direnn

AKP’nin Kürt Siyaseti Kalabalığında Yalnızlaşırken – Sarphan Uzunoğlu

Sarphan Uzunoğlu - 30 Haziran 2013 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin köklerinin neye dayandığını tartışmak ‘evrimsel’ olarak saçma olmakla birlikte politik olarak büyük değer taşıyor. Siyasal İslam mücadelesinin kökenlerinden günümüze AKP’nin yolculuğu için çok şey söylemek mümkün, zaten bu yolculukta AKP’nin kitlesi ile birlikte aldığı yolu Ayşe Çavdar İSLAMCI HAFIZANIN ŞEHİR TAHAYYÜLÜ İntiharı Hatırlatan Bir Ölüm (1) başlıklı yazısında kentsel olarak oldukça doğru biçimde yapıyordu. Bugün ise en büyük ikinci Kürt partisi olarak kendini lanse eden üyeleri olan bir partinin Kürtlük’le bağının doğrudan parti politikalarına bağlı biçimde kopuşuna bakmakta büyük fayda var.

Adalet ve Kalkınma Partisi, üyeleri etrafına çizdiği çember içerisinde ciddi anlamda Refah Partisi geleneğinden gelen de var geçmişteki ittifaklardan bugünkü ittifaklara bu ekonomik-siyasi ağ içerisinde kendine yer edinmiş olanlar da; ama bu gruplar arasında öyle bir grup var ki onların hikayesi birçok anlamda AKP’nin Türkiye’nin mevcut seçim sisteminde ‘iktidarı’ olması adına Gülen Cemaati ile birlikte ciddi anlamda önem teşkil ediyor. Barış için AKP’yi umut olarak görmüş ya da görmekte olan Kürtler.

Peki AKP, intiharı hatırlatan ölümüne Kürt bölgesindeki siyasetiyle ne kadar yaklaşıyor? Aslına bakılırsa bugüne dek çizilen tablonun sadece AKP tarafından gösterilmek istenen kısmına baktığınızda ulus devletin tüm paradigmalarının yerle bir olduğu güvenlik perspektifinin yıkıldığını düşünebilirsiniz. Ama Sırrı Süreyya Önder’in bir plan bütçe komisyon görüşmesinde belirttiği üzere meselenin bu kadar basit olmadığı AKP’nin Kürt siyasetini ‘siyasetsizleştirme’ üstünden Kürt bölgesinde siyaset yapmaya oynadığını ve barış söylemini içini yalnızca ‘daha fazla korucu’ ile doldurarak, daha fazla insan tutuklayarak aslında Kürt sorununu çıkmaza sürüklediğini söylemişti. (2)

dirennKürtler için siyaset yapmak var olmanın ön koşulu. Siyasal olmayan bir Kürt’ün öyle ya da böyle günümüz kapitalist toplumu içerisinde eriyip gitmemesi için bir neden yok. Ama siyasal olmak da sistemin zindanlarında çürümek anlamına geliyor ve birçok Kürt artık daha yakın akrabalarının KCK mahkumu olduğunu söyleyebilir durumda. AKP dönemi ‘açılımlar’ dönemi olduğu kadar müzakerenin taraflarının samimiyetlerinin test edildiği bir dönem ve AKP bu konuda her seferinde can yakmaya devam ediyor. Habur’dan gelen barış heyetindekilere yönelik tutuklamalar (3), KCK davalarında gelmek bilmeyen tahliyeler (4),  Başbakan’ın ağzından eksilmeyen ‘tek dil, tek din, tek millet, tek bayrak’ (5) sloganı ve tabii ki anadilde eğitim konusundaki gönülsüzlük ile askeri ve polisiye anlamda Kürt siyasetinin sokak kanatına yöneldilen sistematik işkenceler her ne kadar liberal çevreler inatla AKP’yi çözümün tek adresi olarak göstermeye çalışsalar bile hükümetin özellikle de antidemokratik politikaları neticesiyle hırçınlaşan imajıyla birlikte düşünüldüğünde hiçbir anlamda gerçeği yansıtmıyor.

Gezi Eylemleri neticesinde Türkiye’nin Batı’sı Kürt gerçekliğinin farkına varmaya başlarken CHP’de dahi kıpırdanmalar yaşanıyor, CHP’nin çok ötesine geçen bir enerji Kadıköy’ün orta yerinde Musa Anter’den Orhan Doğan’dan alıntılarla Kürt sorununa referans veren konuşmalar  yapıp ‘yeni’ bir siyaseti örgütlüyorken, AKP’nin tehdit altında hissetmemesi mümkün değil.

Sokaklar, Kürtler ve AKP

Ancak özellikle bugün gerçekleşen ve BDP Eş Genel Başkanları’nın devamının geleceği sinyalini verdiği sokak eylemleri ve Lice’deki ‘kasıtlı’ cinayet ve arkasından vurulan Kürtler düşünüldüğünde, önümüzdeki yazın ‘sokak savaşı zamanlarının’ Türkiye’nin batısında da doğusunda da aktif olarak yaşanacağı bir dönem olacağı aşikar. Hatta Bülent Arınç’ın gezi olaylarına katılmadığı için BDP ve MHP’ye bir arada sunduğu teşekkürde saklı olan rica (6) ve Kürt siyasetinden Sırrı Sakık’ın “Sandıkta yenemedikleri iktidarı nasıl devirebiliriz anlayışı içindeler!” (7) açıklamasına karşı BDP’nin en üst düzeylerinden gelen direnişi her alanda destekleyen ve direniş alanlarına eş başkan düzeyinden katılan irade tek başına AKP’nin Gezi olaylarını takip eden süreçte Kürt hareketine karşı da çaresizleştiğinin göstergesi.

Elbette bunda BDP’nin ‘sokak siyasetini’ kürsü siyasetine göre çok daha fazla benimseyen tabanının ve onların devrimci eğilimlerinin payı büyük. Keza Sırrı Süreyya Önder’i takiben tabanın da harekete katılımı gecikmemiş, parti kadrolarının aşağıdan yukarıya partinin Gezi tavrını hızla dönüştürdüğü gözlenirken, demokratik siyaset kültürünün Kürt siyasetinde ne kadar doğru işlediğini de görmüş olduk.

Lice’de insanların sırtına kurşun sıkan bir iktidar olarak AKP iktidarının başta BDP’nin #hükümetadımat kampanyası olmak üzere sokaklarda yükselen demokratikleşme taleplerine tek başına cevap vermede büyük sıkıntı yaşayacağı ortada. CHP olsun, BDP olsun tüm partilerin tabanlarının sokak siyasetinin yeni alanı olan forumlarda ortaya çıkan hava iktidarı olduğu kadar bu partileri de değişime ve sokağa ayak uydurmaya çağıracak ama bu partilerin hiçbiri görünmekte ki bu hareketten olumsuz etkilenmeyecek. CHP ve BDP’nin başkanlarının grup konuşmalarındaki yüksek tansiyonun ve cesur tutumun gösterdiği de bu.

Hiçbir zaman karşıtı olmamakla birlikte Türkiye’deki siyaset yapma alanını daraltarak sığ sağ paradigma ile hizalanan AKP’nin işi zor. Bir yandan devlet partisi ağzını kullanıp bir yandan AB’nin bile artık güldüğü reformlarla kitleleri teselli etmek bugün imkansızlaşmış bir konumda. İşte tam da bu noktada AKP’nin tomasıyla BDP il binasını kuşattığı bir noktada ya AKP radikal bir kararla Kürt sorununda çözümde Murat Karayılan’ın çizdiği çizgide süreci devam ettirecek ya da İdris Naim Şahin’in paradigmasından hiçbir şekilde sapmadığını bir kez daha gösterecek. Kürtler’e ulaşmak isteyen AKP’nin önündeki yol oldukça çetrefilli, Batı’da ise hiçbir şekilde dinmeyecek bir krizle karşı karşıya kalındığı ortada. İç politikasına dış politikasını malzeme edip aslında bu konuda da pek bir şey yapmayan, ekonomi konusunda aşağıdan analizlerde çuvalladığı her halinden belli AKP ya radikal bir adım atarak toplumsal tansiyonu dengelemeye çalışacak ya da -ve çok büyük ihtimalle- Başbakan’ın evine kapanmasına sebep verecek kadar büyüyen bu ‘isyan eşiğinde’ kaybolup giderek Türkiye siyasi tarihine karışacak ya da karışma yolundaki yolculuğu hızlanacak.

Bu noktada Türkiye’nin sokaklarında olanlar olarak bilmemiz gereken yarattığımız rüzgarın bu ülkede ‘savaşı isteyen ve besleyen’ bir partiye karşı yaratıldığı ve kendi söylemlerimizdeki ‘devletçi ve milliyetçi’ olası tonları olabildiğince çabuk dönüştürerek içinde bulunduğumuz hareketi barışın, demokrasinin ve özgürlüğün ortak mecrası haline getirmek, keza bir ‘özgürlük mecrası olmak’ AKP’yi iktidar yapmıştı ve bugün AKP bir ‘güvenlik kumkuması mecrası’ olarak iflasın eşiğine geldi. Çokluğun karşısında çoğunluğun duramadığını gördükçe kalabalığında yalnızlaşan bu parti için bugün birinci gününe geldiğimiz Temmuz ayı çok çetin ve engebeli geçecek.

En başa Ayşe Çavdar’ın yazısına dönersek, AKP AVM açılışlarıyla ya da sosyal tesislerle iktidarını güçlendiremeyecek bu kesin. Bu da olsa olsa gerçek sosyal reformlara yönelik ihtiyacı açığa çıkarıyor ama ne parti içinde ne kadrolarda bu yönde bir heyecan mevcut. Ortadoğu’nun seküler ve özgürlükçü güçleri çokluk içerisinde bir araya gelirken AKP’nin AVM’lerden umabileceği tek şey bedava tuvalet hizmeti olsa gerek, ki malum o da onca merdiveni çıkmayı gerektiriyor.

1) http://bianet.org/biamag/belediye/130121-intihari-hatirlatan-bir-olum
2) http://www.youtube.com/watch?v=3gR-91OPxSs&feature=share
3) http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/06/17/haburdaki.karsilama.10.kisi.tutuklandi/580415.0/index.html
4) http://www.firatnews.com/news/guncel/kck-kurtalan-davasinda-tahliye-yok.htm
5) http://www.haberturk.com/gundem/haber/739892-tek-dil-degil-tek-bayrak-tek-din-tek-devlet-dedik-

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: AKP / Barış Süreci /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.