeceğini sandığınız örgüt ve kurumlar  mücadelemiz karşısında bir araya gelip bizlere karşı ittifak yaptılar” diye vurguladılar.

Çapa Direnişimiz ve diğer işçi direnişlerinden çıkardığımız derslerle tarihsel deneyimleri birleştiren arkadaşlarımızın “kazanım” ve “yapılması gereken” olarak vurguladığı önemli vurgulardan bazıları da şunlardı; “İşçiler, kendi direniş ve mücadelelerinin gerçek sahipleri ve öznesidirler. En devrimci örgütler bile işçiler olmadan bir grev yada işçi direnişini kazanıma dönüştüremezler. İşçiler olmadan, işçilere rağmen ve işçiler adına direniş ve sınıf mücadelesi yapılamaz. Böyle düşünenler yanılır ve sınıf mücadelesine zarar verecek yanlışlar yaparlar. Bunların olmaması için işçilerin kendi öz örgütlerini oluşturmaları, söz, yetki ve kararın (profosyoneller ve uzmanlar da değil) gerçek anlamda işçilerde olduğu mekanizmaları yaratmaları şart. İşçi meclislerinin oluşturulması, direniş ve grev komitelerinin bizzat işçilerce oluşturulması ve işçilerden oluşması gerekir. İşçi sınıfı insiyatifi elden bırakmamalıdır.Unutulmamalıdır ki; Komünistlerin çıkarı hiç bir surette işçi sınıfından ayrı bir çıkar değildir ve olmamalıdır.”

Toplantıda farklı sektörlerden işçiler de deneyim ve sorunlarını dile getirdiler. Siyasi kurumlar adına fikir ve düşünceler dile getirildi, tartışıldı. ÇHD’li tutsak avukatlarla dayanışma duyguları dile getirildi. Hey Tekstil Direnişine omuz veren avukatların isimleri zikredildi ve saygıyla anıldı. Direniş adına bir avukat arkadaş tarafından bilgilendirme yapıldı.

Hey Tekstil Direnişi deneyim ve kazanımlarıyla sürüyor, sürecek. Sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyorlar. Bizler de buradan bir kez daha mücadelelerimizi birleştirmeye ve “Hey Tekstil Direnişi Bizim Direnişmizdir” diyerek omuz omuza yürümeye çağırıyoruz.

Hak Verilmez Alınır Zafer Sokakta Kazanılır!
Biz Haklıyız Biz Kazanacağız!
Yaşasın Sınıf Dayanışması!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Çapa Taşeron İşçilerinin Sesi / HEY Tekstil /