barzani01

Barzani’nin etkisi, BDP’yi zayıflatamaz

Aykut Özer - 14 Aralık 2013 - Dünya

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

barzani tayyip şiwan

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin, Diyarbakır’da Başbakan Erdoğan ile dayanışma görüntüsü vermesi, bir dizi siyasi senaryo üretilmesine yol açtı. Siyasi iktidar yandaşı yorumcular, AKP’nin, Barzani’nin desteğiyle, BDP’yi devre dışı bırakarak, Kürtler arasındaki desteğini arttıracağını umuyorlar. Bu gelişmenin sonucu olarak, BDP’nin zayıflayıp bölüneceğini, buna karşılık AKP’ye yakın, Barzani’nin siyasi çizgisinde bir Kürt oluşumunun güçleneceğini hayal ediyorlar.

BDP’nin, Barzani’nin ziyareti karşısında yekpare bir tutum alamaması da, bu tür beklenti ve yorumları teşvik etti. Barzani’nin Kürt Ulusal Kongresini bloke etmesine zaten tepkili olan; bu defa da AKP’nin yanında görüntü vererek, BDP’yi karşısına almasından rahatsızlık duyan bir kısım BDP yöneticisi, Başbakan ve Barzani’nin Diyarbakır’a geldiği saatlerde, il binası önünde kitlesel bir basın açıklaması yaparak, bu ikiliyi kınadı. Buna karşılık, Diyarbakır Belediye Başkanı ve bazı milletvekilleri, Başbakanı havaalanında karşılayıp Belediye’de misafir ettikleri gibi, ertesi gün de Mesut Barzani ile bir araya geldiler. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, daha sonra yaptığı açıklamada, kendilerinin “durumu kurtarmaya çalıştığını” vurgulayarak, BDP’nin bastırması üzerine, Barzani’nin ikinci gün Kürt milletvekilleriyle bir araya gelmeyi kabul ettiğini bildirdi.

Aslında bu yaşananlar, Mesut Barzani’nin ikili karakterini ortaya koymuştur. İlk gün, ekonomik zenginliklere sahip bir “devletçiğin” başkanı olarak ve bu “devletçiğin” ekonomik ve siyasi çıkarları gereği, bölgedeki en güçlü müttefikiyle bir araya gelerek, güven tazelerken, ikinci gün Kürt yanını öne çıkarmış ve geldiği ülkenin Kürt siyasetçileriyle görüşmüştür. Bunu yaparken de, BDP’lilerin yanı sıra, diğer parti ve siyasi eğilimlerden Kürt siyasetçilerle aynı fotoğraf karesinde görüntü vererek, “tarafsızlığını” vurgulamaya özen göstermiştir.

Dört Parçada da İç Dinamikler Belirleyicidir

Kürdistan gerçekliğinin özü, bu ülkenin dört parçaya bölünmüş ve dört devletin sınırları içine hapsedilmiş olmasıdır. Her ne kadar bu parçalar arasında ilişki ve etkileşim daima bir biçimde sürmüş olsa da, siyasi bölünmüşlük, Kürtlerin ekonomik ve siyasi gelişimlerinin her parçada farklı olmasını beraberinde getirmiştir. Örneğin Kürdistan’ın en eski ve köklü partisi olan KDP, diğer parçalarda kendi siyasi uzantılarını yaratmış olsa da, esas olarak Güney’de gelişip, güçlenmiştir. Buna karşılık PKK-KCK çizgisi, zaman zaman diğer siyasi eğilimlerle de çatışarak, Kuzey’deki Kürtler arasında tartışılmaz bir güç haline gelmiştir. Kürt mücadelesine bağlı farklı siyasi ve ideolojik eğilimlerden kişi ve siyasetçileri kendi bünyesinde toplamayı başarmıştır. BDP ise, yasal bir parti olarak, bu damardan beslenmektedir. Bu yüzden, birbirlerinden farklı ideolojik ve siyasi eğilimler taşıyan, Ahmet Türk, Altan Tan ya da Emine Ayna gibi isimleri aynı çatı altında birleştirebilmektedir. Kürt sorunu asgari düzeyde çözülüp, Kürtler içindeki sınıfsal çelişkiler öne çıkmadan, bu durumun değişmesi beklenmemelidir.

Buna karşılık, ismi bile KDP’yi çağrıştıran, KADEP gibi, bu partinin siyasi uzantısı olan gurupların Kürt siyasetinde ciddi bir ağırlığı yoktur. Eğer Barzani’nin Kuzey’deki Kürtler üzerinde ciddi bir siyasi etkisi olsaydı, KADEP’in büyük bir parti haline gelmesi gerekirdi. Bu tür örnekleri bütün parçalar için çeşitlendirip, çoğaltmak mümkündür.  Kısacası, Kürdistan’ın bölünmüşlüğüne bağlı olarak, tüm parçalardaki siyasi gelişmelerde, o parçanın iç dinamiği belirleyici olmaktadır.

 Barzani Güney Kürdistan’ın Başkanıdır

Barzani, Diyarbakır ziyaretinin ikinci günü, Belediye Başkanı Osman Baydemir’in konuğu olmuştur. Aslında, siyasi olarak, Barzani’ye yakın bir politikacı olan Baydemir, Barzani’yi karşılarken yaptığı konuşmada, “Güney Kürdistan’ın Başkanı, Kuzey Kürdistan’a hoş geldiniz” ifadesini kullanmıştır. Bunun anlamı şudur: “Sen bütün Kürdistan’ın değil sadece Güney Kürdistan’ın başkanısın, sınırlarını bil!”  Baydemir’in bu yaklaşımından bile, Barzani’nin Kuzey Kürtleri üzerinde ciddi bir siyasi etkisi olamayacağını, dolayısıyla siyasi iktidar yandaşı yazar ve akademisyenlerin umduğu gibi, Türkiye siyasetini AKP lehine etkileyemeyeceğini görmek mümkündür. Deneyimli bir siyasetçi olan Mesut Barzani de bu gerçeğin farkındadır; o nedenle BDP’ ye karşı, AKP’nin yanında açık bir siyasi tavır alması beklenmemelidir.

İşçilerin Sesi Gazetesi (Yeni seri) Sayı 21’den alınmıştır. Aralık 2013

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: BDP / Mesut Barzani /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.