Ağır hasta 18 tutsak yeniden muayene için Metris’e getirildi!

Sol Defter- Haber - 28 Haziran 2013 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İSTANBUL – İZMİR – EDİRNE / DİHA

Ağır hasta raporları bulunan 18 tutsak yeniden muayene gerekçesiyle yüzlerce kilometre uzaklardan eziyet edilerek Metris’e getirildi. Av. Tuncer, hükümete ‘Hasta tutsakların bedenleri üzerinden politika yapma’ çağrısı yaptı

DAHA NEYİ İNCELİYORSUNUZ?

Sürecin 2. aşamasının en önemli maddelerinden biri olan hasta tutsakların durumu tartışılırken, durumlarının yeniden incelenmesi gerekçesiyle çeşitli cezaevlerinden Metris Cezaevi’ne getirilen 18 hasta tutsak, hükümetin hasta tutsaklar konusunda attığı bu adımdan kuşkularını dile getirdi

18 TUTSAK KADERLERİYLE BAŞBAŞA

Bakıma muhtaç hasta tutsaklar M.E. Akdağ, H. Gölünç, H. Kaçar, Ü. Aydın, T. Çintay, H. Alkış, S. İsmail, F. Tiltay, İ. Elmas, S. Tuğrul, A. Uçar, A.E. Oruç, H. Dinç, H. Yıldız, E. Aktaş, S. Güler, F.G. Aydın, K.Turanlıoğlu adeta toplama kampına benzeyen koğuşlarda ölümle burun buruna

Metris’te bir insanlık dramı yaşanıyor

Demokratik çözüm sürecin 2. aşamasının en önemli maddelerinden biri olan hasta tutsakların durumu tartışılırken, Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinden Metris Cezaevi’ne getirilen tutsaklar, tam bir toplama kampı koşullarında adeta ölüme terk edildiklerini, Adalet Bakanlığı’nın bu konudaki “adım atıyoruz” söyleminin bir kandırmaca olduğunu ifade ettiler. Önceki gün Metris Cezaevi’nde kalan müvekkili Hasan Gölünç ve diğer tutsaklarla görüşen Av. Gülizar Tuncer, Siirt’ten Rize’ye çeşitli cezaevlerinden Adli Tıp raporu için Metris’e getirilen tutsakların içler acısı durumda olduğunu ve hepsinin sağlık kurulu raporları olduğu halde yasadışı bir biçimde bütün tıbbi sürecin sıfırdan başlatıldığını belirtti.

Gölünç’ün aktarımına göre, çeşitli cezaevlerinden getirilenlerin aralarında iki kolu olmayan, bacakları olmayan, kanser, kalp, siroz, felç, sinir sistemi harabiyeti tedavileri devam eden tutsaklar var. Çoğu 15-20 yıldır cezaevinde olan ve yine çoğu ağırlaştırılmış müebbete mahkum bu tutsaklar, 5-6 metrekarelik koğuşlara 5’erli, 6’şarlı ve 7’şerli gruplar halinde tıkıştırılmış durumda ve 6×8 adımdan oluşan havalandırmaları var. Tümü de tek başına yaşayamayan, sağlam insanların bakımına ihtiyaç duyan, kimisi hiç hareket edemeyen, kimisi tuvalet bakımını bile yapamayan 18 tutsak, insanlık dışı koşullarda yaşamlarını büyük bir güçlükle sürdürüyorlar.

Tedaviler kesildi

Adeta bir temerküz kampı mantığıyla oluşturulan bu koğuşlardaki tutsakların tümü de getirildikleri cezaevlerindeki tedavilerini yarıda bırakmış durumda, ki bu da ölümcül sağlık durumlarının daha da kötüye doğru gitmesi anlamına geliyor. Örneğin 12 kez beyin tümörü ameliyatı geçirmiş olan Hasan Gölünç, tümörden kaynaklı olarak sağ gözünü yitirmiş durumda ve sol gözünde de görme kaybı var. Ayrıca, iltihaplı eklem romatizması, kemik erimesi, bel fıtığı gibi başka rahatsızlıklara da sahip olan Gölünç, Kocaeli İniversitesi Hastanesi’ndeki 7 ayrı klinikteki tedavilerini sürdüremez halde.

Rize Cezaevi’nden getirilen Hasan Kaçar isimli tutsak da iltihaplı kemik hastası ve yürümekte güçlük çekiyor; Kaçar da aynı şekilde Rize’deki tedavisinden uzak. Kanser hastası Taylan Çintay, ağır hastalığına karşın ikide bir Adli Tıp’a götürülüyor ve bu arada kemoterapileri yapılamıyor. Yine felç geçiren ve sinir sistemi istemsiz davranan Ali Ekber Oruç, herhangi bir tedavi göremiyor ve bütün bu tutsaklar hiçbir bakım olanağına sahip olmadıkları koğuşlarda tutuluyorlar.

Yasadışı uygulama

Av. Tuncer, esasında bu uygulamanın yasal olmadığını ifade ediyor. “Bu kişilerin çoğunun zaten cezaevinde yaşamını sürdüremeyeceği konusunda sağlık kurulu raporu var ve bu raporlar yasanın serbest bırakılma şartını karşılayan raporlar” diyen Tuncer durumu şöyle anlattı: “Bu insanların Metris’e ya da herhangi bir yere getirilmeleri gerekmediği gibi, sıfırdan Adli Tıp zülmü yaşaması da gerekmiyor. Bütün işlemler zaten var olan dosyalar ve raporlar üzerinden yürütülebilir ama sırf eziyet olsun diye her şey yeniden başlatılıp insanlar yollarda ve Metris koğuşlarında perişan ediliyor. Örneğin Engin Aktaş’ın iki kolu da yok; raporu çok açık ama Adli Tıp’a götürülüyor ve muayene toplam on saniye sürüyor, ‘tamam kolları yokmuş’ deyip geri gönderiyorlar.”

Hükümet reklam peşinde

Av. Tuncer’in müvekkili olan Hasan Gölünç, bütün bu işlemlerin hasta tutsaklarla ilgili samimi bir çaba olmadığını ifade ediyor. “Sorun sadece buraya getirilen 18-20 kişi değil, Türkiye cezaevlerinde yüzlerce ağır hasta mahpus var” diyor.

Metris’teki tutsaklar

Mehmet Emin Akdağ, Hakan Gölünç, Hasan Kaçar, İmit Aydın, Taylan Çintay, Hasan Alkış, Suphi İsmail, Felit Tiltay, İsmail Elmas, Salih Tuğrul, Avni Uçar, Ali Ekber Oruç, Hüseyin Dinç, Hüseyin Yıldız, Engin Aktaş, Sebgetullah Güler, Fikret Gürsel Aydın, Kamil Turanlıoğlu

Rapora rağmen tahliye edilmiyor

Son iki hafta içinde farklı cezaevlerinden Metris Cezaevi’ne sevk edilen 18 hasta tutsaktan birisi olan Hakan Gölünç, Kocaeli Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin nisan ayında “cezaevi yaşamını sürdürmesinin ciddi riskler oluşturacağı bu nedenle kişinin tedavilerinin tamamlamasına kadar cezasının ertelenmesi” yönünde verdiği rapora rağmen, cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. 2 profesör, 3 doçent, 3 yardımcı doçent ve 2 uzman doktorun imzasının bulunduğu rapora rağmen Gölünç ilerleyen hastalığının cezaevi koşullarında yaratacağı riskler göz ardı edilerek tahliye edilmiyor.

Yanarak ölmelere kovuşturma yok!

Yaklaşık bir yıl önce Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıkan yangında 13 kişinin yanarak can vermesi olayına ilişkin soruşturma yürüten Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı, “Kovuşturmaya yer yoktur” kararı verdi. Urfa E Tipi Cezaevi C-15 koğuşunda kalan tutsaklar, cezaevi idaresinin uygulamalarını protesto etmek için 16 Haziran 2012 tarihinde yataklarını tutuşturmuştu. İHD, Baro gibi sivil toplum örgütleri yaptıkları incelemede cezaevi idaresinin yangına zamanında ve etkili müdahale etmediği için 13 tutsağın yanarak can verdiğini tespit etmişti. Adalet Bakanı yangının hemen akabinde cezaevine gelerek, sorumlular hakkında gerekli işlemin yapılacağını beyan etmişti. Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yangına ilişkin yürüttüğü soruşturma tamamlandı. 13 kişinin yanarak can verdiği yangında, ölenler hakkında karar şöyle düzenlendi: “Cezaevine ait eşyaların ve binanın yakılması suretiyle zarar verilmesi, sağ kurtulanların ölüm tehlikesine sokulmaları, infaz koruma memurlarının yangını söndürmek isterken yaralanmaları, yönetime karşı isyan suçlarında ceza hukuku bakımında şüphelilerin yangında ölmeleri sebebiyle ceza soruşturma imkanı kalmadığından, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.” Verilen kararda cezaevi idaresi hakkında da, “Meydana gelen ölümlerde şüpheli cezaevi yöneticilerinin cezalandırmayı gerektiren nedensel değer taşıyan taksirli veya kasti, kusurlu bir fiilleri bulunmadığından ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini düzenleyen TCK’nın 20/1. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer yoktur” denildi.

Çocuk tutsağa işkence!

Çocuk tutuklulara yönelik taciz ve cinsel istismarlarla gündeme gelen cezaevlerinde, çocuk tutsakların yaşadıkları şiddete bir yenisi de İstanbul Maltepe Çocuk Kapalı Cezaevi’nde eklendi. Adli bir davadan 4 aydır tutuklu bulunan 17 yaşındaki Amed doğumlu Rıdvan Balta isimli çocuğun hükümlü olan 4 kişi tarafından koğuşta bulunan kameralar önünde dövüldüğü belirtildi. Balta’nın babası Sebahattin Balta, çocuğunun geçtiğimiz hafta hükümlü olmamasına rağmen hükümlülerin kaldığı odaya alındığını, 24 Haziran günü gerçekleştirdikleri görüşmede ise çocuğunun darp edildiğini öğrendiğini söyledi. Baba Balta, görüş sırasında çocuğunun kollarında ve bacaklarında morluklar görmeleri üzerine durumu sorduklarını ve çocuklarının ağlayarak gördüğü şiddeti kendilerine söylediğini dile getirdi.
Aktaş grevini sonlandırdı

Kardeşleri ile aynı cezaevinde kalma talebinin kabul edilmemesi ve cezaevi idaresinin tutsaklar üzerindeki baskısını protesto etmek amacıyla 15 Nisan’da İzmir Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde açlık grevi eylemine başlayan ve ardından Edirne F Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Misbah Aktaş isimli tutsak, eylemini sonlandırdı. Eylemini sonlandırmasının ardından Edirne Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Aktaş’ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: hasta tutsaklar /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.