Türk Metal: “Uyuşmazlığı tuttuk, bundan sonra sokağa ineceğiz”

Sol Defter- Haber - 5 Mart 2013 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, 115 bin işçiyi kapsayan ve Türk Metal Sendikası ile MESS arasında yürütülen toplu iş sözleşmesinde uyuşmazlık tutanağı düzenlendiğini bildirdi.

Çalışma hayatı muhabirleriyle bir araya gelen Kavlak, kamudaki sözleşmelerden sonra en büyük sözleşme olan metal işkolundaki sözleşmeyi Türk Metal Sendikası’nın yaptığını hatırlattı. Metal işkolundaki sözleşmenin 210 işyerinde 115 bin işçiyi kapsadığını belirten Kavlak, firmalar arasında Ford, Tofaş, Renault, Mercedes, Arçelik, Bosch, Man ve Türk Traktör’ün de bulunduğuna işaret etti.

Metal işkolundaki toplu iş sözleşmesi için Metal Sanayicileri İşveren Sendikası (MESS) ile yapılan görüşmelerde birinci 6 ay için yüzde 18 ve sosyal haklarda da yüzde 24 istediklerini ifade eden Kavlak, ikinci 6 ay için enflasyon, üçüncü 6 ay için enflasyon 2 puan ve dördüncü 6 ay içinse enflasyon oranında zam talep ettiklerini dile getirdi.

Kavlak, şöyle konuştu: “Bugün itibarıyla uyuşmazlığı tuttuk. Şu ana kadar da işverenin bize verdiği rakam 4,6 civarında. Sosyal haklarda da yüzde 9 verdi. Oluşmuş enflasyona baktığımız zaman bizim taleplerimiz yüksek gelebilir. Ama biz yüzde 99 özel sektörde örgütlü bir sendikayız. 2 yılda bir yaptığımız sözleşmelere baktığınız zaman Türkiye’nin rakamsal olarak en büyük sözleşmelerini yaptık biz. Özel sektörün kendi dinamikleri, kendi içindeki yapısı, yüksek ücretli insanın işten çıkması, yeni işe girenlerin ücretinin düşük olmasından dolayı bizim geldiğimiz rakam ortalama ücret, bin 400 liranın biraz üzerinde. Bundan dolayı sektörde çok büyük sıkıntı var. Temsil ettiğimiz, etkili olduğumuz işletmelere baktığınız zaman Türkiye’deki ilk 50 firmadan 27’sinde biz örgütlüyüz. Onların durumuna baktığınız zaman 2012 yılı onlar için çok parlak bir dönem oldu, karlarına kar kattılar. Hatta bazı şirketler 1 milyar dolara varan yatırımlar yapacağını basınla paylaştı. Bizim bundan sonraki toplu sözleşme sürecimiz, çok sıkıntılı bir sürece girdi. Ayın 23’ünde, Çorlu’da bin 500 kişilik bir toplantı ile kamuoyuna sözleşme sürecinde yapacağımız eylem planını anlatacağız. Biz çok sık sokağa inen bir sendika değiliz ama sokağa indiğimiz zaman da kolay kolay tekrar geriye, içeriye girmeyiz. Uyuşmazlığı tuttuk, bundan sonra sokağa ineceğiz. Sokakta birtakım eylem kararları ile işvereni masaya daha erken getirmek için çalışacağız.”

“Karar alırsak, ekonominin çarkları durur”

Son yıllarda enflasyonun düşük olduğunu ama doğalgaza yüzde 20’nin üzerinde, iletişim araçlarına yüzde 15’in üzerinde zam yapıldığına işaret eden Kavlak, “İşverenler, ‘2013 yılı bizim yılımız olacak’ diyorlar. Eğer 2013 bizim yılımız olursa onların da yılı olur. Yoksa 2013 zarar ziyan yılı olur. Biz, herhangi bir karar aldığımız zaman Türkiye’de ekonominin çarkları da durur” dedi.

Kavlak, 2002’den sonra işe girenlerin maaşlarının çok düşük olduğunu, “farklılığın kapatılması için 30 kuruş çekme ve üstüne yüzde 18 zam” istediklerini, ancak bu rakamın işverenin gözüne yüksek göründüğünü söyledi. Bundan sonra ortalama 65 günlük bir süre olduğunu ifade eden Kavlak, “Bu süre içinde anlaşılamazsa grev uygulama kararını alıp greve çıkmamız lazım. Hiç kimse greve çıkmayı istemez ama greve çıkmak bir seçenek ise yapacak başka bir şey yok. Özel sektörde olduğumuz için grev erteleme gibi bir konuda Bakanlar Kurulu’nun bu işe çok müdahil olacağını düşünmüyorum. Bakanlar Kurulu bu işe müdahil olacaksa para babalarına bastıracak, bitecek bu iş” diye konuştu.

BMC işçilerinin durumu

Kavlak, bin 600 işçinin çalıştığı BMC ile ilgili sıkıntılı bir süreç yaşadıklarını ama çözümü hep masada aradıklarını anlatarak, 10 aydır işçilerin düzenli maaş alamadıklarını belirtti. 2 ay içeride maaşları olan işçilerin Yapı Kredi Plaza önünde eylem yaptıklarını ifade eden Kavlak, maaşlarını son kuruşuna kadar alana kadar eylem yerini terk etmeyeceklerini söyledi.

Sorunun çözülmesi için defalarca Mehmet Emin Karamehmet’le bir araya geldiklerine işaret eden Kavlak, son 4 aydır işletmede çalışılmadığını dile getirdi. Karamehmet’in bugün bu sorunu çözeceğini söylediğini belirten Kavlak, “Şirketin yüzde 45’inin yabancı bir şirkete satıldığını, anlaşma yapıldığını, sadece kaynak girdisinin olmadığını, gizlilik anlaşması gereği hangi şirket olduğunu açıklayamadıklarını söylediler” dedi.

Kıdem tazminatına “kıstelyevm” önerisi

Hükümetin, “kıdem tazminatını çalışanların sadece yüzde 7’si alabiliyor. Biz, çalışanların yüzde 93’ünü de kıdem tazminatı vermek istiyoruz” dediğini hatırlatan Kavlak, herkesin kıdem tazminatından yararlanabilmesi için Kıdem Tazminatı Fonu oluşturulması gerekmediğini söyledi. Kavlak, “Eğer kıdem tazminatını yüzde 100’e vereceklerse mevcut kıdem tazminatı yasasına ‘Kıstelyevm (bir aylık maaşın bir güne isabet eden miktarı) esası uygulanır’ diye bir madde koyacaklar. O zaman herkes kıdem tazminatı alır. 1 gün çalışan da 1 günlük kıdem tazminatı alır” dedi. Kavlak, hükümetin kıdem tazminatını 30 günden 15 güne düşürmek istediğini öne sürdü.
“Türk-İş’in olağanüstü genel kurulu, bu saatten sonra kaçınılmaz”

Kavlak, Türk-İş’te görüş ayrılıkları yaşandığını belirterek, şöyle konuştu: “Türk-İş’teki bu ayrımcılık çalışma yaşamına çok ciddi rahatsızlık veriyor. Bu Sendikalar Yasası’nın çıkmasıyla başladı. Türk-İş’teki ayrımcılığın pimini de ‘ben çektim’ diyebilirim, bunu hiçbir yerde de saklamadım. 30’un altında işçi çalıştıran iş yerlerinde sendikal tazminatı kaldırmanın önünü açan bir çalışmaya sessiz kalamazdım. ‘Türk-İş’te bir adaylık söz konusu mu?’ derseniz, eğer ben Türk-İş başkanlığına bu konjonktürde aday olursam bunu bir koltuk, başkanlık sevdası için yaptığım düşünülebilir. Öyle bir düşüncem asla olmadı. Türk-İş’e bağlı sendikaları tek tek ziyaret ederek bu ayrımcılığa bir son vermek gerektiğini, Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun uzlaşarak bir ekip çıkartması gerektiğini de tüm arkadaşlarla paylaştım. Türk-İş’in olağanüstü genel kurulu, bu saatten sonra bence kaçınılmaz. Başkanlar Kurulu olarak ana tüzükte anlaşırsak, bir genel kurul takvimi belirlenebilir.”
“Kadın olmak işe alınmamak için bir sebep”

Doğum sonrası iznin artırılması yönünde çalışmalar bulunduğunu anımsatan Kavlak, “Daha işe alınırken kadın olmak işe alınmamak için bir sebep. Doğum izinlerinin artırıldığı kadınlar, iş çıkış listelerinde ilk başlara gelir. Eğer kadınlara bu pozitif ayrımcılık getirilecekse, mutlaka işverenlere prim gibi teşvik verilmeli. Kadın çalıştırmak tercih sebebi olmalı. Şu anda kadın çalıştırmamak tercih sebebi” dedi.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: TİS / Türk Metal /