rojava

Kürt Dinamiğini Rojava Devrimi Temsil Ediyor

Aykut Özer - 12 Kasım 2013 - Türkiye / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Suriye’de rejim güçleri ile muhalifler arasında silahlı çatışmalar başladığında, Kürtlerin adı bile geçmiyordu. Bölgesel ve uluslar arası güçler bu mücadelede Kürtleri hesaba katmıyordu. Çünkü Kürtler, yaşam alanları itibarıyla, ülkenin kuzeyinde, Arap yerleşim bölgeleriyle çevrili olarak, adacıklar biçiminde dağılmış, nüfusları az ve politik olarak öne çıkmamış bir topluluktu. Kürtlerin ulusal bilinçlenme süreci, bu güçlerin gözünden kaçıyordu. Gerek kuzeyde PKK’nin verdiği mücadele gerekse güneyde Kürtlerin bir statüye kavuşması, Suriye Kürtlerinde bir ulusal bilinç sıçraması yaratmıştı. 2004 Qamışlo ayaklanması, aslında bu gerçeği açığa çıkarmıştı.

Bu bilinç düzeyi, Suriye iç savaşı sırasında alınan politik tavırda da kendisini gösterdi. Kürtler, çatışan taraflardan bağımsız olarak kendilerini örgütlediler. Ayrıca bu iç savaşta, “kurda, kuşa yem olmamak için” hızla silahlanarak, silahlı bir örgüt yarattılar. Muhalifler, esas olarak, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) çatısı altında rejimi yıkmak için savaşırken, Kürtler fazla bir çatışma olmaksızın, yaşadıkları bölgelerin denetimini rejim güçlerinden aldılar. Bu süreçte öne çıkan örgüt, PKK ile ideolojik yakınlığı bulunan, PYD idi. Kürtlerin silahlı gücü YPG de, esas olarak, bu partinin denetimindeydi.

Kürtlerin, beklenmedik şekilde, yaşadıkları bölgede siyasi ve askeri denetimi ele geçirmeleri, başta Türkiye olmak üzere, birçok gücü tedirgin etti. Türkiye devleti ve siyasi iktidar Kürtlerin başarısını hazmedemedi. Bir yandan Kürtler üzerinde siyasi baskı ve askeri tehdit uygularken diğer yandan Kürtlerin yaşadığı bölgeyi denetim altına almak isteyen El Kaide uzantısı İslamcı güçlere her türlü desteği verdi. Bunun üzerine, Kürtlerin yaşadığı bölge (Rojava) de dâhil olmak üzere, Suriye’nin kuzeyinde bir devlet kurmak isteyen El Nusra ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) unsurlarıyla Kürtler arasında çatışmalar şiddetlendi. Bu süreçte Kürtler yeni başarılar elde ederek, Ceylanpınar ile Serekaniye (Resul El Ayn) arasındaki sınır kapısının denetimini ele geçirdiler. Afrin bölgesinde, El Kaidecilerin saldırılarını püskürttüler. Halen sürmekte olan çatışmalarda, PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in oğlu da hayatını kaybetti. Salih Müslim, yaptığı açıklamada, “Oğlum Türkiye’nin kurşunuyla öldürüldü” derken, Kürtlere saldıran radikal İslâmcıların arkasındaki gücü işaret ediyordu.

Rojava’ya Her Taraftan Ambargo

Rojava Kürtlerinin PYD öncülüğündeki siyasi ve askeri başarısının görülmek istenmemesi ve bu partiye dönük olarak, sınırlı politik temaslar dışında, tam bir tecrit uygulanmasının ardında, bu partinin bağımsız politikası yatıyor. Gerek batılı emperyalistler gerekse Irak Kürt Yönetimi dâhil, bölgesel güçler, Kürtlerin rejim muhaliflerine eklemlenmesini, onların askeri haline gelmelerini istiyorlar. PYD ve Rojava Kürtleri ise kendi ulusal çıkarlarını temel aldıklarından ve rejim ile muhaliflerin Kürtlere yaklaşımında bir farklılık görmediklerinden, bu baskıya karşı direniyorlar. Muhalifler, Kürtlere dönük politikalarının belirlenmesini, Baas rejiminin yıkılması sonrasına ertelerken, bugünkü yaklaşımlarıyla da Kürtlere güven vermiyorlar. PYD ve Kürtler bağımsız bir politika izleyip üçüncü tarafı oluşturarak, Irak Kürdistanı’na benzer bir otonomi talep ettikleri için, bu güçlerce rejim işbirlikçisi ilan ediliyor.

Rojava Kürtleri ve PYD, Kasım ayında Cenevre’de yapılması planlanan Suriye Barış Konferansına, Kürt Yüksek Konseyi çatısı altında, bağımsız bir heyet ile katılmak isterken, Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin uzantısı ve emperyalistlerin işbirlikçisi olan Kürt partiler, Suriye Ulusal Konseyinin eteklerine yapışarak Cenevre’ye gitmeye çalışıyor. Bu da, gerek uluslar arası gerekse bölgesel güçlerin Rojava Kürtlerini bölerek, orada işbirlikçi bir siyasi blok yaratma çabalarını sürdürdüklerini gösteriyor. İşbirlikçi güçlerin Rojava’da kayda değer bir siyasi etkileri olmasa da, bunlar dış güçlerin desteğiyle ülkede güç kazanmaya çalışıyor.

Rojava Kürtleri Kuşatılmışlığı Parçalıyor 

Türkiye, sınır kapılarında, insani yardımlara bile sınırlı ve zoraki geçiş hakkı tanımasının yanı sıra, şimdi de sınıra duvar örüyor. Geçtiğimiz yüzyılın başında, emperyalistlerin, Kürtleri, dört ayrı ulusal devletin siyasi sınırlarına hapsederek bölmesi yetmezmiş gibi, bu yüzyılın başında da Kürtlerin arasına fiziki engeller dikiliyor. Yeni bir “Berlin Duvarı” inşa ediliyor.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ise,  hem işbirlikçi politikalara rağbet etmemelerinden hem de PYD vasıtasıyla, PKK’nin Rojava’daki siyasi etkinliğinin artmasından rahatsızlık duyarak, Rojava ile arasındaki Samelka sınır kapısını kapatıyor. Bu kapıdan insani yardımlara bile ambargo uygulamakla kalmıyor, PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in sınır kapısından geçerek, Güney Kürdistan’a girmesine izin vermiyor.

Buna karşılık, bugüne kadar tüm kazanımlarını “tırnaklarıyla kazıyarak”, kendi öz güçleriyle elde eden Rojava Kürtleri, zaferlerine bir yenisini ekleyerek, bu kuşatılmışlığı parçalamak üzere dev bir adım atıyor. El Kaideci unsurları yenilgiye uğratarak, Irak’ın Musul Bölgesi ile aralarındaki Til Koçer sınır kapısının denetimini ele geçiriyor. Böylece Irak ile coğrafi, Irak’ın Şii yönetimi ile siyasi bağ kurarak, hem siyasi hem de fiziksel tecrit edilmişliğine son veriyor. Siyasi ve askeri açıdan önünü açıyor, geleceğe daha umutla bakar hale geliyor.

Güney Kürdistan Yönetimi, ekonomik gelişmesini ve siyasi statüsünü koruyup ilerletmeyi batılı emperyalistler ile Türkiye’nin dümen suyunda yürüteceği politikalara bağlamışken, kuzeyde Kürt hareketinin temel siyasi hedefi, hükümeti siyasi müzakerelere oturtup, Kürt sorununun çözümünün önünü açmak olurken, Kürdistan’ın en küçük parçası olan Rojava’da Kürtler bir devrim gerçekleştiriyor.

İşçilerin Sesi Gazetesi (Yeni Seri) Sayı 20, Kasım 2013’ten alınmıştır.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Rojava Devrimi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.