türkiye haritası

Temsili demokrasinin trajedisi: AKP’nin daraltılmış bölge oyunu – Doğu Eroğlu

Sol Defter - 28 Temmuz 2013 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Kamuoyu karşısında Taksim Gezi Parkı’na inşa edilmesi planlanan Topçu Kışlası için parka giren dozerlerle başlayan olaylar, AKP ve Başbakan Erdoğan tarafından tam anlamıyla anlaşılamamış, Erdoğan tüm bunların “üç-beş ağaç için” yaşandığına inanmadığını söylemiş, dış mihrakların devrede olduğunu ileri sürmüştü. Ancak AKP’nin geçtiğimiz hafta başlattığı çalışmalar, toplumsal hareketin özünde yatan “temsil edilememe” sorununun AKP tarafından tam anlamıyla anlaşılmış olduğunu ortaya koydu. Gezi Parkı Direnişi’nin forumlara dönüşmesiyle birlikte, siyasete ilişkin en çok konuşulan konu olan ulusal seçim barajının kaldırılması talebi, AKP’nin daraltılmış bölge önerisiyle beraber kamuoyu gündemine getirildi.

Genel seçimlerde ne değişecek?

Türkiye’de hâlihazırda “ülke barajlı d’Hondt” sistemi kullanılıyor. Bu sisteme göre seçim bölgelerindeki milletvekili dağılımı, ülke barajı olan yüzde 10’u geçebilen partiler ve bağımsız adaylar hesaba katılarak oluşturuluyor. Ülke barajını geçmeyi başaran siyasi partiler ve bağımsız adaylar, aldıkları oya göre ilgili seçim bölgesinde sıralanıyorlar. 10 milletvekiline sahip bir seçim bölgesinde, her aşamada en çok oya sahip olan parti, o aşamadaki milletvekilinin sahibi oluyor. Milletvekili çıkartan partinin aldığı oylar her aşamada, partinin çıkarttığı vekil sayısının bir fazlasına bölünerek ortalamalar bulunuyor. Her aşamadan sonra en yüksek ortalamaya sahip olan parti bir sandalye kazanıyor.

AKP’nin yeni önerisi üç temel değişiklik içeriyor: Partinin hazırladığı taslağa göre ülke seçim barajı yüzde 7 veya 8’e indirilecek (Konu hakkında hükümetten gelen son açıklamada Bülent Arınç “siyasi istikrar” gerekçesiyle ülke barajında değişiklik yapılmayacağını söyledi), seçim bölgeleri 5 veya 6 vekillik daraltılmış bölgeler haline getirilecek ve genel seçimler için bazı iller birleştirilerek yeni seçim bölgeleri oluşturulacak.

Üç bölge, üç örnek

AKP’nin yeni seçim sistemi planı, 4 ila 6 vekili meclise gönderen 25 il dışında kalan tüm seçim bölgelerini etkileyecek. 3 veya daha az vekil çıkartan 34 il, komşu illerle birleştirilip tek bir seçim bölgesi haline gelecek; vekil sayısı 10 ve üzerinde olan illerse birden fazla seçim bölgesine ayrılacak. Peki, yeni sistem hangi tip partilere avantaj sağlayacak? 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde, bağımsız adayların da yarışıp meclise girmeye hak kazandığı seçim bölgelerinden üçü, Mersin, Diyarbakır ve İstanbul 2. Bölge üzerinde yapılan incelemeler, açık bir yönelimi ortaya koyuyor.

AKP

CHP

MHP

E. Kürkçü

Toplam Oy

311,050

310,714

224,477

92,249

1. Milletvekili

311,050

310,714

224,477

92,249

2. Milletvekili

155,525

310,714

224,477

92,249

3. Milletvekili

155,525

155,357

224,477

92,249

4. Milletvekili

155,525

155,357

112,238

92,249

5. Milletvekili

103,683

155,357

112,238

92,249

6. Milletvekili

103,683

103,571

112,238

92,249

7. Milletvekili

103,683

103,571

74,825

92,249

8. Milletvekili

103,683

103,571

74,825

9. Milletvekili

77,762

103,571

74,825

10. Milletvekili

77,762

77,678

74,825

11. Milletvekili

62,210

77,678

74,825

TABLO 1: Mersin 2011 genel seçimleri

Mersin:

TBMM’ye 11 vekil gönderen Mersin’de 2011 seçimlerinde AKP ve CHP 4’er, MHP 2 vekil kazanmış, bağımsız aday Ertuğrul Kürkçü ise 7’nci sırada milletvekili seçilmişti. Ülke barajlı d’Hondt sisteminde, seçim bölgesinin ilk vekilini en çok oyu alan parti çıkartıyor. Vekil çıkartan partinin oyu, çıkarttığı vekil sayısının bir fazlasına bölünüyor ve tekrar sıralamaya bakılıyor. Her turda en çok oya sahip olan parti vekil çıkartmaya devam ediyor.

1’inci sandalye: İldeki 972,046 geçerli oyun 311,050’sini alarak birinci parti olan AKP, ilk vekilliği alır.

2’nci sandalye: AKP’nin oyu 2’ye bölünür. En çok oya sahip olan CHP vekilliği alır.

3’üncü sandalye: CHP’nin oyu 2’ye bölünür. Üçüncü sandalyeyi en yüksek oya sahip olan MHP alır.

4’üncü sandalye: MHP’nin oyu 2’ye bölünür. Dördüncü sandalyeyi en çok oya sahip olan AKP alır.

5’inci sandalye: AKP’nin oyu 3’e bölünür. Beşinci turdaki milletvekilliğini kazanan CHP olur.

6’ncı sandalye: CHP’nin oyu 3’e bölünür. Altıncı milletvekilliği en çok oya sahip olan MHP’ye gider.

7’nci sandalye: MHP’nin oyu 3’e bölünür. Yedinci milletvekilliğini bağımsız aday Ertuğrul Kürkçü elde eder. Kürkçü, bundan sonraki hesaplamalara dahil edilmez. Diğer turlardaki sandalyeler bu hesaba göre dağıtılır.

AKP’nin tasarısına göre hareket edip Mersin’i 5 ve 6 vekil çıkartan iki daraltılmış seçim bölgesi haline getirdiğimizde, bu dağılımda önemli bir farklılaşma meydana geliyor. Ertuğrul Kürkçü’nün 5 vekil çıkartacak daraltılmış seçim bölgesinden aday olduğunu varsayıp, oy sayılarını da bu nispette değiştirdiğimizde aşağıdaki yeni tablo ortaya çıkıyor:

AKP

CHP

MHP

E. Kürkçü

Toplam Oy

141,386

141,233

102,035

41,931

1. Milletvekili

141,386

141,233

102,035

41,931

2. Milletvekili

70,693

141,233

102,035

41,931

3. Milletvekili

70,693

70,616

102,035

41,931

4. Milletvekili

70,693

70,616

51,017

41,931

5. Milletvekili

47,128

70,616

51,017

41,931

TABLO 2: Mersin 2011 daraltılmış bölge senaryosu

Yeni dağılımda, 5 sandalye AKP (2), CHP (2) ve MHP (1) arasında paylaşılırken, bağımsız aday Ertuğrul Kürkçü’nün meclise giremediğini görüyoruz. Tasarı yasalaşırsa, Kürkçü meclise girebilmek için en az 70 bin 617 oy almak durumunda olacak, yani oylarını yüzde 68,4 oranında artırması gerekecek. İl tek bir seçim bölgesinden ibaretken 7’nci sıradan vekil seçilen Kürkçü, 5 vekillik daraltılmış bölge seçim sistemi uygulanmış olsaydı meclis dışında kalacaktı. Kürkçü eski sistemde il genelindeki geçerli oyların yüzde 10,53’ünü alarak meclise girebilirken, yeni sistemde aday olduğu daraltılmış seçim bölgesindeki oyların en az 16’sını almak zorunda kalacak. Aynı oranlarla 6 vekil çıkartan diğer daraltılmış bölgeden AKP, CHP ve MHP 2’şer vekil çıkartacak, ilin sandalye dağılımı AKP (4), CHP (4) ve MHP (3) şeklinde olacaktı. Yani yeni sistem Kürkçü’yü meclis dışında bırakıp, ülke barajı üzerindeki partilerden birine vekil ekleyecekti.

Diyarbakır:

2011 genel seçimlerinde meclise en çok bağımsız vekil yollayan seçim bölgelerinden biri olan Diyarbakır’da, 11 sandalyenin AKP (5) ve bağımsızlar (6) arasında paylaşıldığı görünüm şu şekildeydi:

AKP

Leyla Zana

Nursel

Aydoğan

Emine

Ayna

Mehmet Hatip Dicle

Şerafettin

Elçi

Altan Tan

Toplam Oy

218,552

69,970

62,184

62,014

77,709

63,522

62,007

1. Milletvekili

218,552

69,970

62,184

62,014

77,709

63,522

62,007

2. Milletvekili

109,276

69,970

62,184

62,014

77,709

63,522

62,007

3. Milletvekili

72,850

69,970

62,184

62,014

77,709

63,522

62,007

4. Milletvekili

72,850

69,970

62,184

62,014

63,522

62,007

5. Milletvekili

54,638

69,970

62,184

62,014

63,522

62,007

6. Milletvekili

54,638

62,184

62,014

63,522

62,007

7. Milletvekili

54,638

62,184

62,014

62,007

8. Milletvekili

54,638

62,014

62,007

9. Milletvekili

54,638

62,007

10. Milletvekili

54,638

11. Milletvekili

43,710

TABLO 3: Diyarbakır 2011 genel seçimleri

Leyla Zana, Nursel Aydoğan, Hatip Dicle ve Şerafettin Elçi’nin adaylıklarını koyacakları varsayımsal daraltılmış seçim bölgesindeki görünüm ise şu şekilde olacaktı:

AKP

Leyla Zana

Nursel

Aydoğan

Mehmet Hatip Dicle

Şerafettin

Elçi

Toplam Oy

98,975

31,804

28,265

35,322

28,873

1. Milletvekili

98,975

31,804

28,265

35,322

28,873

2. Milletvekili

49,487

31,804

28,265

35,322

28,873

3. Milletvekili

32,991

31,804

28,265

35,322

28,873

4. Milletvekili

32,991

31,804

28,265

17,661

28,873

5. Milletvekili

24,743

31,804

28,265

17,661

28,873

TABLO 4: Diyarbakır 2011 daraltılmış bölge senaryosu

Dar bölgede, 5 sandalyenin 3’ü AKP’ye giderken, il tek bir seçim bölgesinden ibaretken meclise girebilen Nursel Aydoğan ve Şerafettin Elçi meclis dışı kalıyor. 6 vekilli bölgede ise sandalyeler, AKP ve bağımsızlar arasında eşit olarak paylaşılıyor. Yani, il tek bir seçim bölgesiyken 5 sandalye kazanan AKP, yeni düzenlemede sandalye sayısını bağımsızlara karşı 6’ya 5 lehine çeviriyor.

İstanbul 2’nci Bölge:

AKP’nin 15, CHP’nin 9, MHP’nin 2 sandalye kazandığı, Sırrı Süreyya Önder’in ise bağımsız aday olarak meclise girdiği, toplam 27 vekile sahip olan İstanbul 2’nci seçim bölgesinde 2011’de görünüm şöyleydi:

AKP

CHP

MHP

S. Süreyya Önder

Toplam Oy

1,273,826

733,388

229,385

119,912

1. Milletvekili

1,273,826

733,388

229,385

119,912

2. Milletvekili

636,913

733,388

229,385

119,912

3. Milletvekili

636,913

366,694

229,385

119,912

4. Milletvekili

424,608

366,694

229,385

119,912

5. Milletvekili

318,456

366,694

229,385

119,912

6. Milletvekili

318,456

244,462

229,385

119,912

7. Milletvekili

254,765

244,462

229,385

119,912

8. Milletvekili

212,304

244,462

229,385

119,912

9. Milletvekili

212,304

183,347

229,385

119,912

10. Milletvekili

212,304

183,347

114,692

119,912

11. Milletvekili

181,975

183,347

114,692

119,912

12. Milletvekili

13. Milletvekili

14. Milletvekili

15. Milletvekili

16. Milletvekili

17. Milletvekili

18. Milletvekili

181,975

146,677

114,692

119,912

159,228

146,677

114,692

119,912

141,536

146,677

114,692

119,912

141,536

122,231

114,692

119,912

127,382

122,231

114,692

119,912

115,802

122,231

114,692

119,912

115,802

104,769

114,692

119,912

TABLO 5: İstanbul 2. Bölge 2011 genel seçimleri

Toplam geçerli oy sayısı 2 milyon 495 bin 581 olan bölgede, Önder geçerli oyların yüzde 4,8’ini alarak milletvekili seçilmişti. Peki, İstanbul 2’nci Bölge yeni düzenlemeyle 6 seçim bölgesine ayrılırsa sandalye dağılımı nasıl olacak?

AKP

CHP

MHP

S. Süreyya Önder

Toplam Oy

235,893

135,812

42,478

22,205

1. Milletvekili

235,893

135,812

42,478

22,205

2. Milletvekili

117,946

135,812

42,478

22,205

3. Milletvekili

117,946

67,906

42,478

22,205

4. Milletvekili

78,631

67,906

42,478

22,205

5. Milletvekili

58,973

67,906

42,478

22,205

TABLO 6: İstanbul 2. Bölge 2011 daraltılmış bölge senaryosu

2011’de daraltılmış seçim bölgesi sistemi uygulanmış olsaydı, Önder ve MHP meclis dışı kalırken, 3 koltuk AKP’ye, 2 koltuk ise CHP’ye gidecekti. Mevcut sistemde bölgedeki oyların yüzde 4,8’ini alarak Meclis’e girebilen Önder, yeni düzende milletvekili olabilmek için en az 67 bin 907 oy almak zorunda kalacaktı. Yani aldığı oy oranını üçe katlayıp bölgedeki oyların en az yüzde 15,5’ini almak durumunda olacaktı.

Yeni bir baraj yolda

Yukarıdaki örneklerin de gösterdiği üzere, daraltılmış seçim bölgesi sistemiyle birlikte ülke seçim barajı yüzünden temsiliyet kazanamayan siyasi partilere, baraj dışında yeni bir engel konulacak. Ülke genelinde seçimlere katılmaya karar veren bir parti, yüzde 7 veya 8’lik seçim barajını geçse bile çok az sayıda temsilcisini meclise sokabilecek, kendinden yüksek oy alan partilerden oransal olarak çok daha az sayıda vekile sahip olacak. Daraltılmış seçim bölgesi sistemiyle birlikte, baraj altı kalmayan partiler bile TBMM’de işlevsizleşecekler.

Siyasi partilerin, adaylarını bağımsız olarak seçime sokup daha sonra Meclis’te grup kurmalarının yolu neredeyse kapanacak. Bağımsız adayların büyükşehirlerden seçilme ihtimali imkânsıza yakın hale gelecek. Seçime bağımsız adaylarla girilmesi halinde, BDP’nin son derece güçlü olduğu Diyarbakır gibi illerden kazanacağı sandalye sayısı azalacak.

Barajı geçen, ancak iktidar veya anamuhalefet partisi olamayan partilerin gücünün azalması, bağımsızların ise Meclis’e girmelerinin zorlaşmasıyla “iki partili meclis” yapısı iyice kurumsallaşacak. Yeni seçim düzenlemesinde ülke barajının düşürülmesi bu yapıya etki etmeyecek; daraltılmış bölge sistemi seçmenleri iki parti etrafında cepheleşmeye yöneltecek.

Türkiye’deki temsili demokrasinin aracı olan parlamenter seçimler, yeni düzenlemeyle birlikte git gide bir “Hobson seçimi”ne, yani tercih edilmeyen seçenekler dışındakilerin hor görüldüğü, değerlendirme dışı bırakıldığı bir yapıya dönüşüyor. Anaakım partiler gittikçe birbirine yakınsıyor, buna karşılık alternatif argümanlar üreten diğerleri parlamenter seçimlerde her geçen dönem daha büyük engellemeleri aşmak durumunda bırakılıyorlar. Birileri, “Ne kadar beğenmesen de bunlardan birini seçeceksin, yoksa yaptığın seçim manasız olacak” demeye getiriyor. Arzulanmayan seçeneklere mahkûm edilen seçmen ise olacakları görse de durumu değiştiremiyor. İktidar, Gezi Direnişi’nin kendisine anlattıklarını, parlamentoyu daha fazla tıkayacak, temsil mekanizmalarını toplumsallıktan daha da uzaklaştıracak önlemler alarak hayata geçiriyor. (BirGün)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Dar Bölge Seçim sistemi / Seçimler /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.