TOKİ

TOKİ neden TOMA’dır? – Ahmet Turan Köksal

Sol Defter - 17 Ağustos 2013 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

17 Ağustos 2013

Son zamanlarda sıkça kullanılan bu iki kısaltma, ilk iki harflerinin dışında başka yönlerden de birbirine benzemekte.

TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) beş tonluk su tankı olan, ayrıca boya ve gaz solüsyonu tankına sahip, 180 kilo basınçla yaklaşık 20 metreye etkili vuruş yapabilen, herhangi bir yangın ihtimaline karşı sensörle otomatik çalışan yangın söndürme sistemi içeren, hayli pahalı bir araçtır (yaklaşık 330.000 TL). AKM’nin üstündeki pankartların çıkarılması operasyonu sırasında, kameralara sunulan ve kurmaca olduğu konusunda şüpheler taşıyan olaylarda, nedense yangından koruma sistemi çalıştırılmamış bir TOMA, diğer TOMA üzerindeki yangını törensel şekilde söndürmüştür. TOMA, karşısındaki insan gücüne nazaran çok kuvvetli araçtır. Eylülde bir şeyler olacak endişesiyle 30 adet yeni araç için ihaleye çıkıldığı ve kazanan firmaya “Çabuk ol” uyarısı yapıldığı bilinmektedir.

Devlet, kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) böyle araçlar tahsis edebilir, gaz fişekleri verir, silah verir, cop verir. Ancak hukuk devletinde bunları kullanmanın bir adabı vardır. Örneğin uyarmadan zehirli gaz atmamak, gaz fişeklerini mermi gibi kullanmamak gibi… Olaylar sırasında kolluk kuvvetlerine verilen bu araçlar, -belki de eğitimsiz- memurlar tarafından yanlış kullanılmıştır. O sırada sokaklarda yüzlerce gazeteci haber peşindedir ama bilinmelidir ki protestocu olsun olmasın binlerce kişide kameralı cep telefonu vardır. Polis, -gösteri yapanları caydırması için verilen- teçhizatını, genel olarak doğru kullansa bile sadece bir kere orantısız güç kullansa, fotoları ve videoları hemen sosyal medyaya ve basına yansır. Yani şu kadar kapasiteli, şu kadar kuvvetli, bu kadar etkili ve pahalı araçların övünülecek caydırıcı güçleri, emniyet güçleri tarafından kuralına uygun olarak kullanılmazsa faciaya sebep olabilir. Devletin memuru, devletin malını (silahını), devletin vatandaşına karşı, devletin kabul etmemesi gereken şekilde, sadece bir kere bile kullanamaz, kullanmamalıdır.
TOMA

TOMA’yı TOMA yapan
TOMA’lar tazyikli su ile ortalama ağırlıktaki bir kişiyi 2-3 metre uzağa fırlatabilir. Yüzdeki elmacık kemiğini kırabilir ve hatta kaburgaları çatlatabilir. İşte üzerinde silahı bırakınız, maskesi ya da herhangi bir koruyucusu olmayan bir kıza, az da olsa tazyikli su sıkmak, o TOMA’nın aslında ne kadar gereksiz kullanıldığının göstergesidir. Emniyet kuvvetlerinin bu detayı anlaması gerekir derken tam tersi olmuş, ramazandaki gözaltına alma olaylarında, polis memurlarının sinirli ve öç alma peşinde oldukları gözlenmiştir. Acilen, belki de akademiden yeni mezun, genç ve tecrübesiz hatta hınçla doldurulmuş polisleri itidale çağıracak taktik ve psikolojik eğitim verilmelidir. Veriliyorsa daha da sıkılaştırılmalıdır. Polis gittikçe daha sinirli ve daha fazla yanlış yapar hale gelmektedir. Amirler verdikleri emirleri iyi tartmalı, soyunma odasında sporcuları hırslandıran koçların yaptığı gibi emrindekileri sokaklara sürmemelidir. Sokaktaki kişi (bilinçli ya da bilinçsiz) yanlış yapabilir, kanun çerçevesinde cezası neyse verilmelidir, fakat polis yanlış yapmamalıdır, hele hele böyle tehlikeli araçlara sahipken.

Emniyet ise sadece memurlarının yaptığı yanlışların sosyal medyada göz önüne serilmesinden rahatsızdır. İşte bu da sosyal medyanın polise karşı orantısız güç kullanımıdır. Gençler polislerin yaptığı yanlışların görüntülerini, videolarını, hatalarını (belki de esprili bir şekilde) öyle bir halde sunarlar ki bir anda tüm olayların simgesi durumuna sokabilirler. TOMA’lar sokakta fiziksel olarak orantısız güç kullanırsa algıda seçicilik çalışır ve sosyal medyada orantısız yoğunlukta yer bulur. TOMA’ların iyi değil kötü tarafları ilgi çeker. Kısaca “Ne ekersen onu biçersin”.

TOMA ya da kimyasal silah ile bu şekilde orantısız güç kullanmak, bir anne-babanın bir şey anlatmak isteyen çocuklarını dinlemeden dövmesinden öte bir şey değildir. Kısaca, bu araçlar müdahale aracıdır. Saldırı ya da protestoculara eğitim verme aracı değildir.

Gelelim TOKİ’ye… ‘Toplu Konut İdaresi’nin kısaltmasıdır. 1984’te kurulmuş, Başbakanlık’a bağlı bir kamu kuruluşudur. Kurumun asıl amacı, dar ve orta gelirli vatandaşların nitelikli konut ihtiyacını karşılamaktır. 2012 sonu itibariyle toplam 81 il, 800 ilçe ve 2246 şantiyede 524.698 konut yapmıştır. Hedef 2023’te TOKİ’nin 1.000.000 konut yapmasıdır. Hedefin gerçekçi ve gerekli olup olmaması ve nüfus yoğunluğuna göre kapsamlı araştırmasının yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. Diğer yandan konutların geç teslim edilmesi veya diğer sebepler nedeniyle alıcılar tarafından açılan 21 bin 127 adet tazminat davası bulunmaktadır.

TOKİ’nin işlevi

2007’de kaldırılması öngörülen yurtdışına çıkış harcı ancak Başbakan’ın araya girmesiyle (!) kaldırılmamış, 70 TL’den 15 TL’ye indirilmiştir ve hâlâ yürürlüktedir. Bu para TOKİ’ye aktarılmaktadır. Hoş, deprem sigortası için toplanan paraların da duble yol ihalelerine gittiği ilgili bakan tarafından itiraf edilmiştir. Bu durumda hangi kaynağın, alakasız da olsa nereye gittiği karışık durumdadır. Uygulamasını bilemeyiz de resmi olarak yurtdışı çıkış harçları TOKİ’ye aktarılmaktadır denmektedir.

TOKİ’nin bu paraya ihtiyacı var mıdır? Ya da soruyu genişletelim; TOKİ dar gelirlilere konut üreten bir kurum mudur? Ya da TOMA ile ne ilgisi vardır?

TOKİ, artık şehirlerde ne belediyelerle ne valilikle ne meslek odalarıyla ne de sivil toplum kuruluşları ile anlaşabilmektedir. Anlaşma mecburiyeti yoktur. Projesiz ihaleye çıkabilir, yapı denetiminden muaftır, kimseyi dinlemez. Sadece kararları vardır, bir de o kararları ihale edeceği müteahhitleri. Direkt başbakana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bağlıdır. Yeri gelir, yüksek gelirli vatandaşlara milyon dolarlık konut yapar; emir gelir, stadyum yapar; yeri gelir, cami yapar; bir bakarsınız mobilya sitesi yapar, işine gelirse kentlerin imar kararlarının değiştirilmesine bile önayak olur. Antep’te Kamil Ocak Stadı’nın yerine neyin yapılacağı, halka, şehrin milletvekillerine, valiye, üniversitelere, belediyelere dahi sorulmaz, bilgi de verilmez, kesif bir gizlilik içinde dedikodularla konuşulur. Başka şehirlerde de öyle… Osmanlı Şehri diye övünülen Bursa’nın çehresini düzelmeyecek şekilde TOKİ bozmuştur da arkasından ağlayan yoktur.

Eski TOKİ Başkanı, yeni Çevre ve Şehircilik Bakanı, sosyal medyadan “Çevreye çok duyarlıyız, şu kadar çevre mühendisi çalışıyor bünyemizde” der. “Yapılanlar hatalı” denince “Evet, vardır hatalarımız, şimdi onları Osmanlı-Selçuklu sentezi ile aşacağız” denir. Öyle böyle zaman geçer, devran döner ve çok büyük kararlar, kamuoyuna sorulmadan, paylaşılmadan alınır, uygulanır.

Şimdi TOKİ’yi, sokakta orantısız güç kullanan TOMA’yla neden eşleştirdiğimizi kavradınız. Yani TOMA’lar belki provokatörler için gerekli caydırma aracıdır. Anladık, peki, TOKİ ne için gerekli? Zaten kâr amacı güden müteahhitten geçilmiyor ülkede. Her yerde şantiye, konut bolluğu var. Arsa pahalı, konutlar niteliksiz. Bir de devlet destekli olduğu halde, yine de kâr amacı güden, hırslı ve sonsuz yetkili kuruma ne gerek var? Amacını aşmış; öyle ki arsa üretimi kararlarını bile üstüne almış durumda. Sınırsız bir yetkisi var ama vatandaşa ya da kente karşı sorumluluğu yok gibi davranıyor.

TOMA çirkin, korkutucu ve soğuk, zırhlı bir araç. Çok güçlü, çok fazla para yiyor, yaptıkları yakın ve uzun vadede zarar verici. Korunmasız bir insan vücudu TOMA’nın yanında ne kadar güçsüz kalıyorsa korunmasız bir kent parçası da TOKİ’nin karşısında o kadar güçsüz, o kadar naif kalıyor.

TOKİ artık bir durulsa, önemli kararları yarışma projeleri ile elde etse, kamuoyu ile paylaşsa, anket yapsa, sosyal olgulara dikkat etse, para kazanma motivasyonuyla, sınırsız güç ve ayrıcalıklara sahip şekilde hareket etmese, dar gelirliye konut yapacağız amacıyla yola çıkıp da haddini aşıp her şeye el atmasa…

Kısaca, kentlerin sağlıklı gelişimine giden yolu TOMA gibi kapamasa…

(Radikal)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: kentsel dönüşüm / TOKİ / TOMA /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.