DİSK, Nisan’da Olağanüstü Genel Kurul’a neden gidiyor?

Seyfi Adalı - 5 Mart 2013 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

5 Mart’ta (bugün) DİSK Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Olağanüstü Genel Kurul kararı alınmasında belirleyici faktörün, işçi sınıfına yönelik saldırıların alabildiğine arttığı bir dönemde yaşanmakta olan sorunların bir an önce çözülerek, içinde bulunduğumuz mücadele sürecine daha etkin müdahale olanaklarının yaratılması” olduğu belirtildi.

Olağanüstü Genel Kurul’un toplanması için hazırlık çalışmalarına başlandığı kesin tarih verilmese de, Nisan ayının ilk hafta sonunda genel kurulun toplanması güçlü bir olasılık.

Olağanüstü Genel kurul kararına giden süreç nasıl gelişti?

10-11-12 Şubat 2012 tarihlerinde yapılan DİSK 14. Genel Kurulu, Maltepe Belediyesi taşeron işçilerinin protesto eylemleriyle açılmış, Genel Yönetim Kurulu’nun belirlenmesi sırasında tek kadın genel başkana sahip Dev Sağlık-İş’in Yönetim Kurulu’na alınmaması yönünde Genel-İş Genel Başkanı ve aynı zamanda DİSK Genel Başkan adayı Erol Ekici’nin tasarrufuyla son bulmuştu. Genel kurulda CHP’nin tezahüratına dönüşen sahneler yaşanmıştı.

Genel Kurul’un üzerinden bir yıl geçmeden, Aralık ayı sonunda DİSK Genel Sekreteri de olan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu Yönetim Kurulu görevinden istifa etmişti.

Serdaroğlu’nun görevinden istifa gerekçesi “görülen lüzum üzerine” kabilinden olsa da Adnan Serdaroğlu hakkında Devrimci İşçi Hareketi imzalı açıklamalara DİSK Genel Merkezi’nin cevap vermemesi, “tarafsız” kalması istifaya yol açtığı iddia edildi.

Bardağı taşıran son olay ise, Genel-İş 3 Nolu Şube Başkanının görevinden istifa etmesi üzerine yaşanan şube olağanüstü genel kurul süreci oldu. Devrimci İşçi Hareketi önce olağanüstü genel kurula itiraz etti, ardından kendi adaylarının kongreyi kazandığını ama Genel İş Genel Merkezinin devreye girerek, geçersiz oyları geçerli sayıp, diğer adayın kongreyi kazandığını açıklamasına tepki göstermişti.

Böylece, Devrimci İşçi Hareketi ile  Genel-İş Merkezi arasında karşılıklı suçlamalar yaşandı. DİSK’in mevcut yönetimiyle devam etmesi olanaksız oldu.

Son olayla ilgili tarafların açıklamaları özetle şöyle:

Genel-İş 3 Nolu Şube Olağanüstü Genel Kurulu hakkında Devrimci İşçi Hareketi’nin açıklaması

“Saat 10.00’da başlayan kongre divan başkanlığını Genel -İş Genel Sekreteri Kani Beko yaptı. Sürecin 3 nolu şube başkanı Mevsim Gürlevik’in istifasından sonra olağan üstü kurula geldiğini ve iki adayın genel başkanlık için aday olduğunu söyleyerek her iki adaya da beşer dakika konuşma süresi verileceğini söyledi. Öncelikle Can Çokürkmez konuşmasını yaptı. ”Bize patron yanlısı diyorlar. Bende bir işçiyim. Bunların hepsi yalan” dedi.

Ardından Savaş Doğan’a söz verildi: ”Günlerdir gece yarılarına kadar arkadaşlara baskı kurulmaması için işyerlerinde nöbet tutuyoruz. Normalde başkanın istifasından sonra yönetim toplanarak kendi kararını alması gerekirken yönetim kurulu, asil ve yedek üyeleri belediye müdürlerince baskıyla istifa ettirilmiştir. Buda yetmemiş aynı yöntemle delegeler de istifa ettirilerek seçme ve seçilme haklarından mahrum edilmişlerdir” dedi.

Savaş Doğan’ın konuşması, divan başkanı Kani Beko tarafından gerek Mustafa Sarıgül’e gerekse diğer aday Can Çokürkmez’e değindiği sırada defalarca kesilerek müdahale edildi. Divan başkanının tüm engelleme çalışmalarına rağmen konuşması salondaki işçiler tarafından desteklenerek alkışlandı. Divan başkanının bu tahammülsüzlüğü Devrimci İşçi Hareketi ve Şişli Belediyesi işçilerince ‘Patron Sendikacılığına İzin Vermeyeceğiz’ sloganlarıyla protesto edildi.

Geçersiz oylar çıkarılınca Savaş Doğan’ın 52’ye,46 seçimi kazandığı sandık başkanı tarafından ilan edildi ve tutanak tutuldu. Tam da bu sırada genel merkez yöneticileri devreye girerek müdahalede bulundular.Genel-İş genel merkez yöneticilerinden Remzi Çalışkan ve Hüseyin Yaman şube seçimleriyle ilgileri olmamasına rağmen Can Çokürkmez lehine itiraz ettiler.

Genel-İş Örgütlenme Daire Başkanı Remzi Çalışkan salona polis çağırdılar. Salona hem sendikalar masası hemde TEM polislerininde içeri alınması üzerine işçiler polis ve işbirlikçi sendikacıları protesto ettiler. Polisin sandık başkanının etrafını sarmasından sonra genel merkez yöneticileri Kani Beko, Hüseyin Yaman, Remzi Çalışkan, Cafer Konca ve diğer sendika yöneticileri bir köşeye çekilerek çay içmeye başladılar.

Yaşanan tüm bu gelişmeler sonucunda sandık başkanı açıklamasının hatalı olduğunu ve Savaş Doğan’ın kaybettiğini ilan etmesiyle Devrimci İşçi Hareketi ve Şişli işçileri karara tepki göstererek oturma eylemine devam ettiler”.

DİSK Genel-İş Genel Merkezi’nin konuyla ilgili açıklaması ise, özetle şöyle:

İstanbul Avrupa Yakası 3 No’lu Şubemizin Olağanüstü Genel Kurulu 3 Mart Pazar günü İstanbul’da toplanmış ve seçimini yapmıştır. Seçim sonunda Can Çokürkmez Şube Başkanlığı görevine seçilmiştir.

Gerek seçim öncesi gerekse seçim sonrasında ortaya atılan kimi dayanaksız iddialara karşı Genel Yönetim Kurulu bu açıklamayı yapmayı gerekli görmüştür.

Genel Kurul normal koşullarda başlamış, adaylar konuşmalarını yaptıktan sonra seçimlere geçilmesiyle divan kurulunun görevi sona ermiş ve genel kurul yönetimi seçim kuruluna geçmiştir. Seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra sonuçları kabullenemeyen grubun gerilimi tırmandırması, seçim kurulu başkanının salona polis çağırmasına neden olmuştur. Salona güvenlik kuvvetlerinin çağrılmasının salonda hazır bulunan DİSK Genel-İş Genel Yönetim Kurulu ile bir bağlantısının olması söz konusu değildir.

DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu hiçbir tehdide, şantaja ve baskıya boyun eğmeyeceğini bu seçimlerde de göstermiştir.

Sendikamızın temel ilkesi işverenlerden, sermayeden ve siyasi partilerden bağımsızlıktır. Hiçbir işverenin, sermaye grubunun, siyasi partinin ve grubun Genel-İş Sendikasını yönetmeye bugüne kadar gücü yetmemiştir; bundan sonra da Genel Yönetim Kurulu olarak Genel-İş üyeleri dışında hiç kimseye Sendikamız üzerinde egemenlik hakkı tanımayacağız”.

Olağanüstü Genel Kurul’a doğru

Olağanüstü Genel Kurul sürecine damga vurması beklenen bu tartışma, esasen DİSK’i işçi sınıfı içinde devrimci bir sendika olmasına yönelik değildir.  DİSK merkezindeki iktidar kavgasıdır. Bu kavgada CHP’nin giderek daha fazla rol aldığını görmek gerekir.

Öte yandan, Devrimci İşçi Hareketi grubunun KESK ve ÇHD sonrasında DİSK’ten de tasfiyesine yönelik bir hamle olduğunu da ileri sürmek mümkün.

Her ne olursa olsun, DİSK yönetimi merkezinde işçi sınıfının ihtiyaçlarının yer almadığı bir kavganın içindedir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: DİSK / Genel-İş /