hdk-logo

HDP: Bu Bir Bant Kaydı Değildir

Sarphan Uzunoğlu - 18 Ağustos 2013 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Yakın demokrasi tarihimiz açısından önemli bir günü yaşıyoruz. Bugün yapılmakta olan HDP olağan kongresi üstüne yazmak, konuşmak aslında işin kolayı. Aslında üstüne konuşulması gereken HDP’nin ve HDK’nin doğrudan harekete geçirilememiş programı ve Gezi dinamiğinin bu pratiği nasıl olup da parti bayrağı olmadan pratikleştirebilmiş olması. Ama elbette bu içinde olduğumuz, hatta ta kendisi olduğumuz bu partiyi var edebilmenin çeşitli ön koşulları var.

Bu ön koşulların başında ise eş genel başkanların kimlikleri üstüne yürüyecek olası analizler yerine, HDP’nin ta kendisinin nasıl örgütlendiği ve neden BDP olarak örgütlenmediği konusundaki analizleri yapmak var. Evet, HDP bir siyasi proje ve yerel olsun, genel olsun seçimler için hür bir irade.

Ama günümüz demokrasilerinde parti içi demokrasi sanki bir DNA hücresiymişçesine büyük bir önem taşıyor. İşte bu bağlamda, fotoğrafın güzel olmasını istiyorsak, makinenin kendisine, filme ve daha birçok şeye daha büyük dikkat çekmemiz gerekiyor.

Kongrenin olduğu salonun ‘dört duvarla kapanmış’ bir salon olması da dahil olmak üzere HDP’nin daha en başında verdiği bu görüntüden çok uzakta bir parti olacağı hepimizin umudu. Dört ekran yasaklısı vekilin bugüne dek kendilerini HDK vekili olarak adlandırdıklarını unutmayalım: Tuncel’in, Kürkçü’nün, Tüzel’in ve Önder’in.

Bu bağlamda bu dört ismin bugünden sonra üstüne düşen yük bambaşka bir yazının konusu olmakla birlikte bu isimlerin denetlenmesi ve hesap verir hale getirilmesi konusunda bize çeşitli yeni görevler düşüyor.

Bu görevlerin başında ‘geri çağırma’ ve ‘hesap sorma’ yetkileri geliyor. Her ne kadar aday belirleme süreçleri konusunda halen demokratik anlamda geride olsak da (hiçbir zaman ileri gitme konusunda umudumuz olmadı) HDP’nin HDK’den getirdiği karakter gereği aşağıdan yukarı siyasetin asli mekanizması olmasının önünde bir engel yoktur.

Taksim Dayanışması’nın Gezi’deki eylemsel önderlik rolünün içinde HDK üyelerinin de aldığı pozisyonlar tartışmasız Gezi’yi ‘güzel yerde’ tutmayı başarmıştır. Gezi’den bu yana Türkiye’de gerçekleşen en önemli siyasal hadise olan Ergenekon Kararları’nın da açıklanmasının ardından ortaya çıkan yeni siyasi tabloyu arkamıza yaslanıp değerlendirmek gibi bir lüksümüz olmamakla birlikte Gezi’nin enerjisinin Silivri’ye yansımaması, bu prekarya hareketinin geçmişin siyasetiyle arasına çizdiği o kocaman çizgiyi hepimize gösteriyor.

Şimdi asıl görmemiz gereken o koca çizgiyi çekmekte bir an olsun tereddüt etmeyen sokak hareketinin HDP ile arasına çizgi çekmesini engellemek ve dahi bu algıyı yaratmaya çalışan çeşitli kronik ulusalcı sol yapıların (bkz. TKP) hastalıklı bakışlarına rağmen, HDP’nin yerel ve genel seçimlerde alacağı tutum konusunda aşağıdan yukarı bir belirleyicilik arz etmektir.

Bu nasıl olur? Bugün bir siyasi partinin üyesi olmak, eğer bu parti ‘sembolik bir seviye’ ile sınanmayacaksa mühimdir. HDP’nin altında birçok partinin destekleyiciliğinin bulunduğu ortadadır. Keza yapılan ‘tabela partisi’ tanımlarının da sebebi bu.

Bu ‘tabela partisi’ni nasıl olup da bir sokak hareketine dönüştürebiliriz sorusu zaten uzun süredir HDK tarafından soruluyor ve aşırı mobilize bir hareket olarak HDK nicel olarak güçsüzlüğüne rağmen nitelikli bir muhalefetle karşılanıyor.

Ama bu HDP’nin muhalefetinin de tek başına Gezi’nin yahut prekaritenin yarattığı geniş havuzu kapsayabildiği anlamına ne yazık ki gelmiyor. Bu geniş alanı kapsamanın yolu, günlük hayatını ticket’larla yediği yemeklere bağlı geçiren plaza insanlarından, ayak fotoğraflarını Twtiter’a koyan üniversiteli gençlere çok geniş bir alana selam çakacak bir siyasi hat yaratmaktan geçiyor. Elbette bu ‘selam çakmakla’ kalmayacak bir bakış açısı olmalı.

Çünkü Gezi de gösterdi ki geçmişten bu yana gelen ‘Kürt Mehmet nöbete’ mantığı bir siyasi kolaycılık olarak karşımızda duruyor ve İstanbul siyasetinin sokak yükü için illa ki Kürtler’in desteği gerekiyor ve bu destek beklenildiği gibi olmadığında da ortaya anlaşılmaz bir hal çıkıyor. HDP ‘Kürt Mehmet Nöbete’ döneminin bittiği, yoldaşça mücadele pratiğinin Kürt mücadelesine yük yüklemenin dışında gerçekten yoldaşlık olduğu bir dönemi işaret ediyor. Kürtler zaten devrimci bireyler olarak Gezi’de olduğu üzere spontane biçimde içinde ‘direniş’ geçen ve talepleriyle çakışmayan her mobilizasyona gönüllü olarak katılırken, asıl sorgulanması gereken bundan sonraki süreçteki öz katılımımız olacak. BDP ve HDP’nin arasındaki farklara değil özellikle sokak bakımından benzerliklerin çoğalmasına dikkat ettiğimiz sürece HDP’nin zamanla daha yaygın bir alana ulaşacağı kesin. Ama sivil itaatsizlik hareketlerinin kent mücadelesine içkin biçimde yeniden büyümesi ve dahi yeşertilmesi birincil sorumluluğumuz olarak önümüzde duruyor.

Sırayla nacizane önerilerim şöyle.

– Geniş tartışma alanları olan mail listelerinin ötesinde, tüm üyelerine açık bir haber mecrası olan bir parti olunmalı.

– Partinin Özgür Gündem, Birgün, Evrensel ve benzeri yayınların kendi gündemleri olduğundan günlük gazetesi olmasa da günlük bir ilişkili portalı olmalı.

– Büyük mailing listleleri oluşturularak partinin önde gelen simalarının olan biten hakkında seçmenleri sürekli olarak bilgilendirmeleri sağlanmalı.

– Anket ve forumlar aracılığıyla geri bildirim parti prensibi haline getirilmeli.

– Parti içi kurulacak komisyonlar Gezi ve Occupy hareketlerinin pratikleri gözetilerek tekrar harekete geçirilmeli.

– Merkeziyetçilikten iletişimciliğe geçilmeli, otonomların birlikteliği olarak hareket edilmeli.

– Parti vekillerine eleştiri ve isteklerin doğrudan iletilebileceği elektronik hatlar oluşturulmalı.

– Twitter ve Facebook’un yakın dönem politikaları gözlenerek parti kendine ait bir sosyal ağ çalışması yapmalı.

– Partinin görsel ve işitsel tüm tasarım işleri için profesyonel ekiplerle çalışılmalı, özellikle yerel seçimler öncesinde ‘olumlu mesajlarla’ yapılacak bir seçim kampanyasına girişilmesine dikkat edilmeli.

– Partide kadın görünürlüğü ‘eş başkanlık’ çatısıyla kutsanmanın ötesine geçirilerek aktif bir biçimde uygulanabilir olmalı.

– Başta tribünler olmak üzere sol siyasetin kısmen nüfuz ettiği alanlara dair özel siyasi stratejiler oluşturulmalı.

– Gezi Direnişi’nin temel ateşleyicilerinden olan mizah alanıyla görsel ve slogan anlamında iş birliğine gidilmeli.

– Ayda bir kez tüm vekillerin bir arada katılacağı halka açık değerlendirme toplantıları gerçekleştirilmeli.

– Gezi forumlarının sönümlenmemesi için HDP forumların ayakta kalması için forum yapılmamış veya geçmişte yapıp düşmüş alanlarda forumlları harekete geçirmeli.

– Meclisteki varlık göz önüne alınarak, vicdani ret başta olmak üzere birçok konuda mecliste ve diğer alanlarda itaatsizlik eylemleri düzenlenmeli.

– Cemevlerinin statüsü konusunda Alevi dernekleriyle birlikte sivil itaatsizlik eylemleri arttırılmalı.

– Artan trans cinayetleri karşısında mutlak bir biçimde güvenli gece nöbetleri ve sanatsal performanslar düzenlenmeli.

– AKP döneminde devletçe Kürtler’e ve sosyalistlere karşı işlenen suçlar hızla tekrar dökümente edilerek insanlara sunulmalı.

– Avrupa Birliği ve benzeri konularda reel politika aymazlığına kapılmayan gerçekçi bir duruş sergilenmeli.

– İşçi kardeşlerimizden ibaret kalan söylemin gerçek yoldaşlık pratiğine geçişi sağlanmalı. Sınıf siyasetinden kaçılmamalı.

– Marcuse’un bahsettiği anlamda üniversite örgütlenmeleri hızlandırılmalı, BDP’ye mesafeli özgürlükçü sol irade de liberalizm alanına savrulmadan evvel HDP’nin özgürlükçü sosyalist argümanları etrafında örgütlenmelidir. Bu özellikle de millici sol cephenin atacağı olası adımlara karşı mühim bir hamledir.

Elbette tüm bu ‘öneriler’ varsayımsal olarak HDP’nin bir ‘koalisyondan’ ziyade gerçek bir parti olarak çalışacağı üstüne kurulu ve zaman umuyorum ki koalisyonların yerine kolektif, otonom birliktelikleri getirecek bir parti sunacak bize.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Halkların Demokratik Kongresi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.