Çapa Taşeron İşçileri Koç Direnişini ve Taşeron Sistemini Değerlendirdiler

N. Cemal - 11 Nisan 2013 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Çapa Taşeron İşçileri Koç Direnişini ve Taşeron Sistemini Değerlendirdi

TAŞERONLAŞTIRMA YASASINA KARŞI ORTAK MÜCADELE

11.4.2013: Çapa taşeron işçileri Hulusi Behçet Kütüphanesi Pembe Salonda gerçekleştirdikleri toplantıda taşeron sistemini, çıkacak olan taşeron yasasını ve Koç direnişini değerlendirdiler.

– Toplantının moderatörlüğünü yapan taşeron işçilerinden Sevcan, “Mücadele etmeliyiz, birlik olmalıyız, birbirimize güvenmeliyiz” diyerek fiili mücadelenin önemine dikkat çekti. Heyecanlı olduğu gözlemlenen Sevcan, “ben Çapa direnişinde mücadeleye katıldım ve bütün deneyimlerimi oradan başlayarak kazandım. İlk defa bir toplantı yönetiyorum ve çok heyecanlıyım” dedi…

BİRLEŞİK MÜCADELE

– Taşeron işçilerinden Arzu, “bizleri kadrolu, memur, taşeron vb biçimlerde bölüyor ve birlikte mücadele etmemizin, örgütlenmemizin önüne geçmek istiyorlar” diyerek, “Çapa olarak, bütün kampüs olarak mücadele etmeliyiz. Koç Üniversitesi taşeron işçileri direnişinde olduğu gibi öğretim görevlisi, öğrenci ve bütün işçiler ortak mücadele etmeliyiz” vurgusunda bulundu. “Taşeron İşçilerin Sesi olarak sizleri mücadeleye çağırıyoruz” dedi…

ARZU, SEVCAN, Av CEM GÖK ve KADİR

– Çapa’da işten atılan taşeron işçilerinden hemşire Emine ise, “Çapa direnişimizin çadırını Koç direnişçilerine götürdük ve direniş alanına kurduk. Direnişe başlarken heyecanlı ve telaşlıydılar. Direniş çadırını kurduğumuzda çadırın üzerinde kalan ve çadırımızın polis, zabıta ve özel güvenlikçiler tarafında operasyonla kaldırıldığı günü gösteren ‘Direnişte 162. Gün’ yazısını görünce heyecanlandılar. ‘Baksanıza 6 ay direnmişler’ diyerek birbirlerine moral verdiler.

EMİNE...

Bizden öğrendiler ve direniş çadırımızla birlikte deneyimlerimizi de aktardık. Biz de onlardan öğrendik arkadaşlar. Çapa’da başarılamayanı onlar başardılar. Hocalarıyla, öğrencileriyle ve işçileriyle birlikte direniş komitesi oluşturup, ortak mücadele verdiler. Örnek oldular. Biz de bunu başara biliriz, başarmalıyız” dedi…

MURAT...

– Taşeron işçilerinden Murat “işçilerin bölünmüşlüğü” noktasına dikkat çekerek, “birleşik mücadele” çağrısı yaptı…

– Çapa ve Koç direnişçilerinin avukatlarından Cem Gök’de toplantıya katıldı. “Ben bir avukat olarak sizlerin mücadelelerinden öğreniyorum. Çapa direnişi ve Koç direnişi örneklerinde de olduğu gibi sizlerden öğrendiklerimi sizlerin mücadelesine hukuki katkılar sunmak için değerlendiriyorum. Koç direnişçilerinin siz Çapa direnişçileri gibi kazanılmış muvazaa davaları da yoktu. Sizler daha avantajlıydınız. Yine de çok ileri kazanımlar elde ettiler. ‘Taşeron Denetleme Kurulu’ oluşturup, tıpkı Boğaziçi Üniversitesinde olduğu gibi taşeron işçilerine uygulanan baskı, hakaret ve angaryaları soruşturma yetkisi aldılar. Komitede öğretim üyeleri ve öğrenciler olacak. En önemlisi de atılan 161 taşeron işçisinin tümünün işe dönme hakkını elde etmiş olmaları. Bölünmeden ve işçileri arasındaki ayrımdan söz ediyorsunuz. Direniş ve mücadeleye işçilerin tümünün katılmadığını dile getiriyorsunuz. Koç direnişinde de böyleydi ve gözlemlediğim kadarıyla işten atılan 161 taşeron işçisinden ancak 40 – 50 kadarı fiilen direnişe katıldı. Hep böyle oluyor ve yakınmak gereksiz. Öncüler, daha duyarlı ve kararlı olanlar başlarlar ve devam ettirirler. Direnişin kazanımından mücadeleye katılmayan işçilerde yararlanacaklar. Bu da mücadelenin ve direnişin önemini onlara göstermiş olacak” diyen avukat Cem Gök, “Önemli olan fiili mücadele ve sizlerin kararlılığıdır. Bizlerin çabaları ve hukuki mücadele sizlerin direniş ve mücadelesinin bir devamı ve tamamlayıcısı olabilir,” vurgusunda bulundu…

AVUKAT CEM GÖK

– Taşeron işçilerinden Mahir; “Taşeron ne demek, taşeron işçisi ne demek” diye sordu ve “bu konunun iyi açılması ve işlenmesi gerekir” dedi…

– Söz sırası taşeron işçilerinden Kadir’e geldiğinde, “Taşeron sistemi kölelik şartlarında işçi çalıştırılması demektir. Bizler, buraya da yazdığımız gibi; ‘Taşeron Sistemi Düzeltilemez Ortadan Kaldırılmalıdır!’ diyoruz. Mücadelemizin temel amacı bu. Mahir arkadaşımızın sorusuna cevabım budur” diyerek konuya girdi: “Bir yakınımız vardı ve ayakları kesildi. Size kısaca onun öyküsünü anlatayım. Kasabanın tek ayakkabıcısına babasıyla birlikte gidip bayramlık ayakkabı ölçüsü aldırıyorlar. Ayakkabı bitip alıyorlar ve bayram sabahı giydiğinde ayakkabının canını yakacak kadar sıktığını görüyor. Ayakkabının görüntüsü güzel, yen ve şık. ‘Ayağımı sıkıyor, canım acıyor’ dese babası alıp ayakkabıcıya geri götürecek. Ayakkabıyı giyemeyecek. Bayram sabahı giyip akşama kadar ayağından çıkarmıyor. Akşam çıkardığında ise ayaklarının parçalanmış, kanamış ve yaralar içinde olduğunu görüyor. Tedavi vs süreçleri. Derken ileriki dönemde o yaralardan dolayı ayaklarını kesmek zorunda kaldılar. Taşeron sistemi de bizim ayaklarımızı sıkıyor ve canımızı yakıyor, arkadaşlar. Çıkacak olan taşeron yasası ile de bu taşeron sistemi bizlerin hayatını kangrene dönüştürecek. Bunun için birlikte mücadele etmek zorundayız. Bunun nasıl yapılacağını bizler biliyoruz. Çapa direnişi nedeniyle yeterince tecrübemiz var. Bunun için birkaç önerimiz var: Direniş çadırımızı söktükleri gün ‘hattı müdafaa yoktur sattı müdafaa vardır’ diyerek mücadelenin tüm kampüs olduğunu söyledik. Taşeron sistemine karşı mücadeleyi İstanbul Üniversitesi sınırlarından çıkarak İstanbul’a ve ardından da tüm Türkiye’ye yaymak gerektiğini söyledik. Şimdi bunu gerçekleştirmek zorundayız ve maalesef sendikalar bu konuda üzerlerine düşeni yeterince yapmıyorlar. 17 Nisan 2013’de ‘Sağlıkta Şiddete Hayır’ diyen TTB ve diğer güvenceli sağlık çalışanlarının grevine Çapa Taşeron İşçileri olarak katılıp destek verelim ve sesimizi duyuralım. 1 Mayıs’a geçen sene katılmış ve ‘Susmadık Haykırdık Taşerona Başkaldırdık’ diyerek Taksim 1 Mayıs Kürsüsünde konuşmuştuk. Bu senede 1 Mayıs’a Çapa Taşeron İşçileri olarak daha güçlü katılalım ve sesimizi daha da gür çıkaralım” dedi…

MAHİR...

– Taşeron işçilerinden Işık, “İş kolu ayrımı konusunda ne yapa biliriz? Hastabakıcı arkadaşlarımız inşaat işçisi olarak, kayıt elemanı arkadaşlarımız nakliye işçisi, temizlikte çalışanlarımız ise böcek ilaçlamacısı olarak gösteriliyorlarmış” diyerek Kadir’in konuşmasına gönderme yaptı…

– Av Cem Gök cevaben, “Bu sorunun çözümü için açılan davalar var ve nedeni de sendikalılaşma sürecinde ki yetki itirazlarıdır. Elinizdeki muvazaa -hileli işçi çalıştırma- kararları bu konuda sizler için kazanılmış bir hukuk mevzisidir. Elinizde bu imkân var. 4857 sayılı iş kanununun 2. Maddesinde AKP Hükümetince yapılmak istenen değişiklikle bu avantajlarınız da ortadan kaldırılacak. Bunun için çabalıyorlar ve sizin de buna karşı fiili mücadelede bulunmanız lazım. Bugüne kadar da böyle oldu. Koç direnişçilerinin yasal bir dayanakları mı vardı? Hayır! Ama onlar mücadele ettiler, direndiler ve kazandılar” dedi…

IŞIK...

– “Kozlu taşeron maden işçilerinin grev ve direnişi bu noktada önemli bir örnektir” diyerek, İşçilerin Sesi adına toplantıya katkıda bulunmak istedik. Maden işçileriyle yaptığımız görüşmeler ve söyleşilerden örnekler verdik: “Sendikalılaşmak için Genel Maden İşçileri Sendikası’na üye olan taşeron maden işlerinin çalıştığı Star şirketinin künyesinde ‘inşaat şirketi’ yazıyordu. ‘İnşaat şirketiyiz ve işçilerimiz maden işkolundaki bir sendikaya üye olamazlar’ diye itiraz ettiler. Bildiğiniz grizu faciası gerçekleşti ve 8 maden işçisi bu iş cinayetinde öldü. Ölümden dönen arkadaşlarının bize anlattığı ve gördüğümüz, taşeron şirket çalışanı maden işçileri greve gittiler ve madenlere inmediler. Grev ve kararlı direniş sonrasında taşeron şirket Star’ın avukatları davalarını geri çektiler. Fiilen sendika üyelikleri gerçekleşti. Şimdi toplu sözleşmeye hazırlanıyorlar” dedik ve “fiili mücadelenin önemine dikkat” çektik…

KADİR...

35 taşeron işçisinin yanı sıra sınıf dostlarının da katıldığı toplantı süre darlığı nedeni ile erken bitirildi ve taşeron işçileri işlerinin başına döndüler. Öğle yemek paydosunda yemeklerinden feragat ederek toplantıya gelen işçilere teşekkür edildi ve “birlikte mücadele” çağrıları tekrarlandı.

Toplantılara devam edileceği belirtilerek katılan işçilerle irtibat için telefon numaraları alındı.

"Susmadık Haykırdık Taşerona Başkaldırdık!"

N.Cemal – İşçilerin Sesi / 11.4.2013

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Çapa Taşeron İşçileri / Koç Üniversitesi Taşeron İşçileri /