akpinar-agca-THY_tepe

Kaçırılan pilotlar teferruat mı?

Sol Defter- Haber - 29 Ağustos 2013 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

İki meslektaşımızın silah zoruyla kaçırılmalarının üzerinden 3 hafta geçti. Devletin, ailelerini, arkadaşlarını ve meslek kuruluşlarını, kurtarma çabalarına zarar verecekleri konusunda sürekli baskılayıp susturması, bu hedef olma halindeki sorumluluğunu gizleme çabasından başka bir şey değildir. Bu nedenle olayın gündemden düşmemesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

Çünkü arkadaşlarımızı istiyoruz.

Çünkü 3 haftada bir arpa boyu yol alınmadı.

Çünkü Suriye’ye yönelik emperyalist saldırı hazırlığı işi daha da zorlaştırıyor ve zaman daralıyor.

Konuyu madde madde özetleyelim:

1- Pilotlarımızı kaçıranların bu işi fidye, para vs için yapmadıklarını ve serbest bırakılma için öne sürdükleri tek koşulun, Suriye muhaliflerince daha önce kaçırılan Şii Hacıların bırakılması olduğu biliniyor. Eylemi bu hacıların ailelerinin Hizbullah desteğiyle yaptığı da artık günışığına çıktı.

2- Başka bir ülkenin değil de bizim pilotlarımızın kaçırılmasının nedeni Şii Hacıları kaçıran Suriyeli muhaliflerin baş destekçisinin Türkiye olmasıydı. Daha sonra tutuklanan, kaçırılan gazetecilerimiz de düşünüldüğünde, bütün bunların hükümetin dış politikada izlediği komşularıyla düşmanlık politikasının faturası olduğu görülüyor.

3- Türk Hükümeti Pilotların serbest bırakılması için hacıları kaçıranlara baskı yaparak bunu sağlayabilir. Ancak, bu yapıldığında Türkiye’nin, bu olaydaki rolü itiraf edilmiş olur. Dış politikamızın yanlışlığını savunanların çoğaldığı bir ortamda bunun sonuçları ise iktidar için hiç de “iyi” olmaz. İşte 3 haftadır çözüme yönelik adım atılmayışının temel nedeni budur.

4- Lübnan Hükümet sözcüsü, Şii Hacılar için Türkiye’ye başvurduklarında hiç de ilgi görmediklerini, ancak pilotların serbest kalması için büyük çaba sarf edeceklerini açıkladı. Bu da eylemcilere samimi olarak baskı yapılmayacağını gösteriyor. Çünkü her devlet gibi, o da, bu olaydan kendi dış politikası için yararlanma çabasındadır ve devletler arasında, insani duygular değil çıkarlar geçerli oluyor! “Yerlerini tespit ettik”, “tam müdahale edecektik ki yer değiştirmişler” vb oyalayıcı açıklamaların yanında, silahlı bir operasyonla pilotlarımızın sağ kurtarılma olasılığının da düşük olduğu bir gerçek. Bu endişeyi en fazla duyanlar da kuşkusuz arkadaşlarımızın aileleridir…

Şimdi esas zor olan soruyu soralım:

Pilotlarımızın en yakınlarının kaygılarında ifade ettikleri, bu coğrafyada sıkça görülen bir operasyonla herşeyin karardığı sonuç doğarsa ne olur?

Şu anda olduğu gibi kuşkusuz ateş sadece düştüğü yeri yakar!

Bu sonuç içerde yaratacağı öfke seliyle birlikte, devletin komşularına karşı izlediği düşmanlık politikasının “haklı” olduğu yanılsamasını da güçlendirir. Sözün özü, bu sonuç bana göre iktidarın işine gelendir. Bu nedenle çözüm olasılığı oldukça uzak görülüyor.

Devletlerin duyguları yok! Ve onları yöneten siyasetçilerin döktükleri gözyaşları inandırıcılıktan çok uzak… İşte bizi korkutan da budur: “Söz konusu olan devletin “başarısıysa” kişiler, pilotlar teferruattır!”

Gezi olaylarında öldürülen gençlerimize değil de, Mursi’nin kızına ağlamasıyla eleştirilen Başbakanımız, içerde de bu fırsatı yakalamanın hafifliğiyle, ailelere ve arkadaşlarına sarılarak bir hayli gözyaşı dökebilir! Hatta eylemcileri destekleyen Hizbullah’ın da karşı olduğu Suriye’ye karşı müdahalenin ne kadar da “gerekli” olduğuna dair siyasi bir sonuç bile çıkarırlar buradan!

Bütün bunların uzak bir ihtimal olmasını yürekten diliyorum.

O nedenle ilk günlerde yazdığımı tekrarlayacağım: Aileleri ve arkadaşlarının konuyu devlete havale edip seyretme lüksü yoktur. Sadece pilotlar derneği TALPA da değil, THY yönetimi de işi devlete havale eden “emret komutanım!” tutumundan vazgeçmeli kendi pilotlarının kurtuluşu için sivil inisiyatifler geliştirmelidir.

Başta aileler olmak üzere meslektaşları ve meslek kuruluşları sessizliklerini bozup uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeli ve eylemciler üzerinde baskı kurmalıdır. Rehinelere bir şey olursa, bunun öncelikle kendi hedefledikleri amaca ters bir sonuç doğuracağını, kendi ailelerinin geleceğini de riske atacağını görmelerini sağlamak gerekiyor. Pilotlarımızı serbest bırakırlarsa, Şii Hacılar için de aynı duyarlılığı sağlama çabasının sözü verilerek yapılacak bir sahip çıkış, arkadaşlarımıza kavuşmamızın tek yoludur.

Atılacak her adımı dikkatle izliyor, arkadaşlarımızı istiyoruz. (airkule.com)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Lübnan / Pilot /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.