DİSK Olağanüstü Kongresi: Aklımız Kötümser; İrademiz İyimser Olsun – Ecehan Balta

Sol Defter- Haber - 9 Nisan 2013 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

DİSK Olağanüstü Kongresi: Aklımız Kötümser; İrademiz İyimser Olsun

DİSK, 6 Nisan’da bir yıl önce seçilen Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu ve Başkanı Erol Ekici’nin ard arda istifaları nedeniyle Olağanüstü Genel Kurul’a gitti. İstifaların nedenleri farklıydı, Serdaroğlu, Ekici’nin DİSK’in “siyasal bağımsızlığına gölge düşürdüğünü” savunuyordu, Ekici ise “siyasal olarak bağımlı olduğu yapının zorlaması” ile başkanlıktan çekildi.

Olağanüstü Kongre’ye bir öncekinde olduğu gibi, bir mutabakat listesiyle gidildi. O nedenle, Kongre de doğrudan Başkanlık ve Genel Sekreterlikten boşalan yerlerin doldurulması olarak görüldü. Bu ara dönemde çıkmış olan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası gibi, DİSK’i doğrudan ilgilendiren, bazı önemli sendikalarının baraj altında kalmasına neden olacak önemli “gelişmeler”, değinilmek dışında, değerlendirilmedi ya da Kongre, bütün bu saldırıları protesto etmek için bir araç olarak kullanılmadı. Dizaynı itibariyle seçim endeksli ve son derece apolitik olan kongrede, sadece mutabakat listesinin ve bu liste dışından seçime katılan Başkan ve Genel Sekreter adaylarının temel olarak kendilerini ve sendikalarını anlatan konuşmalarınıbir yıl sonra bir kez daha dinlemek durumunda kaldık. Ancak onlardan da “DİSK’in yeniden kuruluşu/yapılanması” lafzı dışında DİSK’in bir konfederasyon olarak önümüzdeki dönemine, potansiyellere ve tehditlere dair herhangi bir söz işitmek mümkün olmadı. Böyle olunca da hem yeni Başkan Kani Beko’nun hem de Genel Sekreter Arzu Atabek Çerkezoğlu’nun sıkça kullandığı “DİSK’in yeniden yapılanmasından” kastının kısmi bir kadro değişimi dışında ne tür bir anlam ifade ettiği delegelerin çoğunluğu açısından soru işareti olarak kaldı.

Kongrenin merkezi işlevi seçim olunca, seçim sonuçlarından da bahsetmek gerek: Genel-İş (Başkanlık), Birleşik Metal İş (Genel Sekreterlik), Tümka İş, Gıda İş, Tekstil, Sosyal İş ve Lastik İş’ten oluşan mutabakatın karşısına Nakliyat İş Başkanlık ve Dev Sağlık İş Genel Sekreterlik için aday oldu. Kongre’ye katılan 371 delegenin üçte ikisinin oyunun alınması gereken birinci turda en az üçte iki olan barajı sadece Lastik-İş ve Tümka İş’in geçmesi, mutabakatın gerçekte pek de sağlam olmadığını ortaya koydu. Zira matematiksel olarak bu sonuç,söz konusu iki sendikanın ilk turda sadece kendilerine oy vermesi ile mümkündü. Bu turda ikisi de seçilemeyen Genel Sekreter adaylarının arasındaki oy farkı ise sadece 50 idi. Bu düşük fark, birincisi delegelerin bu olağanüstü kongre sürecinden memnuniyetsizliğini ifade ediyordu. İkincisi, bir önceki seçimde de yönetim kurulu adayı olarak yine görece yüksek bir oy almış olan ve aynı delegeye ikinci kez seslenen Arzu Atabek Çerkesoğlu’nun ve görece küçük sendikasının verdiği mücadelenin kuşkusuz delegeyi etkilediğini gösteriyordu. Ayrıca not düşmek gerekir ki, Atabek Çerkesoğlu her ne kadar “kadın olduğum için değil, yoldaşınız olduğum için bana oy verin” dese de, bir kadının DİSK kürsüsüne çıkmak için en azından “hitabet sanatında” erkek rakiplerinden birkaç gömlek üstün olması gerektiğinin canlı bir kanıtıydı.

Nitekim, ikinci turda Lastik-İş’in 68 delegesi Birleşik Metal karşısında Arzu Atabek Çerkesoğlu’naoy vererek dengeleri Dev Sağlık İş Başkanı lehine değiştirdi ve o ana kadar Başkan’ın istifası üzerinden tartışılan DİSK Kongresi’ne Genel Sekreterlik seçimi damgasını vurdu. Birleşik Metal’in devre dışı kalmasıyla mutabakatın bozulduğu gerekçesiyle Sosyal İş Başkanı Metin Ebetürk de seçildiği yönetim kurulu görevinden çekileceğini açıkladı.

Dev Sağlık İş’in “taşeronlaşma ve güvencesizleşmeye karşı mücadelenin sözcüsü olma” iddiasıyla yönetim kuruluna girmesi ve DİSK’in iki büyük sendikası Birleşik Metal ve Sosyal İş’in yönetim kurulunun dışında kalması, Kongre’nin yarattığı en büyük sonuç oldu. Bu sonucu iradi olarak ortaya çıkartan Lastik-İş’in amacı, solcu olduğu bilinen sendikaların arasını açmak değilse de, bu önümüzdeki günlerin doğrulayacağı üzere, büyük ihtimalle başarılmış oldu. Diğer taraftan, ortaya çıkmış olan yönetim bileşiminin ne kadar sağlıklı kararlar alabileceğini ve bunları ne kadar mücadeleye yansıtabileceğini de hep beraber göreceğiz. Umudumuz, elbette DİSK’in devrimci sıfatını hak eder bir biçimde Ulusal İstihdam Stratejisi çerçevesinde yapılacağı bugünden belli son saldırılara karşı, güçlü bir cepheyi örebilmek ve işçi sınıfı hareketini işyerlerinden çıkartıp sokaklara taşıyan mücadeleci bir hattı bugünden kurgulayabilmek.

Ama, bir not düşmek de boynumuzun borcu: Bu mücadele, doğrudan ve sadece taşeronların mücadelesi ya da onların “tek temsilcilerinin” DİSK’te kendisine yer bulması ile kazanılmayacak. Tüm bir işçi sınıfının güvencesiz ve taşeron çalışmaya mahkûm edildiği bir dönemde, tüm sendikaların taşeronlaştırma ve güvencesizleştirmeye karşı topyekun mücadelesi ile kazanılacak. DİSK’in buna mecali kaldı mı? Her zamanki gibi, umut etmek ve umudun gerçekleşmesi için mücadele etmekten başka şansımız yok. Olması gerektiği gibi, aklımız kötümser, irademiz iyimser.

antikapitalisteylem.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: DİSK Olağanüstü Genel kurulu /