punto-fabrika-onu

Punto Deri işçileri sendikalı olmakta kararlı

Sol Defter - 7 Kasım 2013 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Cem Avcı

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan Punto Deri fabrikasında sendikal örgütlenme sebebiyle işten çıkarılan 19 işçi yaklaşık üç aydır direnişteler. Deri-İş, işyeri temsilcisi Ramazan Aygün ve Hülya Alptekin’in, sendikal faaliyetlerinden ötürü 2 Ağustos’ta işten atılmaları direnişi başlatan süreç olmuş. İşçilerin Sesi gazetesi adına, mağaza ve fabrika önünde direnişlerine devam etmekte olan işçilerle görüştük.

Zeytinburnu, geleneksel olarak deri işçilerinin barındığı bir yer. Punto ise dünyanın en prestijli-pahalı markalarına üretim yapan bir firma. Punto’da her türden hayvandan, her türden giyecek ve aksesuar üretiliyor. Mağaza önünde direnişte olan işçilere, vitrindeki bir giysiyi soruyoruz. Balık derisi olan giysinin en az 30 bin $ olduğunu öğreniyoruz. Bu da bir şey mi, ünlü bir şahsiyete 52 bin Euro değerinde vizon kürk dikmişlikleri varmış.

İşçiler, işlemesi zor olan balık, yılan, timsah, vizon gibi hayvanlardan yaptıkları giyeceklerin dünyanın en kaliteli işçiliğiyle üretildiğini söylüyorlar. Bu ustalığa ulaşabilmek için çıraklıktan yetişmek gerektiğini, bu türden usta işçilerin sayısının az olduğunu belirtiyorlar. Fabrika önünde direnişte olan usta işçilerden birisi, bu durumu şu şekilde aktarıyor:

“Ben en genç ustayım, yaşım 33. Patron bizim ürettiğimiz mallardan çok para kazanır, bir kuyumculuk iki de bizim sektör çok kârlı bir sektördür. Ben iki saat çalıştığımda, maaşımı hak ederim. Geri kalan saatler patrona çalışırım. Çıraklıktan yetiştiğimiz için çok iyi biliriz, o 50 bine satılan kürkün en iyisi 4 bin 5 bin eder, her şeyini içine katın, maliyeti taş çatlasın 5 bin eder. Geri kalan patrona kârdır.”

Punto işçileri, patrona muazzam bir servet kazandırdıkları halde, çok uzun yıllar boyunca süresi belli olmayan mesailerle, izin haklarından mahrum olarak çalışmışlar. 08:00’de başlayan mesaileri, çoğu zaman 22:00’ye kadar devam ediyormuş. Üstelik patron işçilere servis hizmeti de sağlamıyormuş. Fabrika önünde direnişte olan bir işçi, çalışma şartlarını şu şekilde aktarıyor:

“Ayda bir gün Pazar günleri çalışmazdık. Bir arkadaşımın eşi doğum yaparken bile izin alamadı, ‘sen mi doğuracaksın’ denilerek aşağılandı. Yıl sonuna kadar izin yapmayacağım diye kağıt imzalatırlardı. Yıllık izinlerin parasını da alamazdık. Bu kadar yoğun çalışılan bir fabrika; ama patron bizi ‘iş yok’ gerekçesiyle işten çıkardı. Sendikal faaliyetten ötürü işten çıkarmış gibi görünmesin diye, yalan söyledi.”

Fabrikanın önünde direnişte olan işçilerden bir diğeri, mücadelelerinin diğer işçiler üzerindeki etkisini, şu şekilde aktarıyor:

“Çevredeki tüm fabrikaların gözü üzerimizde. Biz direnişe başlamadan önce bordrolarda ücretlerimiz asgari ücretin altında gösterilirdi. Toplam çalışma saatlerimiz 18 gün olarak gösterilirdi, yani part time çalışıyor gösterilirdik. Hem Punto’da hem de civardaki fabrikalarda artık patronlar bordroda en azından çalışma saatlerini düzgün göstermeye, izin günlerini kullandırmaya başladılar,” diyor, diğer bir işçi “On yıldır bordro görmemiştik, bize bordro vermeye başladılar, o zaman part time çalışan olarak göründüğümüzü anladık,” diye ekliyor. Punto işçileri, “Çevre fabrikalardan bize destek olanlar var, bizim fabrikamızdan da bize destek veren işçiler var,” diyerek mücadele azminden bir şey kaybetmediklerini, direnişe devam edeceklerini söylüyorlar.

İşçilerin Sesi (Yeni Seri) Sayı 20, Kasım 2013’ten alınmıştır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Deri-İş / Punto Deri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.