qm

Acaba…

Ömer Yıldız - 6 Nisan 2013 - Güncel Politika / Türkiye / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İtiraf etmeliyim, tabir-i caiz ise Akp beni ters köşeye yatırdı.

Yıllardır süren acıya son verecek her türlü çabaya umutla bakmış birsi olarak anladım ki böyle bir umut ortaya çıkınca ne yapacağımı hesaplamamışım. Bu da demek oluyor ki umudum yokmuş. Olmama ihtimali üzerine hep olmasını dilemişim. Şimdi de samimiyet konusunda şüphelerim devam etmekle beraber bunların da “umutsuzluk” kaynaklı olabileceği geliyor aklıma.

Bu güne kadar hep KESK’i model göstermiş, sorunun çözümünde KESK benzeri bir yapılanmanın örnek olabileceğini savunmuş ve sendikamın bu yapısı sebebiyle –elbette başka sebeplerle birlikte- üye olmuş ve fikirlerini savunmuş birisi olarak KESK genel başkanının “akil adamlar” listesinde olmasına ilk tepkim “hayır”dı. Şimdiki tepkim de “hayır”. Ancak kafamda acaba siyaseti Akp karşıtlığı üzerinden, sübjektif düşüncelerle mi yapıyorum şüphesi oluşmadı değil.

Bir arkadaşımın “toprağa hiç tohum atmamış olan tarımdan bahsetmesin” sözü ile birlikte Nasreddin Hoca’nın “damdan düşeni çağırın” sözü ile ifadesini bulan yaşanmışlık sürecinde hasbelkader, az ya da çok sorunun acı çekenlerini, mağdurlarını bildiğimden ve üniversitede okumuyor olsa askerde olacak olan oğlumun olası çatışma ortamında askerlik yapacak olması duygusu bir tarafa, okuduklarımdan, yaşadıklarımdan sorunun her halükarda çözülmesi dileğim sabitken birden bire “hayır, sadece Akp çözemez, toplumsal mutabakat olmalı” demeyi ısrarla sürdürme isteğimin “acaba”ları kafamı kurcalamakta.

Bütün “dağlarına bahar gelmiş memleketimin” diyebilmeyi ne çok isterim. Akp samimiyetinden çok büyük kuşkularım olsa da kendi “acabalarımı” bitirmenin daha gerekli olduğu kanısındayım. Zaten tüm diğer itiraz eden ya da destekleyenler gibi enstrümanları Akp’nin dağıttığı bir orkestrada bir nota bile çalmanın onların iradesinden bağımsız olamayacağı fikri benim fikirlerimin antrenman olduğu gerçeğini vuruyor yüzüme.

Biliyorum ki bu süreç sonuna bile kalmadan sosyalistler ve KESK iktidarın, egemenlerin baskılarını her zamanki gibi yaşattığı bir örgüt olacak. Yine sevmeyecekler ve yok etmeye çalışacaklar. Bu sürecin olumlu bitmesi sosyalistlerin baskıdan kurtulmasını sağlamayacağı gibi belki de arttıracak. Süreç kendi ötekilerini yaratacak ve ötekiler acı çekecek. Ülkemde yeni yeniden büyük kutuplaşmalar olacak.

Ya ben yanılıyorsam. Ya gerçekten süreç başarılı olursa. İşte düştüğüm ters köşe…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: KESK / Kürt sorunu /