yassiada

Demokrasi Bahane Rant Şahane

Aysun Koca - 31 Ağustos 2013 - Güncel Politika

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

Her ikisi de ıssız olan ve Hayırsızada olarak bilinen Yassıada ve Sivriada demokrasi bahanesiyle inşaata açılıyor. Yassıada 27 Mayıs darbesinden sonra dönemin başbakanı Adnan Menderes ve Demokrat Partili bakanların yargılandığı ada olduğu için, burada yapılacak inşaat faaliyetleri için ‘demokrasi’ bahanesini kullanıyorlar.

2011 yılında Adalar Belediyesi’nin hazırladığı planlarda Yassıada ve Sivriada inşaata kapalı ve korunması gerekli alan olarak gösterilmişti. Adalar 1970’lerden bu yana doğal, arkeolojik ve tarihi sit alanı, yani bir çivi bile çakılamaz diye bilinen sit alanı bir değil, tam üç tane…

Hukuk yine inşaattan yana

Adalara inşaat yapmanın yolunu yapmak için 2012 yılında bu adalar tarihi sit alanı kapsamından çıkarılıyor. Çok beklenmiyor, 2013 yılında Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a eklenen “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yap-işlet-devret modeli ile Yassıada ve Sivriada’da kültürel ve turizm amaçlı yatırım ve hizmetler, kıyı kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi olmaksızın planlama-imar ve inşaat uygulamaları kapsamında yaptırılabilir.” hükmü ekleniyor. Bir yasa hükmü, yapılacak inşaat alanı için mevki belirliyor, yönlendiriyor ve doğal alanları koruyan temel yasalardan muaf tutuluyor. Yani bu adalar için özel yasa çıkarılıyor. Tıpkı Sulukule yıkımları için Deprem Yasası’ndan önce çıkarılan Kentsel Dönüşüm yasası gibi…

İki ay sonra da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nam-ı diğer İnşaat bakanlığı bu sefer plan işini belediyeye bırakmıyor, kendi istediği inşaat alanlarını yaratmak üzere adaların yeni planını hazırlıyor. İki yıl önceki planda “yapılaşma yapılamaz, korunması gereken alan” olan adalar yeni planda “turizm ve kültürel tesis” yapılabilecek alanlar oluveriyor. Hemen üzerine Bakan Bayraktar “Yassıada ve Sivriada müze ve demokrasi adası olacaktır. Buralara gelenler bir gece kalmak isterlerse bir butik otel yapılabilir.” diyerek asıl niyetlerini açıklıyor.

Gezi Parkı’na Şehir Müzesi, Adalar’a Demokrasi Müzesi

Bakanlığın yaptığı planlara göre yaklaşık 3,7 ha alan yani yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğünde bir alan fuar alanı, kongre merkezi, sergi salonu, marina, kulüp, dernek, kafe, restoran gibi alanlar önerilerek yapılaşmaya açılmış oluyor. İnşaat bakanlığının eko-sistemi korumaktan anladığı, sermayeye hizmet edecek yeni alanlar açmak. İnşaat bakanlığı, Gezi Parkı için de müze yapılacak diye bir şey yumurtlamıştı.

Adalar Forumu (Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Büyükada) öncülüğünde yaklaşık 1000 kişi Yassıada’ya çıkıp eylem yaparak Yassıada ve Sivriada’ya sahip çıktıklarını, bu adaların imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini açıkladı. “Beton lobisi defol” ve “Ada’nın tepesini attırma” sloganları, İnşaat bakanlığına karşı adalıların mücadele edeceğinin göstergesi. Bu planlara, adalara çok fazla insanın gelmesine ve yoğun kullanımına yol açacağı, sermaye için ayrıcalıklı imar koşulları yaratacağı ve adaların sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri tahrip edeceği için itiraz ediyoruz, adalıların dediği gibi “bırak ıssız kalsın”.

İşçilerin Sesi Gazetesi (Yeni Seri) Eylül 2013 sayı 18’den alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: kentsel dönüşüm / Sivriada / Yassıada /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.