DİSK’ten Başbakana cevap: Taşeroncu sendikaları açıklayın!

Sol Defter- Haber - 7 Mart 2013 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İŞÇİ SINIFINA İHANETİN YENİ BİR BELGESİ: “ARKA BAHÇE”DE TAŞERONLAŞTIRMA GÜZELLEMESİ!..

Başbakan Erdoğan, Türk-İş’e bağlı Türk-Metal Sendikası’nın düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmasında, taşeronluğun durup dururken çıkmış bir şey olmadığını belirtip, “Taşeronluk sendikaların bize getirdiği bir tekliftir. Ben de bunu açıklamak zorundayım” diyerek, taşeronlaşmanın bir pazarlık konusu haline getirildiğini, kimi sendikaların da taşeronlaştırma politikalarını desteklediklerini söyledi. Ayrıca Başbakan kıdem tazminatı konusunda kimsenin endişe etmesine gerek olmadığını da söyledi fakat Hükümet Programları da, Ulusal İstihdam Strateji Belgesi de işçi sınıfının kazanılmış haklarının gaspedilmesinin birer belgeleri olarak ortadadır.

Eğer Başbakan Erdoğan’ın sözünü ettiği sendikalar işveren örgütleri değilse, işverenlerle beraber şirket kuran, onlarla işbirliği alanlarını genişleten yandaş sendikaların bu işte parmağı varsa bu kimse için şaşırtıcı olmayacaktır. Zira, görünen köy, arka bahçede yapılan toplantıda da kılavuz istemez!

Başbakan istediği kadar güzellemeler yapsa “işçi sendikası” görünümlü salonlarda ve birileri kendi cellatlarına aşık olup, işçi sınıfına yapılan ihanete elleri patlayıncaya kadar alkış tutsalar da gerçek ortadadır!

Taşeron sistemi, işverenler tarafından emek maliyetlerini aşağıya çekmek, işçi ile ilgili sorumluluklardan kaçmak amacıyla oluşturulmuş, kuralsızlığın, esnekliğin, güvencesizliğin zeminidir. En büyük işveren olarak devletin ve özel şirketlerin hızla taşeron sistemine yönelmelerinin nedeni budur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre taşeron işçi sayısı AKP hükümeti döneminde dört kat artarak 1,5 milyonu geçmiştir. Kurallı çalışmadan, yasal düzenlemelerden kaçışın aracı olarak yaygınlaştırılmak istenmektedir. Taşeronluk, iş cinayetlerini, eksik ücretleri, yatmayan maaşları, ödenmeyen sigorta primlerini, kullandırılmayan ücretli izinleri, yasal çalışma sürelerinin çok üzerinde ücretsiz çalışma sürelerini, kayıtdışını temsil etmektedir. AKP Hükümeti, bu yasadışı uygulamalara göz yummak bir tarafa, bunları bizzat sistemli hale getirmeye çalışmaktadır.

Sermaye örgütlerinin uzun zamandan beri en büyük talebi ise taşeron uygulamasına yönelik konulan yasal sınırlandırılmaların bütünüyle kaldırılmasıdır.

Taşeron sistemi aynı zamanda sendikal örgütlülüğün önünü kesmek için de kullanılan bir araçtır. Nitekim sendikalarımızın etkin çabası ile örgütlenen taşeron işçilerinin haklı mücadelesinin önü kesilmek istenmektedir.

Konfederasyonumuz ve başta Genel-İş, Nakliyat-İş, Devrimci Sağlık-İş, Enerji-Sen olmak üzere tüm sendikalarımız, taşeron sisteminin güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın, iş cinayetlerinin, sendikasızlaştırmanın, yasaları ve hakları yok saymanın adı olduğunu her fırsatta gündeme getirmekte, taşeronlaştırmaya karşı mücadele vermektedir.

Taşerona yönelik sınırlandırmaları kaldırarak çalışma hayatının cehenneme çevrilmek istenmesi; taşeron işçilerin umutları ile oynanması; kadrolu, güvenceli, sendikalı çalışmayı ortadan kaldırmaya yönelik tüm girişimlere karşı, işçileri ortak mücadeleye çağırıyor ve Başbakan Erdoğan’ı, sözünü ettiği ihanetçi sendikaları açıklamaya davet ediyoruz.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: DİSK / Taşeron sistemi /