Ekim Devrimi

1917 İşçi Devrimi: İşçi Sınıfının Esin Kaynağı!

Yunus Öztürk - 7 Kasım 2013 - Dünya / Teorik Tartışmalar

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

 

1917 Ekim Devrimiyle, İşçi Asker Ve Köylü Sovyetleri, iktidarı alır almaz derhal şu kararları aldılar: “Ekim devriminin sonucu olan işçi, asker ve köylü temsilcileri Sovyetlerine dayanan işçi ve köylü hükümeti, savaşan tüm ülkelere ve onların hükümetlerine, adil ve demokratik bir barışı gerçekleştirmek amacıyla derhal görüşmelere başlanmasını önerir… İnsanlığı savaşın felaketinden ve onun sonuçlarından kurtarmak için… tüm ülkelerin işçileri, sömürü ve köleliğin pençesinde kıvranan ve sömürülen çalışan sınıfların kurtarılması için gösterdiğimiz uğraşta bize yardımcı olacaklardır”.

İkinci kararname ise toprak sorunu üzerineydi: “1. Büyük toprak mülkiyeti, derhal ve tazminatsız olarak geçersiz kılınmıştır. 2. Topraklar üzerinde, Köylü Sovyet’i, tek karar mercidir”.

Bir başka kararname, idam cezalarını kaldırdı, askerlere subaylarını seçme hakkını tanıdı, kadınların ve çocukların çalışma koşulları iyileştirildi, angaryaya son verildi.

Kadınların kazandığı en önemli haklar şunlar oldu: Evlilik durumunda, eşler eşit kabul edildi. İsterlerse kendi soyadlarını kullandılar. Eşlerin rızası halinde mahkemeye gitmeksizin boşanma kabul edildi.

Sovyetler olmadan Ekim Devrimi anlaşılamaz. Sovyetler şu sorulara yanıt verdi: “Tek bir şehrin içinde bile farklı talepler ve mücadele biçimleri arasında uyum nasıl sağlanacaktır? Tarih bu sorunun cevabını vermiş bulunuyor: Sovyetler. Sovyetler mücadele veren bütün grupların temsilcilerini bir araya getirdi. Bu amaç için hiç kimse bu güne kadar farklı bir örgütlenme biçimi önerememiştir; zaten daha iyisinin bulunacağı da şüphelidir.

Rus işçi sınıfının başarısında olmazsa olmaz diğer bir araç, devrimci işçi partisidir. Lenin, işçi sınıfının içinde bulunduğu sömürü ve baskıya son verebilmesi için, bir devrimci partiye ihtiyacı olduğunu söyleyen ilk kişi değildir. Ancak, Lenin ve yoldaşları, başarılı bir şekilde işçileri iktidara taşıyan devrimci partiyi inşa etmişlerdir.

Troçki, Rus Devrim Tarihi kitabının önsözünde “Kitleler devrime dört başı mamur bir toplumsal dönüşüm planıyla değil, artık eski rejime tahammül edemeyeceklerini gösteren ham bir duyguyla girişirler. Yalnızca sınıflarının önder çevreleri siyasal bir programa sahiptir, ama o da olaylar tarafından doğrulanmaya ve kitlelerce onaylanmaya muhtaçtır… Yalnızca kitleler içindeki siyasal süreçler yoluyla (…) partiler ve önderlerin rolünü anlayabiliriz. (…) Yönetici bir örgüt olmazsa, kitlelerin enerjisi pistonlu bir silindir içinde sıkışmayan buhar misali uçup gider. Bununla birlikte, hareket silindir ya da pistondan değil, buhardan gelir” diyerek parti ve kitle ilişkisini bir örnekle açıklamaya çalıştı.

Lenin’in için partinin önemi şudur: “Parti, işçi sınıfının bilinçli öncü tabakasıdır. Ödevi, yığınların ortalama durumunu yansıtmak değil, yığınları arkasından sürüklemektir”.Eğer işçi sınıfının mücadele deneyimlerini ve birikimlerini bir araya getirmek demek olan parti inşa edilemezse, işçi sınıfının izlemesi gereken yolu kim gösterecektir? Parti işçi sınıfının dışında kurulacak bir araç değildir. Parti bizzat işçi sınıfının büyük işletmelerinde kök salmış, büyük fabrikaların en mücadeleci, ileri görüşlü, bilinçli kadın ve erkek üyelerini bağrında toplamış olmalıdır.

Tüm devrim kalkışmalarında şu veya bu düzeyde meclisler, konseyler ve Sovyetler; ya da komün tipi örgütler kitlelerce çok çabuk bir zamanda doğal bir davranış gibi geliştirilmiştir. Ancak Bolşevik Parti, kitlelerin kendi doğallığıyla oluşturulacak veya devrim anında inşa edilebilecek bir örgütsel biçim değildir. Bir parti, tıpkı Bolşeviklerin yaptığı gibi, sebatla işçi sınıfı içinde ve uzun yıllar alan mütevazı bir çalışmanın ürünü olarak inşasına girişilmesi gereken, özel bir çabayı gerektirir. Bu çabanın, özellikle de fabrikalar/işyerleri zemininde gerçekleştirilmesidir.

Ekim Devrimi’nin enternasyonal karakteri

Sosyalizmin bir amacı, sınırları ortadan kaldırmaktır. Çünkü bu sınırlar burjuvazinin çıkarları için yani işçi sınıfının bölünmesi için muhafaza ediliyor. Oysa burjuvazi hiç de ulusal değildir. Öyleyse milliyetçi ön yargıları işçi sınıfı içinden söküp atmak, devrimin bir görevi olmak zorundadır. Nasıl bir fabrikada farklı uluslardan işçiler birlikte çalışabiliyorsa, tüm dünyada da birlikte yaşamak mümkündür.

Ekim Devriminin uluslararası karakteri bununla da sınırlı değildir. Sermayenin boyunduruğunu bir ülkenin sınırları içinde kırmak gerekli olsa da, sömürüyü ortadan kaldırmak için, devrimci işçi sınıfının dünya çapında bir güç olması gereklidir. Hele Rusya gibi geri bir ülkenin olanaklarıyla, büyük devletlerin baskılarına karşı uzun zaman direnmek olanaksızdır. Bu nedenle Rus işçi sınıfı bir Rus devrimi yapmak için harekete geçmedi. Rus işçileri, dünya savaşının mahvettiği tüm dünyanın kurtuluşu için Rusya’da devrimi başlattı.

Lenin ve Troçki, Bolşevik Partisi, Rusya’daki devrimi, Dünya Devriminin bir parçası olarak anlıyorlardı. Nitekim Lenin 1919’da III. Enternasyonal’in, yani işçilerin dünya partisinin 3’üncü kongresinde şöyle demişti: “Uluslararası devrime başladığımız zaman, onun gelişimini yöneltebileceğimizi inandığımızdan değil, bazı koşulların bizi zorlamasından dolayı harekete geçtik. Şöyle düşündük: ya uluslararası devrim yardımımıza gelir ve bu durumda zaferimiz kesinleşmiş olur; ya da yenilgi ihtimali olsa bile mütevazı devrimci görevlerimize devam eder ve böylece devrime hizmet etmiş oluruz. Deneyimimiz diğer devrimlere yardımcı olur. Uluslararası dünya devriminin desteği olmadan proleter devrimin zafere ulaşmasının olanaksız olduğu bizim için açıktı”.

İki farklı değerlendirme

Ekim Devrimi’ni iki açıdan değerlendirmek mümkündür. Birincisi, Ekim Devrimi başarısızdır ve yenilmiştir. İşçiler bir devrim denemesi yapmışlar ama sonunda başarısız olmuşlardır. Bu dönem kapanmıştır. Bu bakış, burjuvazinin, sosyal demokratların ve devrim yorgunlarına aittir.

İkincisi ise, dünya çapında burjuvazinin egemenliğini yıkmayı amaçlayan, uluslararası işçi devriminin bakış açısıdır. Bu bakış, materyalisttir ve Ekim Devrimi ve Rus işçi sınıfı elinden geleni yaptığını, Ekim Devrimi’nin zaman ve mekân olarak tecrit edilen genç işçi sınıfının bir deneyimi olduğunu kabul eder. Bu girişimden geri kalanlar, işçi devriminin gelecekteki gelişimi açısından zorlukları ve kolaylıkları bize gösterdiği için değerlidir.

Nitekim bu nedenledir ki, Ekim Devrimi olmasaydı, diğer yoksul ülkelerle aynı kaderi paylaşmak zorunda kalacak olan eski Sovyetler Birliği; devrimin hemen ertesinde emperyalist kuşatmayı kıramayıp bürokratlaşmaya ve yozlaşmaya uğramasına rağmen, bir Hindistan, Afganistan gibi sefil olmamıştır.

Evet, bugün Ekim Devrimi’nin kazanımlarından geriye pek bir şey kalmamıştır. Fakat bu bizim Ekim Devrimi’nin önemini inkâr etmemize neden olamaz. Ekim Devrimi, başarısızlığına rağmen, ilk on yılda, hiç bir kapitalist ülkenin başaramadığı sanayileşmeyi başardı. Üstelik burjuvazi olmadan. Burjuvazinin kamulaştırılması ve planlı ekonomi sayesinde, işçi sınıfının hayat seviyesinde büyük ilerlemeler kaydedildi.

Elbette ki Bolşeviklerin amacı sadece ekonomik ilerleme değildi. Onlar, insanlığın gelişimi için tüm sınırların, devletlerin ve asalak burjuvazinin ortadan kalktığı bir dünya amaçlıyorlardı. Ekim Devrimi, bu amacın bir durağıydı.

Bugün de dünyamızın kapitalist ekonomi tarafından tahrip edilmesi devam ediyor. Kapitalist sömürü, insanlığı her geçen gün daha da kötü koşullarda yaşamaya zorluyor. Oysa insanlık tarihinin onbinlerce yıllık geçmişinde, varlık ve yokluğun bu kadar büyük oranda varolduğu bir dönem olmamıştır. İnsanlık büyük maddi olanaklar olmasına rağmen, bir avuç sömürücünün keyfi yönetimine kurban ediliyor.

Ekim Devriminin bakış açısı bugünkü kapitalist krize gereken cevabı da içeriyor: Kapitalistlerin ve toprak sahiplerinin ekonomik yönden mülksüzleştirilmesi; işçi sınıfının Sovyetler aracılığıyla iktidarı ve Dünya Devrimi’nin bir parçası olacak olan proletarya diktatörlüğünün Türkiye’de ve tüm dünyada kurulması için mücadele!

İşçilerin Sesi Gazetesi (Yeni Seri) Sayı 20, Kasım 2013’ten alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Ekim Devrimi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.