Suriye-1

Suriye’ye savaş, Alevilere, Kürtlere, yoksullara karşı savaştır!

İşçilerin Sesi - 30 Ağustos 2013 - Dünya

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Başını ABD, İngiltere ve Fransa’nın çektiği emperyalist blok, geçtiğimiz hafta Suriye’de patlayan kimyasal bombaların sorumluluğunu Esad rejimine yükleyerek, askeri bir operasyona girişebileceğinin sinyallerini veriyor. Operasyonun ne zaman yapılacağı konusunda ise, kimyasal silah kullanımını araştırmak üzere Suriye’de bulunan Birleşmiş Millet (BM) heyetinin ülkeyi terk etmesinden sonraki en yakın tarihten söz ediliyor. Kimyasal silahın kimin tarafından patlatıldığının artık bir önemi yok; çünkü aranan adalet değil, sadece bir bahane.

Büyük devletler her zaman BM veya NATO’yu da beklemiyorlar. Libya’ya askeri müdahale Fransa’nın atak hareketiyle gerçekleşti ve hiçbir uluslararası kuruluşun onayı da bulunmuyordu. Hiçbir uluslararası kuruluş da Fransa’yı bu hareketinden dolayı yargılamadı.

ABD ve diğer emperyalist devletlerin Ortadoğu’ya ilgisinin çok farklı sebepleri olması, askeri müdahale seçeneğinin uygulamaya geçirilmesinde tereddütler yaratıyor. Aynı zamanda Rusya, Çin ve İran bloğunun askeri operasyona karşı durması, ülke içindeki muhalefetin çok parçalı ve aşırı dinci siyasi çetelerden oluşması, muhtemel bir askeri harekâtın sonrasındaki Suriye’nin nasıl bir siyasi zemin doğuracağına dair belirsizlikler taşıyor.

Kimyasal silah kullanmak ya da kimyasal silaha sahip olmak, Irak savaşı ve işgali sırasında da emperyalist Batı ülkelerinin temel teziydi. Saddam diktatörlüğünün antidemokratik yapısı  Kürtlere karşı Halepçe’de kimyasal silah kullanılması gibi somut göstergeler, Irak savaşına “demokrasi ve özgürlük” gibi adlar verilmesine yol açmıştı. 1990 Körfez krizi ve Irak’ın işgalinin üzerinden geçen yıllar içinde Irak’a demokrasi gelmediği gibi, ülke “küçük Saddam”larca yerel siyasal diktatörlükler biçiminde parçalandı. Neredeyse her gün patlayan bombalar, 30, 40, 50 insanın ölümüne yol açıyor.

Suriye rejiminin siyasal niteliği ve Esad ailesinin halk üzerindeki baskıcı rejimini savunacak değiliz. Suriyeli emekçilerin ve başta Kürtler olmak üzere farklı halk ve dini mezheplerin, iktidarca ezilip yok sayıldığını, kapitalist sömürü altında canlarının çıkartıldığını biliyoruz. Örneğin Kürtler, Esad rejimleri boyunca resmi bir kimlik belgesine bile sahip değildi. Rojava’daki ayaklanma ve Kürtlerin kendi özerkliklerini sağlayacak adımlar atması işte bu nedenle gündeme geldi, gerçekleşti.

Esad rejimine bakarak, emperyalist Batı’nın demokrasi ve özgürlük taşıyıcısı ülkeler olduğuna inanacak hiç değiliz. Özgürlük ve demokrasi gibi ezilen ve sömürülenler için gerekli olan siyasal hedeflerin, emperyalist devletlerin savaş uçakları, hava bombardımanları ya da kara birliklerinin uzun, orta ve kısa menzilli toplarıyla, mermileriyle gelmeyeceğini bilecek kadar Ortadoğu tarihinde bir çok örnek var.

Tayyip Erdoğan hükümeti Suriye krizini kendi siyasal ve emperyal hevesleri için bir av sahası haline getirmek istediğini gizlemiyor. Hükümet sözcüleri “gücümüz olsa Suriye’ye gireriz” diyorlar. Hükümet hem de gizlemeden Suriye muhalefetinin eşgüdüm toplantılarının Antep, Ankara ve İstanbul’da düzenlenmesini sağlıyor, El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu adıyla katliamlar gerçekleştiren çetelere askeri, siyasi ve maddi destek veriyor.

Askeri bir harekât halinde Türkiye’nin bin kilometreyi bulan kara sınırının emperyalist işgal için kullanılmasına hükümet itiraz etmeyecek. 20 milyondan fazla Alevinin yaşadığı Türkiye’de, mezhep farklılığına dayanan politikaların içte de yansımaları olacağını düşünmek abartılı olmaz. Aynı şekilde Rojava’daki Kürt halk inisiyatifinin yenilgisi, Türkiye devletinin ve AKP hükümetinin hedefleri arasına çabucak girecek.

İşçiler ve emekçiler, emperyalistlerin Suriye’ye askeri müdahalesine ve Türk hükümetinin bu müdahaleye destek vermesine karşı çıkarak, hem büyük bir gözyaşı ve kanın dökülmesini önlemiş olacaklar  hem de halkla ve işçilere karşı baskı kuran Ortadoğu rejimleri karşısında siyasal güç toplayarak, onların yenilgisi yönünde yeni olanakların yaratılmasına zemin hazırlayacaklar. 28.08.2013

Alevi, Kürt, yoksul kanı dökülmesine izin verme!

Emperyalist saldırganların Suriye savaşına hayır!

Ortadoğu’da barış, demokrasi ve özgürlük işçilerle gelecek!

İşçilerin Sesi Gazetesi (yeni seri) sayı 18, Eylül 2013 tarihli sayısından alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: savaş / Suriye /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.