Dershane mi Özel okul mu?

Ömer Yıldız - 16 Kasım 2013 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Sermayenin el değiştirmesi sancılı olur. Hele bizim gibi çok kısa zamanlarda bu değişiklikler gerçekleşirse daha bir sancılı ve dirençli gerçekleşir. Günümüzün en önemli sermaye değişimi dershaneler meselesinde gerçekleşiyor. Hükümet dershaneleri kapatacağını açıkladığından beri konu müzakereden münakaşa boyutuna geldi. Münakaşa emek sermaye cephesinde olması bizi doğrudan ilgilendirmese de sonuçları itibariyle bizi etkileyecektir.

 

Duruma bakıldığında diğer sermaye değişimlerinden farklı olarak aynı sayılabilecek bir kanatta gerçekleşiyor olmasıdır. Daha önceki değişimler etnik gruplar arasında ya da siyasi farklılıklar üzerinden gerçekleşmekteydi. Şimdiki aynı dünyanın farklı düşünen kanatları arasında gerçekleşmekte. Ağırlıklı olarak cemaat çevrelerinin elinde bulunan dershanelerin özel okullara çevrilmesi tartışma yarattı. Bu aynı zamanda bir güç gösterisi haline dönüştü. Zaten uzun süredir “yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan” benzeri siyaset cemaat tartışması zaman zaman gizli zaman zaman açık olarak yapılmaktaydı. Bazı konularda sessiz devam eden tartışma konu para olunca ayyuka çıktı.

 

Konu eğitim olunca bize de söz düştü. Yapılan tartışmanın eğitimle ilgisi olmakla birlikte eğitimin kaliteli hale gelmesi ile hiçbir ilgisi yoktur. Zaten dengesizliğin, eşitsizliğin temel nedenlerinden birisi olan dershanelerin özel okula dönüşmesi bir şeyi değiştirmeyecektir. İnsanların gelecek kaygısı ile çocuklarını gönderdikleri dershaneler nasıl soygun düzeninin bir enstrümanı ise özel okullar da aynı yapının bir benzeridir. Kasıtlı olarak; ödeneksiz, kadrosuz, eğitim için gerekli materyalden yoksun bırakılan devlet okullarının “kötü” gösterilip insanların paralarını almaktan başka bir çaba değildir. Üstelik özel okulların bağlantılı olduğu cemaatlerin pek çok sınavda iddia edildiği soruları önceden bilebilme! becerileri insanların umut için para harcama oranını artırmaktadır.

 

Ülkemizde özelleştirmede en başarısız olunan eğitim alanında yeniden bir çabadan ibaret bu hareket tamamen sermaye çıkarlarına yönelik bir harekettir.

 

Bizim açımızdan bu kavganın tarafı olmak gibi bir durum söz konusu değildir. Daha önceden olabildiği gibi sırf siyasi karşıtlık üzerinden iki olumsuz durumdan birini tercih eder görünmek bize göre değildir. Emekçiler için dershane de özel okul da umut tacirlerinin para kapmak için oyunudur. Yapılması gereken devlet okullarının güçlendirilmesi. Ekonomik olarak yeterli hale getirilmesidir. Eğer bu tartışmada taraf olunacaksa ne dershane ne özel okul tarafında olmadan emekçi seçeneğini oluşturmalıyız. Devlet okullarında eksik ya da ücretli öğretmenler ile tamamlanan açıkların giderilmesi bu sayede sağlanabilir. Dershanelerde çalışan ve atanamamış öğretmenlerin tamamı devlet okullarına atanmalı, okullara ödenek verilmeli ve en önemlisi bilimsel eğitimin önü açılmalıdır.

 

Talebimiz tüm öğretmenlerin atanması, bilimsel eğitim, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin mutlu olduğu okullar oluşturulmasıdır. Bunun yolu öğrencileri müşteri gören, öğretmenleri köle anlayışı ile çalıştıran dershane ya da özel okul değil iş güvenceli, eşit eğitim olanağının sağlandığı kamu okullarıdır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Cemaat / Dershaneler / eğitim /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.